Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 1 oy)

ArÅŸiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image
Bu yıl kadının eÅŸitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 100’üncüsü kutlanıyor.



1910 yılında Kopenhag’ta yapılan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Alman devrimci kadın hareketi önderlerinden Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart günü „Dünya Emekçi Kadınlar Günü“ olarak kabul edildi.

O günden bugüne de her geçen yıl artan bir yaygınlıkla kadının özgürlük ve eÅŸitlik arayışının sembolü olarak kutlandı, kutlanıyor.

Her yıl bu vesileyle genelde de kadın örgütleri öncülüÄŸünde çeÅŸitli etkinlikler düzenleniyor. Etkinliklerle kadınlara yönelik ÅŸiddet ve dışlama baÅŸta olmak üzere kapitalist sistemin ve erkek egemen zihniyetin ezdiÄŸi kadın cinsinin özgürlüÄŸü yolunda duyarlılık yaratılmaya, dayanışma saÄŸlanmaya çalışılıyor.

Ne var ki 100 yıllık mücadeleye raÄŸmen kadın sorunu da bütün ağırlığıyla devam ediyor. Zira, binlerce yıllık erkek egemen zihniyeti ayrıcalıklarından vazgeçmek istemiyor. Erkek, kadın özgürlüÄŸüne karşı direnmeye devam ediyor.

Erkek dünyası yerleÅŸik gerici deÄŸer yargıları içinde ve köle statüsünde tuttuÄŸu fiziksel ve ruhsal açıdan ezdiÄŸi kadına cehennem hayatı yaÅŸatıyor.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve Af Örgütü verileri kadına yönelik ÅŸiddetin ve ayrımcılığın „dehÅŸet verici“ oranda arttığına iÅŸaret ediyor. Buna göre 150 ile 200 milyon kadının „demografik olarak“ akıbeti bile bilinmiyor.

Ayrıca her yıl 700 bin ile 4 milyon arasındaki kadın fuhuÅŸa zorlanıyor. „Cinsel kölelik“ düzeninden elde edilen gelirin yılda on iki milyar doları aÅŸtığı iddia ediliyor.

Üç kadından biri ÅŸiddete, biri tecavüze, biri de herhangi bir ÅŸekilde „kötü davranışa“ maruz kalıyor. Her yıl dünyada 5 bini aÅŸkın kadın öldürülüyor. Dinsel nedenlerden ötürü yılda iki milyondan fazla kadınsa sünnet ediliyor.

ÇoÄŸu çocuk yaÅŸta 2 milyonu aÅŸkın kadının bedenine ve ruhuna her yıl sistematik olarak „sünnet“ darbesi indiriliyor. Birçok ülkede kadın çalışma hayatının dışında tutluyor. Çalışma imkanı bulan kadınların yarısından fazlasi ise iÅŸ hayatında „cinsel tacize“ uÄŸruyor.

Bu ve benzeri veriler kadın sorunun dünya insanlığının en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiÄŸini gösteriyor.

Biz Kürtlere gelince;

Elimizde yeterli veri bulunmuyor. Ne de olsa bizde Kürt kadınları üzerine yeterince araÅŸtırma yapılmıyor. Kürt erkek egemen sistemi çok güçlü ve etkili olduÄŸu için kimse konuyla ciddi manada ilgilenmiyor. Bu nedenle Kürt kadınının yaÅŸadığı dram pek de bilinmiyor.

Kaç kadının aile içi ÅŸiddete maruz kaldığı, kaçının ensest iliÅŸkiye zorlandığı, kaçının töre cinayetine kurban gittiÄŸi ve kaçının para karşılığında mal gibi istemediÄŸi birine satıldığı tam olarak bilinmiyor.

Kürt özgürlük mücadelesi bir yerde kadının özgürleÅŸmesi mücadelesi olmasına raÄŸmen Kürt kadını anlatılması zor bir dram yaşıyor. Kadın hareketi ise erkek kuÅŸatmasını kıramadığı için toplum üzerinde etkili olamıyor.

