E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Evdal’ın izini sürerken bir anlamda onun felsefesiyle yoÄŸrulmuÅŸ bir dünyada bulduk kendimizi
Haftalarca süren çekimlerden sonra içimde derin bir sessizliÄŸin yalnızlığıyla bir kaç kez baÅŸbaÅŸa kaldım. Ve yavaÅŸ yavaÅŸ gittiÄŸimiz her bölgeden edindiÄŸim Evdal kılamları, sonraları gayrı ihtiyari mırıldandığım kılamlara dönüÅŸtüler
Beni saran, kuÅŸatan bu büyülü yolculuktan sonra biraz olsun yeteneÄŸim olsaydı inanın dengbej olmayı v e Evdal’ın kılamlarını söylemeyi çok isterdim. Büyülü dünyanın bir turnası olmak ve onun yörüngesinde kalmak çok güzeldi. İnsanın ruhunu özüyle buluÅŸturan bu yolculuk bitmesin diyordum.
Efsanenin belgeseli esnasında tarihi anlar yaÅŸadık desem sanırım abartılı olmaz. Bir gün Evdal’ın doÄŸa sevgisini gösteren canlandırmalar yapıyorduk. Yanıbaşımızda duyduÄŸumuz bir ses sanki bize yol gösteriyor, bizi adeta çağırıyordu. ‘Bu bir tesadüf olamaz’ dedik hep bir ağızdan. Evet, Kosa köyünün Balaxçi bölgesinde çalılıklar arasından bir turna sesi geliyordu. Sanki Evdal için geldiÄŸimizi bilircesine ÅŸakıyordu. Turnalar ki Evdal’ın kör olduÄŸu dönemlerde onu yalnız bırakmamış, kırık kanatlarıyla Evdal’a umut olmuÅŸ, ona sadık bir dost olmuÅŸtular. Evdal kılam söylerken onun başında turlamışlar. Evdal’ın sitemine sinelerini açan ve onun sığınağı olan bu turnalar bizi de orda yalnız bırakmamıştı. Gizemli Turna bizi ulvi sesine hayran bırakmış ve gizlenmiÅŸti. Çekimlere ara verip bizi çağıran sese koÅŸmaya baÅŸladık. Tüm çabalara raÄŸmen turnaya ulaÅŸamadık. Sanki dostu Evdal’a kılam söylüyordu. Belki de dengbejlerin ÅŸahına selam göneriyordu kim bilir.
Çekimler bitince büyülü yolculuk bu sefer ruhumda devam etti . Evdal’ı anlamak sadece kılamlarını dinlemek deÄŸilmiÅŸ meÄŸer. Bu kılamları anlamak; kılamları üzerine yaktığı daÄŸları, taÅŸları, Aras nehrini, gezdiÄŸi köyleri ve ilham kaynağı Sipanê Xelatê yi ve Serhad’ın egzotik ve bazen de gönülleri okÅŸayan bahar kokulu kırlarını gezip görmekten geçiyormuÅŸ meÄŸer.
Peki Evdalê Zeynikê felsefesini, ÅŸairliÄŸini ve onun mirasını günümüze taşıyan dengbejlere ne demeli.
Van’da MKM çalışanlarının aracılığıyla tanıştığımız Denbgbêj Gazın’ın kadife sesi ve gırtlağıyla yaptığı müziÄŸi halâ unutmuÅŸ deÄŸilim. Gazın, ekibimizdeki kamera ve ses çalışanlarının bir kelime dahi kürtçe bilmemelerine raÄŸmen kendine hayran bırakacak kadar güzel sesiyle Evdal’ın ve Gûlenin en güzel kılamlarıyla bizi Serhad’ın uzun kış gecelerine götürdü.
Bazîd’de Yazar Nihat Gültekin’in samimi karşılaması ve Bazidli yerel dengbejlerinin İshak PaÅŸa Sarayı ve Ahmedê Xani türbesinin ihtiÅŸamına layık kılamları, bizi Serhad’în zozanlarında karış karış gezdiren ve Dengbêj Reso’nun evinin önünde hüngür hüngür aÄŸlayan Zaharoyê MuÅŸê ve Avdılgani yê Qereyazi yê, IÄŸdır’da Bekirê İdirê’nin Ararat eteklerinde yankılanan kılamları,
ve tabii Mirê Bılurê Apê Egid; nam-ı diÄŸer Egidê Cımo sempatisi ve ÅŸakalarıyla sete neÅŸe kaynağı olması... Bütün bu güzellikleri Evdalê Zeynikê için bize yaÅŸatan dengbêjler kadar Kürdistanlıların da fedakarlıkları unutulur gibi deÄŸildi.
Sıraladığımız dengbêjler ilk defa bu proje için bir araya geldiler. Zaman su gibi akıp geçse de birbirinden deÄŸerli dengbêjleri Evdal için aynı karede görmek heyecan veriyordu. Sabahları kılamlarla güneÅŸ doÄŸuyor, geceler yine kılamlarla gönüllere nakÅŸoluyordu. Kaybolmaya yüz tutmuÅŸ köy odalarının kalabalığı yeniden canlanıyordu. Bir ay boyunca hiç televizyon seyretmeden dengbêjler ve köylülerle beraber yüz yıl öncesine hakim olan bu geleneÄŸi bire-bir yaÅŸamak ayrı bir zevkti.
Her ÅŸey Evdalê Zeynıkê için yapıldı. Bu yüzden yorgunluk, bıkkınlık yoktu. Her dengbêj ‘en iyisini nasıl yapabiliriz’ diye bizimle iÅŸbirliÄŸi içindeydi. Bu da tabii bizi mutlu ediyordu. Dengbêjlerin, üstadları Evdal’a olan saygıları her sahnede gösterdikleri titizlikten okunuyordu.
Emek ve fedakarlık ne olursa olsun filmimize son noktayi elbette seyirici koyacak. Bunu da hummalı montaj süresinden sonra yapmayı umduÄŸumuz galada hep beraber göreceÄŸiz.
gunduz91sbglutece@yahoo.fr
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen merxas, 21 Kasım, 2009 21:50:29sizin yazılarınızda hep apayrı bi samimiyet kokluyorum.bunun adı milletine vefa borcu.bu samimiyetinle seni örnek alıcaz.iyi çalışmalar.galada görüşmek üzere...



