Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 8 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Bir yanım 11 Kasımda asılan Êhsan Fetahiyan’ın dar aÄŸacında salınan nazlı bedeninde, uzaklara bakan bakışlarına takılı kaldı, diÄŸer yanım Bu Kalp Seni Unutur Mu dizisi ile Diyarbakır Zindanında yaÅŸanan vahÅŸetin, milyonda biri de olsa üzerinin aralanmasında, bir baÅŸka yanım son zamanlarda televizyonlara yanıysan kimi Kürd politikacılarının İstiklal Marşı’nı okuma görüntülerine takıldı kaldı, bunlar arasında mekik dokuyup duruyorum.

10 Kasımdan bu yana inanılmaz sarsıntı geçiriyor ruhum. Bir yandan diÄŸer yana savrulup duruyor. Hepsi yüreÄŸimi acıtıyor. Bağırmak, sesimin çıktığı kadar “yeter” demek istiyorum. Bunca iÅŸkenceye bir halk, toplum ve birey olarak insan dayanamaz. Durun ve biraz dinlenin, insanları acıtmaktan vazgeçin!

Fetahiyan’ın 19’daki bedeni dar aÄŸacında aÅŸağılık mollalar tarafından sallandırılırken, uzaklara, özgürlüÄŸe kenetlenen gözleri insanlığa “utanın” diye haykırıyor. Belki aÅŸağılık mollalar onu astılar ama asla o bakışlarını insanım diyen hiç kimseden alamayacaklar.

Kürdlerin egemenleri öylesine büyük kin ve nefret içindeler ki, aÅŸağılık olmanın bile sınırlarını zorlayacak kadar vahÅŸiler. Biri, Mollalar  Fetahiyan’ın fermanını babası aracılığı ile cezaevi yetkililerine ulaÅŸtırıyor, diÄŸeri Dersim’de yapılan vahÅŸeti, sözde Kürd “açılımının” tartışıldığı gün, 10 kasımda TBMM’de gündeme getiriyor. Kürdeler için “çözümün” tek adresi olarak gösteriyor.

Her ÅŸey fırtına öncesi sessizliÄŸe çekilmiÅŸ sanki.

Çok uzak zamanları yakın kılanlar, yakın zamanları ise uzaklara taşımanın telaşında olanlar.

Kürdlerin “balık” hafızasının unutacağı kadar uzak bir zaman dilimiydi. Daha Kürdlük ve Kürdistan adına bir ÅŸey yokken, bir yerlerde, çok kuytu bir mekanda, “asi” ve ya gelecekte o kervana katılacak yüreklerin etrafı dört duvar ve tel örgülerle çevrilmiÅŸti. Askeri potinlerle ve silahlarla kuÅŸatma altına alınmışlardı. İhanet ve yok olmanın pençesindeki o yürekler, iÅŸkencede yapılan çelik bir çarkın diÅŸlileri arasındaydılar. Her gün bir diÅŸli daha vücutlarına batıyordu “Ne mutlu Türküm Diyene” demedikleri için.

Ölüm kurtuluÅŸun bir baÅŸka adıydı ama bulmak çok zordu.

Öldürülenler kurtulmuÅŸlardı, diÄŸerleri yıllarca süren iÅŸkencelere maruz kaldılar “Andımız ve İstiklal Marşını” okumadıkları için.

Sonra çok uzun süre, on yıllarca bir çoÄŸu cezaevinde kaldı, kendilerini “Türk” hissetmedikleri, görmedikleri için.

Tuhaf bir ÅŸeyler oluyor.

Anlaşılması zor bir zaman yaşıyoruz. Kim ne adına hareket ediyor anlamak çok zor. Karanlık bir zaman içindeyiz.

Dudaklar tereddütsüz  ve kaygısız bir ÅŸekilde “Türküm” diyor, gönderlerde dalgalanan bayraÄŸa bakarak, esas duruÅŸta “andımız ve istiklal marşını” okuyor. Oysa “Türküm, andımız ve istiklal marşı”nı okumadıkları için, o ırkçı ÅŸeyleri insanlar ret ettikleri için yıllarca iÅŸkence görmelerine neden olmuÅŸtu. Yıllarca o iÅŸkencelere maruz kalanların gözlerinin içine baka baka “bir uzlaşı arayışı” adına bu ırkçı marÅŸların okunmasının doÄŸru bir politika olduÄŸunu düÅŸünmüyorum.

O “uzak” zamanda eÄŸer insanlar o marÅŸları okusaydı bugünler olmayacaktı, bunca acılar yaÅŸanmayacaktı.

Barış çok güzel bir eylemdir. İnsanlık için kutsal bir anlam taşımaktadır. Gelecek sadece bu sözcüÄŸün gizeminden saklıdır. Hiç bir insan yaÅŸam dururken ölümü isteyemez. YaÅŸam barışın diÄŸer adıdır.

Uzlaşı veya ortak bir nokta aramak baÅŸka bir ÅŸey, barış arayışında olmak çok onurlu bir duruÅŸ ama bu politika adına kimse Kürd halkına “andımız, istiklal marşı ve Türk’üm” gibi ırkçı marÅŸları dayatmamalıdır.

serifkap@googlemail.com

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.