E-bülten
Haberlere abone olun:
Bu yazıyı beğendiniz mi?
(toplam 12 oy)
26 Temmuz, 2009 16:02:09 | Aktüel Bakış
Hürriyet gazetesinin Kürt sorunundaki yaklaşımını deÄŸerlendiren Öcalan, “Evet ben de eski ben deÄŸilim. Hürriyet gazetesi de eski Hürriyet deÄŸildir. GeçmiÅŸ geçmiÅŸte kaldı. Devlet de eski devlet olamayacak” dedi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla görüÅŸtü. Edinilen bilgilere göre görüÅŸmede güncel siyasi geliÅŸmeleri deÄŸerlendiren Öcalan, “Åžuandaki mevcut durum 1. Dünya savaşından da, 2. Dünya savaşından da çok daha kötüdür. 3. Dünya savaşı denilen karma karışık ÅŸeylerin sonuçlarını yaşıyoruz.” dedi. Öcalan, “Muhafazakarların demokratları, liberallerin demokratları yok denecek kadar az ve çok zayıftırlar. Asıl süreci çözebilecek, güçlendirecek olanlar radikal demokratlardır. Bunlar anayasadan bahsediyorlar, demokrasiyi biliyorlar mı? Yeni anayasa yapmanın yolu demokratik zihniyetten geçer. KonuÅŸuyorlar anayasa, anayasa diyorlar ama demokratik zihniyetleri yok. Çatı için ne gerekiyorsa yapılmalıdır” diye konuÅŸtu.
‘KİMİ MUHATTAP ALIRSANIZ ALIN AMA CİDDİ OLUN’
Basında yoÄŸun bir ÅŸekilde yer alan tartışmaları deÄŸerlendiren Öcalan, ÅŸöyle devam etti: “Basında muhataplık konusu iÅŸleniyor. Muhatap olmaya bayılmıyorum. Öyle bir derdim de yok. Basında çok da iÅŸlenen 15 AÄŸustos’ta açıklanacak denilen yol haritasını yetiÅŸtirmeye çalışacağım. İki, üç hafta bu böyle geçer. Radyodan dinledim. Bugün, Sabah gazetesi yazmış. Bunu nerden çıkarıyorlar? Ben daha yeni yazmaya baÅŸladım. DoÄŸrusu hiç alakası yok. Bu konuda ben daha bir ÅŸey söylemeden nasıl yazıyorlar? Ama benim söyleyeceklerim var. Siyasi olarak çözüm geliÅŸmediÄŸi zaman askeri kesim inisiyatif alır. Çözüm geliÅŸmediÄŸi taktirde askeri kanat çok güçlenecek. Sonuçları hepimizin tahmin ettiÄŸinden daha vahim olabilir. Ben bu nedenle çözüm olmalı diyorum. Çözün nasıl çözerseniz çözün. Kimi muhatap alırsanız alın. Ama ciddi olalım.”
11YILDIR ÇATIÅžMASIZLIÄžI SAÄžLIYORUM
“Çatışmasızlık ortamı devam etmeli deniliyor. Ben zaten 11 yıldır bunu burada yapmaya çalışıyorum. Hatta Özal’dan beri yapıyorum. Ve tek başıma yapıyorum. ÇaÄŸrılar üzerine ben bunları yapıyorum. Özal Talabani üzerinden çaÄŸrı yapmıştı. Ben önce Talabani’ye ‘Sen ne diyorsun’ demiÅŸtim ve ÅŸaşırmıştım. Daha sonra Sayın Erbakan baÅŸbakanken Suriye devlet baÅŸkanı üzerinden çaÄŸrısı oldu. Askeriye, Brüksel üzerinden çaÄŸrı yapmıştı. En son da buradan da rica ettiler. Sayın ErdoÄŸan ve Gül’ün dolaylı da olsa, basın yoluyla da olsa çaÄŸrıları oldu, ricaları oldu. Ben de bunlara cevap verdim. Osmanlı zamanında padiÅŸahlar perde arkalarından dinlerlerdi. EÄŸer çözüm olacaksa biz bunu da kabul ederiz. Siz de ne dediÄŸimizi dinleyin. Siz bunları söylediniz, bu söylediklerinize sahip çıkın. Demokratik siyasetin gereÄŸi olarak cesur olmak gerekiyor. Çözümü istemeyenler ErdoÄŸan ve Gül’ün gitmesini isteyenlerdir.”