Olamadığı için de kadınlara yaÅŸatılan vahÅŸetin önüne geçemiyor. Bakın her yıl Kürdistan’ın dört parçasından yüzlerce kadın intihar ediyor. Elimizde kesin rakam yok ancak geçen yıl yalnızca Güney Kürdistan’da 300’e yakın kadının intihar ettiÄŸi söyleniyor.

Yine yüzlercesi “töre cinayetinin” kurbanı oluyor. Her yıl intihar eden ya da öldürülen kadın sayısı bini geçiyor! Her kesimden Kürt toplumu da hiçbir ÅŸey olmamış gibi bu utançla yaÅŸamaya devam ediyor!

Bazı bölgelerde ise kadınlar sünnet ediliyor. Ayrıca Kürdistan’ın birçok bölgesinde, hatta kimi Avrupa ülkelerinde Kürt kadını hayatını birleÅŸtireceÄŸi erkeÄŸi özgürce seçemiyor. ‘BaÅŸlık parası’ veya kan ve aÅŸiret bağı gibi ilkel yöntemlerle istemediÄŸi biriyle zorla evlendiriliyor.

Erkeklerin birden çok kadınla evlenmesi geleneÄŸi (!) de devam ediyor. Güney’de “çok eÅŸlilik” parlamento kararıyla ‘yasal güvence’ altına alınmış bulunuyor.

Kürt halkı neredeyse 200 yıldır özgürlüÄŸü için dört parçada mücadele veriyor ancak ne yazık ki Kürt erkeÄŸi de Kürt kadının yaÅŸadığı ulusal ve sınıfsal baskıya bir de cinsel baskı ekliyor.

Kürt erkeÄŸinin özgürlük anlayışı maalesef ‘kadın haklarını’ içermiyor. Erkek ilkel iktidar alanının daralmasını istemiyor. Sıra kadının özgürlüÄŸü ve eÅŸitliÄŸine gelince sistem bu yüzden bütün kapıları kapatıp tepki gösteriyor.

Ne var ki hastalıklı Kürt erkek egemen sistemi yıkılmadan da Kürt kadının ve dolayısıyla da toplumunun özgürleÅŸmesi mümkün görünmüyor. Kürt toplumun gerçek manada özgürleÅŸmesinin yolu sadece ulusal ve sınıfsal baskının sona ermesinden geçmiyor.

Bunun yanında erkeÄŸin neden olduÄŸu cinsiyetçi baskının son bulması, erkeÄŸin kadının iradesini tanıması ve ona saygılı olması da gerekiyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bütün dünyada olduÄŸu gibi ülkemizde de kadınlara yönelik cinsel baskı ve ÅŸiddetin son bulacağı, kadınla erkeÄŸin hayatın her alanında eÅŸit olacağı güzel bir gelecek dileÄŸiyle kutluyor, kadın hareketine baÅŸarılar diliyorum...

***

Haftayı Avusturya’da geçirdim. St. Pölten, Neu Kirchen ve Viyana’da son siyasal geliÅŸmeler üzerine seminerler verdim. Oldukça verimliydi. Kaldı ki benim açımdan anlattıklarımdan çok dinlediklerim daha da önemliydi. Düzenleyen dostlara ve sıcak ilgisini esirgemeyen halkımıza tekrar teÅŸekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

gunayaslan@hotmail.de
  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen naif yaÅŸar, 06 Mart, 2010 20:46:24
    günay hoca selamlar..yazını keyifle okudum...ama buna inanmnaızı isterimki..doğup büyüdüğün topraklarda KADIN eski kadın değil artık.....kostümlerindeki renk ahengi ruhlarına işlenmiş...her direnişte her başkaldırıda her serihıldan da en ön saflarda güneşe gülümseyerek yürüyorlar...artık bahar erken geliyor bu coğrafya ya.gel gelki kardelenler solmadan EREĞİN doruğunda soluklanasın....selamlar saygılar....
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.