Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 11 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031

image


Fransızca hazırlanan gala konuşması bitmiş, alkış sesleriye izleyiciler içinde yerimi almıştım. Nihayet bir yıllık emeğimiz görücüye çıkıyordu. Bir an, heyecandan koltuğumdan kalkıp beton merdivenlere oturdum. Herkes purdikkat filmi izliyordu.  Bu da benim o günkü  ilgi alanım oldu. Konuklar filmi, ben de onları izliyor, onların mimik ve jestlerini takip ediyordum. Bir taraftan ‘ya beğenmezlerse?’ sorusu beynimi kemiriyordu.

Sinemasal olarak her ne kadar ilk çalışmamız olsa da konu çok ağırdı. Konu Evdal’dı ne de olsa.  Serhad dengbêjlerinin şahı Evdal’ın şairliği ve yaşamı hazırladığımız bu filme sığmazdı. Sesi, kendisi, turnassı ve evlatlığı Temo da efsaneleşmişti halkın içinde. Her bölgede farklı bir Evdal efsanesi yaşatılıyordu ve bu yükün altından çıkmak hiç de kolay değildi. Küçük bir yanılgı hüsranla sonuçlanabilirdi. Fakat şunu çok iyi biliyordum ki iyi niyetle hazırlanacak bir çalışma sevgili halkımızca takdir edilmeden geçilmeyecekti.

Yavaş yavaş içimdeki korkunun yerini sevinç; heyecanın yerini bir güven duygusu kapladı. İzleyicilerin mimiklerinden okuyabiliyordum bunu. Kimisi yaşlı nine diye hitap ettikleri Feride Demir’in filmde gösterdiği performans karşısında hayranlığını gizleyemezken, kimisi de minibüs sahnesinde şirinliğiyle herkesi  büyüleyen Hivda’yı merakla izliyordu.
Bir an gözüm Delil  Dilanar’a takıldi. Gözünde gülücükler saçarak bir taraftan da derin bir ah çekiyor, sanki onlarca yıldır görmediği biriyle hasret giderir gibiydi. Hiç de haksız sayılmazdı. Çünkü ekranda sempatik jestleriyle Evdal’ı anlatan mirê bilurê Egidê Cımo vardı. Delil, Apê Egid’le Erivan’daki günlerine geri dönmüş, aralarında dakikalarca gülüşmelere sebep olan şakalarını anımsamıştı belliki. Bu gün Delil, üflemeli çalgılardan meyi bize sevdirmiş ve mey Delil Dilanar’la özdeşleşmişse bunda Apê Egît’in payı çok büyüktür.

Delîl’in hemen yanıbaşında Gazeteci-yazar Günay Aslan, Van’lı hemşehrisi Dengbêj Gazın’ın yanık sesiyle memleketi Van’a, başladığı yere geri dönmüştü. Gazın kadife avazıyla onlarca yıllık ayrılığı kalplere nakşediyordu adeta.  Gazın’ın sesi bir kuş olmuş, Günay Aslan’ın ruhunu Ahtamara’dan Özalp’a, Van gölünün berrak maviliklerinden,  dilekçe yazdığı küçük bürosuna kadar kuytu kuytu gezdiriyordu.  Aslan’ın özlemi gözlerinin berraklığına yansıyordu.

Konuklardan Kürt estitüsü başkanı Kendal Nezan ve Ahmet Kaya’nın kızı Melis’te yanyana oturuyorlardı. Nezan, yaşlı nine Feride Demir her çıktığında yanıbaşında oturan Melis’e jestleriyle beğenisini anlatmaya çalışıyordu. Feride teyzeyi çok beğenmiş olacak ki gala çıkışında Kurd1 televizyonu çalışanlarına ‘gidin hemen bu teyzeyi görüntüleyin’ direktifini verdi. 
Sempatik hocamız ve doktora tezini yeni vermiş Mustafa Peköz’ün ise meraklı bakışları aklımda kaldı.
Ve üşenmeden bir gün öncesinden Parise gelerek gala hazırlıklarını bizimle yapan Sevgili Hasan Deniz.  Ön sıralarda dikkatli bir gazeteci edasıyla filmi takip ediyor, beğenisini yüzüne pek yansıtmadan eleştirilerini beynine not alarak gala bitiminde değerli eleştirilerini sunuyordu.