ÖZKÖK KODLARI ÇÖZDÜÄžÜMÜ GÖRMÜÅž
“EÄŸer bu sorun çözülmezse farklı gruplar da çıkabilir, bu gruplar inisiyatif geliÅŸtirebilirler. Ben burada her ÅŸeyi önleyecek durumda da deÄŸilim. SavaÅŸ geliÅŸirse benim de söyleyecek pek fazla bir ÅŸeyim olmaz. Çünkü diyecekler ki ‘yaÅŸam bizim yaÅŸamımızdır.’ DaÄŸlarda olan onlardır. Ben bu konuda bir ÅŸey diyemem. Bu onların kararıdır. Beni de dinlemezler. Bunu kaba bir tehdit olarak da söylemiyorum. Sorunun ÅŸiddetle çözülemeyeceÄŸini herkes biliyor. Siyasi etik sahibi iseniz söylediklerinizi yapın cesur olun. Demokrasiden bahsediyorsunuz, anayasadan bahsediyorsunuz. İnanmadığınız ve doÄŸru bulmadığınız bir anayasa ile nasıl yaÅŸarsınız? Biliyorsunuz anayasa kutsal bir yasadır. Siz doÄŸruluÄŸuna inanmadığınız bir yasayı nasıl uygulayacaksınız. Kendi anayasanıza inanmayacaksınız kalkıp siyaset yapacaksınız. Bu etiÄŸe sığar mı? Bu ahlaksızlıktır, bu haramdır, hem dinen haramdır, hem de siyaseten haramdır. Siz buna inanmıyorsanız, bu anayasanın yanlış olduÄŸunu düÅŸünüyorsanız, gece gündüz uyumadan bunun düzeltilmesi için çalışmalısınız. Bunu yapmayanlar haramzadedir. EÄŸer ahlak sahibi iseniz böyle bir ÅŸey olmaz. Bunu gördüÄŸümü, Türkiye’nin kodlarını çözdüÄŸümü ErtuÄŸrul Özkök görmüÅŸ. Makalesinde deÄŸinmiÅŸ. Onun iliÅŸkili olduÄŸu en az 40-50 kiÅŸi var. Onlar benim bunu çözdüÄŸümü biliyorlar. Niye çözdüm? Tecrübelerimden, yaÅŸadıklarımdan çözdüm. Ben tek başıma gereÄŸini yaptım. Hatta bana ‘teslim oldu, ÅŸu oldu bu oldu’ dediler. Benim vicdanım ve aklım çatışmaya, insan ölümlerine el vermiyor. Bana diyorlar ki teslim ol. Kendi kiÅŸiliÄŸinden vazgeç, onursuzlaÅŸ diyorlar. İnsanlığından çık diyorlar. Bunu asla kabul etmem. Ben insan deÄŸil miyim? Buraya insanlar konur. Ben insan deÄŸilsem beni buraya niye getirdiniz, niye koydunuz, niye yaÅŸatıyorsunuz? Bu sorunu kendi içimizde çözemezsek farklı güçler müdahil olmak ister.”
MUHATAP ALMAZSANIZ SAVAŞ İSTERSİNİZ
Öcalan, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü: “Anadil Türkçe olsun deniliyor. Olsun. Benim için federasyon da hatta konfederalizm de çok önemli deÄŸil. Benim temel aldığım kiÅŸinin kendisi ve temel özgürlüÄŸüdür. Bir söz vardır, hayvanlar koklaÅŸa koklaÅŸa, insanlar konuÅŸa konuÅŸa anlaşırlar diye. Ben çözeceÄŸim diyorsun, nasıl çözeceksin. O zaman kiminle nasıl çözeceksin. Sayın ErdoÄŸan’a sesleniyorum. HerÅŸey bizim olsun diyorsunuz. Sizin olsun ama bizim de temel insani deÄŸerlerimize de saygılı olunmalıdır. EÄŸer insanlık deÄŸerlerimiz kabul edilmezse bu sorun çözülmez. Akil adamlar komisyonu kurulabilir. Ben de o komisyona kendi düÅŸündüklerimi, çözümün nasıl olabileceÄŸini anlatmalıyım. Yararlarını, zararlarını anlatmalıyım. Kürtleri muhatap almazsan bunun anlamı ÅŸudur. Ben savaÅŸ istiyorum, ben çatışmak istiyorum demektir. Bunun sorumlusu ben deÄŸilim.”
