E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Nasıl başlamalı? Hangi uygun cümle ile? En hafif deyimle Kürdler karşı darbe yapıldı.
Kelimelerin aciz kaldığı, olanları ifade etmekten yetersiz kaldığı bir süreç yaşıyoruz. Belki de tek kelime ile Sayın Baydemir özetledi “hass...tir”
Kürdler bugüne kadar hiç böyle bir ifade biçimini kullandılar. O ifade biçiminin dışında kalan her ifade biçimi kullanıldı ama boşa çıkarıldı. Ne yaparsan yap, ne söylersen söyle anlamakta ya zorlandılar ya da istemediler.
Kürdlerin “barış, kardeşlik ve bir arada yaşama” istekleri devlet ve onun başındakiler tarafında bir “yalvarma” olarak algılandı ve ona göre yaklaşıldı. Kürdler savaş istemedikçe devlet ve yöneticileri bunu “son çırpınış” olarak algıladılar.
Hep bildik şeyleri tekrarlamakta ısrar edildi ve yaparlarken de iyice pervasızlaştılar.
Devlet açıkçası şiddeti tırmandırmak istiyor.
“Barış, kardeşlik ve bir arada yaşama” isteğini hakaret olarak algılıyor.
Kürdlerin “barış, kardeşlik” adına uzanan ellerini bir kez daha şiddetle ret ediyorlar.
Daha önceki bir yazımda da değindiğim gibi bütün gelişmeler 92 sonrasını anımsatıyor. Nitekim Selim Sadak’ın gözaltına alınış biçimi bile aynısının tekrarı gibiydi. Kim bilir belki de bir mesajdı.
Mevcut devlet ve sistem Kürdlerle bir arada yaşamak istemediğini defalarca gösterdi. Son dönemde “iyimser” bir hava içinde olan Kürdlere bir kez daha hatırlattı. Kürdlere açıkça şunu diyor “birlikte yaşayacaksan ancak köle olarak yaşayabilirsin” Karar Kürdlerin.
Şimdi Küdlerin önünde çok zorlu bir süreç var.
Olanları iki ayrı noktada ele almakta fayda var. Birincisi devlet ve sistem içindeki çatışmalar, ikincisi Kürdlerin politik duruşu.
Ergenekoncu zihniyet ve AKP arasında çok açık bir iktidar mücadelesi var. AKP polis ve MIT’i kendi denetimine geçirmiş durumda ama askeriye ve yargıda hala istedikleri noktada değiller. Bu iki alanda çok açık bir çatışma söz konusu. Zaman zaman AKP ve zaman zaman da Ergenekoncu zihniyet egemen oluyor. İleriki süreçte daha da netleşecek bazı şeyler.
AKP egemen olursa, modern bir İran’la karşı karşıya olacağız. Ergenekoncu zihniyet egemen olursa da var olan klasik sistem kendini devam ettirecek. Her iki halde de Kürdler açısında bir değişiklik olmayacak. Her iki anlayışta Kürdlere yaklaşımı aynıdır. Her iki anlayışta Kürdler üzerinde güçlerini deniyorlar. Bugün olanları polis aracılığı ile AKP’nin Ergenekoncu zihniyete gözdağı şeklinde algılamak da mümkündür. Buna karşılık yarın askeriye tarafında Kürdlere geniş çaplı bir operasyon yapılırsa şaşmayın. Olan sadece Kürd haklına oluyor. Ateş sadece onları yakıyor.
Kürdler son dönemde inanılmaz politik hatalar yaptılar. Her şey açık, 92 sonrası gelişmelerin tekrarı niteliğinde olmasına rağmen, politik duruşlarını gözden geçirmediler. “Sine-i millet” kararından sonra TBMM’ye geri dönmeleri, bir sıfır gibi net bir yenilgi ile işe başlamak gibidir. Çok zor o mecliste bundan sonra kabul görürler.
Acil olan bu saatten sonra, Diyarbakır merkezli bir yerel meclis oluşturulmasıdır. DTK’si de olabilir ama sivil, demokratik bir halk temsilciler meclisi şeklinde, bütün seçilmişlerin ve demokratik kurum temsilcilerin içinde yer aldığı bir yapılanmaya gidilmelidir. Bu bir çeşit yerel meclis niteliğini taşımalı ve sistemin barbarlıklarına karşı muhalefet etmelidir.
Evet, yapılanlar Kürdlerin politik iradesine karşı bir darbedir. Devamı da gelecektir. Bu artık çok net ortadır. Devlet Kürd halkına zoraki ayrılığı dayatıyor. Bakalım Kürdler “kardeşlik ve birlikte yaşama” noktasında daha ne kadar ısrarcı olacaklar, direnecekler!
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen SERDEST, 29 Aralık, 2009 12:06:34ZORAKİ KARDEŞLİK... Kürt halkının yalamış olduğu politik düzey ve örgütlülük kürt siyasetçileri tarafında bir türlü anlaşılmadı. Hala ulus olmakta kaynaklı doğal hakların zerresini vermek istemeyen egemen ulusun parlementosunda meddet ummaları medine dilencilerini anımsatıyor insanlara. TC nin meclisinde her gün ırkçı bakışların altında üvey evlat muamelesine tabi tutulmak ve aynı çatı altında aynı havayı solumak bile pisikolojik işkencenin alasıdır diye düşünüyorum. Seçilmişleri kürt olduklarından dolayı terörist olarak gören bir merkezde kürtlerin işi ne *Gelsinler şehri sembol amedte kürt parlemeterler meclisini oluşturup tüm belediyeleride kendine bağlayıp kürd ve kürdistani siyaset yapsınlar yerelde yönetimde budur. Mevcut faşist yasalarla mecliste eleri kolları objektif olarak bağlıydı hiç bir yaptırım güçleride yoktu. her gün o faşist ırkçılarla yüz yüze gelmektense yüzlerini şeytan görsün deyip bir an önce terk etmelidirler diyorum...
-
Gönderen gülistan, 28 Aralık, 2009 13:50:34onlar pes edene kadar mücadele itina ile devam edecektir