Galaya gelen Aydın,sanatçı ve gazeteci çevrelerin olduğu kadar halkın eleştirileri de bir o kadar önemliydi benim için. Kimisi Bedil dilanarın sesinden çok etkilenmiş, kimisi Evdal’ın ölüm sahnesinde ağlamıştı. Temo’nun babasını teselli çabası bazılarının yüreklerine dokunmuş, bazıları da Delil Dilanar’ın müziğiyle coşmuştu. Kısacası her bir resimde ayrı bir beğeni ve emek gizliydi. Genel olarak bir beğeni olsa da ‘şu da olsaydı daha güzel olurdu’ şeklinde haklı eleştirler de vardı. 
Bu izlenimler, beni bir taraftan rahatlatıyor, bir taraftan da emeğimizin boşa gitmediği hissi uyandırıyordu. Bir yönetmeni fazlasıyla mutlu eden bu ulvi ifadelere ancak sevinilirdi. Tabi gala sonrası eleşitirileri de unutmamak lazım.
 

Elbette bir çok eksiğimiz vardı. Seyirci çok doğal olarak gördüğünü beğenme veya beğenmeme özgürlüğüne sahiptir. Ama inanın bu filmin kamera arkası da en az film kadar meşakkatli, trajik ve bir o kadar da güzel anıları içine alan apayrı zorluklarla doluydu. Bu konuda finansman yetersizliğinden tutun da kamerayı ilk defa gören oyuncularla çalışmanın zorlukları, Kürdistan’da kadın oyuncu bulmanın handikapları  sanırım çektiğim sıkıntıları anlatmaya yetiyor.

Çekimler esnasında teknik ve oyuncu kadrosunun on yedi kişiye çıktığı bir dönemde yemek, kostüm, mekan seçimi, oyuncu yönetmenliği ve bu yoğunluk içinde yaptığımız canlandırma sahnelerine konsantre olmak hiç de kolay olmadı. Ama açlığımı unutacak derecede haz aldım. Mutlu oldum. Birbirinden değerli dengbejleri bir araya getirerek Evdal’ın ruhuna bir nebze layık olmaya çalıştık.

Bu filmde benim için önemli olan ve bunu az da olsa başardığımı düşündüğüm kadın dengbêjleri öne çıkarmak başlıca hedeflerimden biriydi. Evdal’ın gizli mirası kadın dengbêjler her dönem vardı. Maalesef geleneksel ve dini faktörler onların o ilahi sesleriyle tanışmamıza engel olmuş, dengbêjlik halkasında hakkettikleri yeri  alamamışlardı. Geleneksel töreleri bu gün bile zorlayarak katabildiğimiz bir kaç dengbêjle bir nebze olsun bu döngüyü kırabildiysek ne mutlu bize.
Paris’te gerçekleştirdiğimiz bu Galada bir araya gelen renkli konukları itibarıyla bir ilk gerçekleşti dersek abartı olmaz sanırım.  Bunu du sizinle paylaşmadam geçemeyeceğim.

 Evdalê Zeynikê filminde kimler yoktu ki: Fransız bir çok dostun yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanlığı sarayından(Élysée) Akdeniz ülkeleri kordinatörü Mr Jean Christophe Menet, Lübnanlı yönetmen Christophe Karabache, Leyla Zana belgeseli yönetmeni Kudret Güneş, Siyasetçi Cuma Tak, Gazeteci yazar Günay Aslan ve Sanatçı Delil Dilanar hazır bulundular

Galada ayrıca Paris Kürt enstitüsü başkanı Kendal Nezan ve Ahmat Kaya’nın kızı Melis,  Yazar Mustafa Peköz, Yazar Hasret Birsel, HEP eski Kurucularından Ahmet Karataş, Şair Nuray Şen, Yazar,Hasan Deniz , Sinemacı Yılmaz Özdil ve filmin oyuncularından Haydar Gündüz’ün de aralarında bulunduğu bir çok üniverste öğrencisiyle Paris ve çevre İllerinde yaşıyan  Kürt ve Türk dostları hazır bulundu.

Bu vesileyle galamızda bizi onure eden sevgili konuklarımıza en derin şükranlarımı sunar Hepinizi Evdalê Zeynikê’nin doğa sevgisi ve barış felsefesiyle kucaklıyorum.

cinepotamya@yahoo.fr

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.