E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Tecride Karşı Mücadele Platformu çok sayıda siyasi parti, sendika, dernek ve sivil toplum kuruluşunun desteğiyle cezaevlerinde bulunan hasta tutuklular ve Güler Zere'nin serbest bırakılması için yürüyüş düzenledi.
Cezaevlerinde tecrit koşullarında tutulmaları nedeniyle sağlık durumları gittikçe kötüleşen Güler Zere ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması amacıyla Taksim Tramvay durağından Galatasaray Meydanı'na kadar yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe DTP, KESK, ESP, İHD, SDP, Amargi, DİSK, Devrimci Alevi Komitesi, Emekli-Sen, PEN, ÖDP, TAYAD, İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk, Şair-Yazar Şennur Sezer, Yazar Adnan Özyalçıner gibi kırka yakın siyasi parti, sendika, dernek, sivil toplum kuruluşu ve kişilerin katılımıyla yaklaşık 2 bin kişi yer aldı.
"Kanser hastası Güler Zere serbest bırakılsın" pankartı açarak yürüyüşe geçen kitle, üzerinde "yargı+tecrit+adli tıp: ölüm", "Hapishaneler paranoya, hasta olan devlettir", "Hapishaneler toplumsal suç ve fiyaskodur" , "Adaletsizlik devletin temelidir" yazan reçete biçimindeki dövizler taşıdı. Üzerinde şuan cezaevlerinde bulunan hasta tutukluların isminin bulunduğu büyük ebatta bir kartonun da taşındığı yürüyüşte, "İşkence yapmak şerefsizliktir", "Tecridi kaldırın, ölümleri durdurun ", "İçerde dışarıda hücreleri parçala" sloganları atıldı. Gerçekleştirilen yürüyüşe İstiklal Caddesi'nde bulunan insanlarda alkışlarla destek verdi.
Yürüyüşün ardından Galatasaray Meydanı'na ulaşıldığında kısa bir konuşma yapan DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, "Nerede olursa olsun özgürlükleri kısıtlamaya kalkışanlara karşı mücadele edilmeli" dedi. Konuşmasında sözün bittiği yere geldiklerini, bu ülkedeki demokrat ve devrimcilerin Necmettin Erbakan kadar değerinin olmadığını dile getiren Ufuk Uras da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e Güler Zere hakkında dosyaları göndermelerine rağmen şimdiye kadar herhangi bir girişimde bulunulmadığını söyledi. Uras, Zere hakkında olumsuz karar veren Adli Tıp Kurumu'na da eleştirini yönelterek Adli Tıp için "Bir Pinoşhet'te (Şilili diktatör) bir de bizde bu kadar çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Yaptığı açıklamada 2000 yılından beri F Tipi Cezaevleri başta olmak üzere tüm cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin tek kişilik veya küçük gruplar halinde hücrelere yerleştirildiğini belirten Taylan Tanay ise uygulanan bu modelin tutuklu ve hükümlülerin bedeni ve ruhi yapıları üzerinde, sağlıklarında onarılmaz yaralar açtığını söyledi. Elbistan Cezaevi'nde yatmaktayken yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle durum günden güne kötüleşen Güler Zere için Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'nın iyileşinceye kadar serbest bırakılması yönünde rapor sunmasına rağmen, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun olumsuz karar verdiğini aktaran Tanay, hekim örgütü tarafından mesleğini yürütmesi yasaklanan Nur Birgen'in başkanlığındaki kurumun insanlar için ölüm kararları vermeye devam ettiğini kaydetti. Hükümete uyarıda da bulunan Tanay, aksi bir tutumun yeni ölümlere yol açacağı ve bunun sorumlusunun da siyasal iktidar olacağını duyurdu.
ANF NEWS AGENCY