ÖZGÜRLÜÄžÜMÜZ OLSUN
“EÄŸer samimiyet varsa çözüm hızlı geliÅŸir. İspanya’da Franco örneÄŸine baktığımızda 75’te Franco gitti, 78’de her ÅŸeyi üç yılda hallettiler. Bu iÅŸleri hızlı çözmek gerekir. Siz 25 yıldır ne yaptınız? Hatta daha öncesi de var. Çatışmasızlık devam etmeli deniliyor, eÄŸer yarar getirecekse devam etsin. Demokratik siyasetin gereÄŸi yapılmalı. Ben zaten 10 yıldır bunu yapıyorum. Ama bugüne kadar gelinen noktada bunu bir zaafiyet, zayıflık olarak bilmem ne olarak algıladılar. Bu mesele bir ahlak meselesidir. Bu çatışmasızlık süreçlerinde hep insanlar öldü ve insanlar ölmeye devam ediyor. EÄŸer insanlar ölecekse bunun yararı yoktur demektir. Benim burada temel amacım insanların ölmemesidir. Türkçe, resmi dil Türkçe olsun deniliyor, bunlar çok basit ÅŸeyler. Ben bu tür ÅŸeylerle uÄŸraÅŸmıyorum. Ama bizim de özgürlüÄŸümüz olsun. Bizim de insani özgürlüÄŸümüz ve yaÅŸam alanımız olmalıdır. EÄŸer bu olmazsa, olmaz. Bir çocuk doÄŸunca anasının dili var, ve o dili kullanır, o dilini kullanma ve ona özgür yaÅŸama alanını oluÅŸturulmalıdır.”
ORYANTALİST DEĞİLİM
“Benim devlet anlayışım oryantalist devlet anlayışı deÄŸildir. Batı ulus devlet anlayışı milliyetçi ve faÅŸisttir. Milliyetçi oldukları zaman faÅŸist olmaları kaçınılmazdır. Avrupalıların geliÅŸmemiÅŸ ülkeler için düÅŸündüÄŸü gibi düÅŸünmüyorum. Onlar menfaatçi ve faÅŸisttirler. Onların ulus devlet anlayışlarının sonucunu bugün Afganistan, Pakistan, İran ve Irak’ta çok açıkça görülmektedir. Onlar savaÅŸtan, çatışmalardan, kendi varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ben ise insanların özgürlüÄŸünü esas alan bir anlayışı savunuyorum. Onlardan farklı düÅŸünüyorum.”
TEK ÇÖZÜM DEMOKRATİK SİYASET
“Avrupalılar kendilerini milliyetçilikleriyle koruyorlar. Avrupa’da milliyetçilik nasıl ortaya çıktı? Milliyetçilik Türkiye’ye de Avrupa’dan bulaÅŸtı. Türkiye milliyetçilikle bile kendini koruyamıyor. Bugün Kafkasya’da, Çin’de, Rusya’da, Balkanlarda, OrtadoÄŸu’da, Çin’i görüyorsunuz Türkleri koruyamıyorlar. ErdoÄŸan Davos’ta bir çıkış yaptı. Kahraman ilan ettiler, neyin ne olduÄŸunu, nasıl olduÄŸunu bilmiyor, anlamadı da. Bunun sonuçlarının ne zaman karşısına çıkacağını da hesaplayamıyor. Ama onlar bunu 3-5 yıl sonra hissettirmeden hesabını soracaklar, farkında bile olmayacak. Menderes döneminde 6-7 Eylül olayları yaÅŸandı. Bunların sonucunda Menderes idam edildi, ama o bunu anlamadı. Niye asıldığını, neden asıldığını bile anlayamadı. Davos’un hesabını da ErdoÄŸan’a sorarlar. O da nasıl olduÄŸunu bilemeyecek. Bunun tek çözümü demokratik siyasettir.”
