Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 1 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Diyarbakır'da ilk Kürtçe tiyatro oyununa giden Vali, Kandil'den gelen PKK'lılara, oyunda yer aldıkları için çiçek verdi.

Ece Temelkuran Habertürk'deki haberine göre, eski DTP’liler Ahmet Türk, Aysel TuÄŸluk, yeni BDP’liler Sebahat Tuncel, Filiz Koçali, Gültan Kışanak, Diyarbakır Belediye BaÅŸkanı Osman Baydemir ve Vali Hüseyin Avni Mutlu... Leyla Zana da orada. Yerlere siyasi gerilime göre ince ayar verilmiÅŸ. Ama yine de Kürt siyaseti ve devlet, birlikte aynı salonda, Cevat Fehmi BaÅŸkut’un “Buzlar Çözülmeden” eserinden Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un uyarladığı “Çîrokeke Zivistanê” yani “Bir Kış Öyküsü”nü izlemek üzere bu gece yan yanalar. İlk kez! Perde açılıyor ve müzik! Kasaba halkı bir ÅŸarkı söylüyor. Kürtçe!

TUHAF BİR OYUN

Tuhaf bir “oyun” bu. Daha dün deÄŸil miydi “KCK operasyonu”? Ahmet Türk ve Aysel TuÄŸluk’a açılan davalar? Leyla Zana’nın Meclis’te Kürtçe yemin ettiÄŸi gün, yatılan onca yıl hapis? Onca gencin ölümü? Åžimdi daÄŸlarda yürüyen onca genç? Bir çakıl taşı attıkları için devletin hapishanelerinde ilkbaharları çürüyen çocuklar? Hiçbir ÅŸey anlamıyorum “oyundan”. Anlarsınız ya, oyun Kürtçe! Bunca yıl buralara gidip gelip Kürtçe öÄŸrenmemenin cezası bu da, çekiyoruz, mecbur! Oyunu anlamadığım için seyircileri izliyorum. İhtiyar bir kadın var iki koltuk yanımda. OÄŸlu daÄŸda mıdır acaba? Peki o ÅŸöyle düÅŸünüyor mudur mesela: “Bunca çocuk? Bunun için mi?” Bir zaman, açılım ilk baÅŸladığında “ÅŸehit annelerinin” öfkesinin “Biz oÄŸullarımızı bunun için mi ölüme gönderdik?” sorusundan kaynaklandığını, siyasetçilerin onlara “Evet bunun içindi, barış içindi” demesi gerektiÄŸini söylemiÅŸtim. Åžimdi belki birileri de Kürt annelerine söylemeli: “Evet bunun içindi. Bu normal oyunu, böyle normal bir ÅŸekilde izleyebilmek içindi.” Ne tuhaf!

BAÅžKANDAN VALİYE ÇEVİRİ

Evet bunun içindi. Osman Baydemir, valinin kulağına oyunu tercüme ediyor! Ahmet Türk de Filiz Koçali’ye çeviri yapıyor. Hepsinin yüzüne sahne ışıkları yansıyınca bu ülkenin “bölücülükle” suçladığı o siyasetçilerin ifadelerini görmelisiniz. Ömürleri kendi dillerini savunmakla geçmiÅŸ bu insanlar... Ne bileyim? Küçükken hiç oyuncağı olmadığı için çocuÄŸuna aldığı ilk oyuncakla oynayan anne, babalar kadar neÅŸeliler. Sebahat Tuncel’in ÅŸu andaki yüzünü görebilselerdi örneÄŸin İzmirliler, bilmem bu kadar sinirlenebilirler miydi?

TÜRKÇE ‘HAZIROL’

Sahnede, tımarhaneden kaçtığını sonradan anlayacağımız, kasabanın kaymakam zannettiÄŸi aktör, bu insanların pek görmediÄŸi sevecen yöntemlerle yönetiyor halkı. AÅŸk var, kavga var. Seyircilerin gülmesine bakılırsa komik ÅŸeyler de oluyor. Tahmin ediyorum sadece. Tıpkı bu salondaki herkesin bir zamanlar, ilkokula baÅŸladıklarında Türkçe konuÅŸan öÄŸretmenlerinin ne dediÄŸini tahmin ettikleri gibi... Fark ediyorum giderek. Oyundaki Türkçe kelimeler sadece devletle ve askerle ilgili: “Hazırol! Rahat!” Bir Türk, sadece oyundaki Türkçe kelimeleri bile izleyerek anlayabilir devlet ne demek bu toprakta.

İKİNCİ PERDE AÇILIYOR

Derken antrakt! Bu oyun elbette kendinden büyük bir ÅŸey demek. Diyarbakır Belediye BaÅŸkanı Baydemir söylüyor anlamını: “İlk kez bir vali, belediyenin sahneye koyduÄŸu Kürtçe bir oyunu izlemeye geliyor.” Vali, oyunu (Baydemir’in çevirisiyle!) beÄŸenmiÅŸ, onu söylüyor. Bu, Kürtçe yapılan en büyük prodüksiyon Diyarbakır’da. Seyircisinin azameti de ona göre elbette. Dışarıda makam arabaları sıralanmış duruyor. Belediye bahçesinde orta yaÅŸlı bir adam, kocaman, kanlı bir tarihi kastederek soruyor: “Bunun için miydi yani?” Ne tuhaf... Evet bunun içindi. Antrakt bitiyor. Alkışlarla Kürt siyasetinde ikinci perde baÅŸlıyor!

Mahmur’dan sahneye

Oyun sona erdikten sonra sahnede, “ilk Kürtçe müzikal” kadar anlamlı “öteki oyun” baÅŸladı. Dormen, epey heyecanlı olarak ÅŸunları söylüyor: “Hayatımın en güzel, gerçekten en heyecan verici olayıdır.” Diyarbakır Belediye BaÅŸkanı Baydemir ise “70-80 yıllık karların erimeye baÅŸladığını” anlattıktan sonra sahneye Vali Mutlu’yu davet etti. Oyun bittikten sonra baÅŸlayan “oyunun” en çarpıcı tarafı, Mahmur ve Kandil kamplarından gelen Gülbahar Çiçekçi ve AyÅŸe Kara’nın da sahnede Vali Mutlu ile birlikte Dormen’e çiçek vermesiydi. Habur’dan ülkeye giriÅŸ yapanlardan biri olan Gülbahar Çiçekçi ertesi sabah, “kamp hayatından” sonra bu yeni hayatın, yeni “sahnenin” ona ne kadar yabancı geldiÄŸini anlattı, alışamadığını... Zaten, bir taraftan operasyonlar, bir taraftan çiçekli barışma sahneleriyle devam eden bu süreçte kimse olup bitenlere alışamamış gibiydi.

internethaber

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.