AVRUPA’NIN ULUS DEVLET ETKİSİ VAR
“Bizim fikirlerimizi AKP aldı kullandı, Akademiler açtı. Dört yılda yüzlerce akademi ve merkezler kurdu. Demokratik siyaset teorisi olmadan demokratik siyaset yapamazsınız. Bu kadar akademi kurmalarına raÄŸmen ErdoÄŸan demokratik siyaset politikalarını anlayamıyor, kavrayamıyor. Sadece baÅŸbakan duygu olarak anlıyorum diyor. Öyle duygu muygu ile olacak iÅŸ deÄŸil. Bunun gereÄŸini akıl ve mantıkla yapacaksın. Åžimdi Ahmet DavutoÄŸlu biraz bunu anlamış, anladı. Ahmet DavutoÄŸlu modern demokratik kültürü almış. Bunu da Avrupalılardan almış. Geçenlerde Stratejik Derinlik isimli kitabını okudum. Türk aydınları Avrupa’nın ulus devlet anlayışının etkisindedirler. Öyle de olmak zorundadırlar, baÅŸka ÅŸansları yok zaten, çünkü onlardan etkileniyorlar. Ancak dünyada bugün için öyle TürklüÄŸü koruyacak durumunda deÄŸiller. Bugün Türkiye’deki Türklerin üç-beÅŸ katı kadarı dışarıda ve tehdit altındadır, onlar korumaya muhtaçtırlar.”
TÜRKİYE 1920’LERE EVRİLECEK
“Mustafa Kemal’i bir yönüyle takdir ediyorum. O Fransız 3. Cumhuriyetçilerden biraz etkilenmiÅŸti. Bu fikri Türkiye’de uygulamaya baÅŸladı, kısmen baÅŸarılı oldu. Demokratik siyaseti anladığından dolayı kısmen baÅŸarılı oldu. Ben kendimi öyle kimseyle kıyaslama derdinde deÄŸilim. Ben son 15 bin yıllık süreci çözdüm. Olayların bir sosyolojik sonucu vardır. Bunu savunmalarımda geniÅŸçe belirttim. Aydınların konuya bu yönüyle bakmaları gerektiÄŸini belirtiyorum. Bugün yapmaya çalıştığımız ÅŸey 1920’lerin ruhunu canlandırmaktır. Aydınlara da ÅŸunu söylüyorum. Dikkatli olmaları gerekiyor. Türkiye 1920’lerden daha fazla evrilecek.”
HÜRRİYET ESKİ HÜRRİYET OLAMAZ
ErtuÄŸrul Özkök’ün kendisine yönelik yazılarını deÄŸerlendiren Öcalan, ÅŸunları söyledi: “ErtuÄŸrul Özkök köÅŸe yazısında benim hakkımda daha önceleri törörist, terörbaşı benzeri kavramlar kullandığını, ama bugün bunun doÄŸru olmadığını, kullanılan dilin daha yumuÅŸak olması gerektiÄŸini belirtmiÅŸ. Evet ben de eski ben deÄŸilim. Hürriyet gazetesi de eski Hürriyet deÄŸildir. Bu saatten sonra da eski Hürriyet olamaz. Daha çok deÄŸiÅŸecektir. GeçmiÅŸ geçmiÅŸte kaldı. Devlet de eski devlet olamayacak. Ben de daha öncesinde reel sosyalizmin etkisiyle bir takım ÅŸeylerin olabileceÄŸini düÅŸünüyordum. Bugün görüldüÄŸü gibi Rusya ve Kafkasya’nın durumu ortada. Çin sosyalizm ile ancak ABD’ye hizmet ediyor. Çatışma, ÅŸiddet, ölüm benim mantığım deÄŸildir. Bu nedenle ben bunlardan vazgeçtim. Demokratik siyaseti ve özgürlüÄŸü esas alıyorum. Ben radikal demokratım.”
DEMOKRATİK BELEDİYECİLİĞİ AÇIKLAYACAÄžIM
Öcalan, sözlerini ÅŸöyle tamamladı: “Cezaevindeki arkadaÅŸlara selamlarımı iletiyorum. Kendilerinden iyi mektuplar alıyorum, derinlikli, güzel yazılar var. Yazmaya devam etmelidirler, yoÄŸunlaÅŸmalıdırlar. Belediyeler konusunda da demokratik belediyecilikle ilgili ileride açıklamalarda bulunacağım.”
ANF NEWS AGENCY



