E-bülten
Haberlere abone olun:
Bu yazıyı beğendiniz mi?
(toplam 0 oy)
08 Mart, 2010 01:08:50 | Aktüel Bakış

Bu sorunlu ülkede kim 'Gözlerim kapalı, İstanbul'u dinliyorum' rahatlığında olabilir ki? Ben de deÄŸilim. Gözlerim açık olup biteni izliyorum. Hayat karmaşık çeliÅŸkilerle dolu... SeçeneÄŸi az zorlu bir kulvar. Arayışlarla dolu bir kulvar, ya da bir kavga...
Aslında doÄŸru; bir onur kavgası bu... Haysiyet, ÅŸeref, itibar kavgası... Ne hak hukuk meselesi ne kimlik ne de siyasal statü hadisesi bu... Düpedüz ayakta kalma, boyun eÄŸmeme, iradeli ve özgür yaÅŸama mücadelesi. Onun inadı tutkusu, arzusu baÄŸlılığı...
Kürtlerden, Kürtlerin karşı karşıya kaldığı ÅŸiddetten, siyasal soykırımdan tüm bunlara karşı koyuÅŸundan, baÅŸkaldırısından bahsediyorum tabii ki...
Görüntülerde Belçika'daki Kürt siyasal ve kültürel kurumlara, ROJ TV'ye yapılan baskınlar var. Türkiye'dekini aratmayan eÅŸzamanlı baskınlar dolduruyor gündemi. Sayısız göz altıları, tahrip edilen, el konulan teknik malzemeler ve tanıdık ÅŸiddet görüntüleri; kan içinde kalan, kaşı başı yarılan bedenler...
Operasyon kapsamı dışında kalmayı baÅŸarmış çalışanları yaralı ROJ'un karartılmasına direniyor. Olay yerinden görüntüler, söyleÅŸiler, yorumlar geçiyor dışarıdan bir yerden ha bire, durmaksızın...
Ekran kararıyor bazen, sonra açılıyor yeniden, hayata dönme mücadelesi veren bir insanın çırpınışı gibi...
Kapanıp kapanıp aralanan göz kapakları gibi...
Yaşadığını, hayatta olduğunu belli eden zorlu mırıltıları gibi...
* * *
Gerçekten de bir onur, haysiyet, özgürlük kavgası bu. DoÄŸrulardan, güzellik, özgürlük arayışından vazgeçmemek, eÄŸilmemek yani... BaÅŸka ÅŸey deÄŸil. Demokrasinin, uygarlığın beÅŸiÄŸi (!) Avrupa'da (Bekçika'da) olup bitiyor tüm bunlar... EÅŸzamanlı bir soykırım yürütülüyor; küresel ölçekte. Türkiye'de, Güney'de, Avrupa'da, Amerika'da; doÄŸuda batıda, kuzeyde ve güneyde, her yerde...
Kürtler her yerde aynı kaderi paylaşıyor. Kodları aynı olan güçlerin cehennemi dünyasında aynı sorunları... Her yerde kelepçeler, iÅŸkenceler giriyor hayatına, her yerde siyasal soykırım, baskı ve operasyon. Dışlanmışlık, itilmiÅŸlik, deÄŸer vermezlik...
Ama yine de yayın yapıyor ROJ, görüntülerde kanlar içinde olduÄŸu halde yıkılmayan, dimdik ayakta duran bir çalışan, bir basın emekçisi. Yanındakiler kanlı yüzünü siliyor. Sonra bir baÅŸka görüntü... Başı yarılmış genç bir kadın; belli ki acılar içinde. 'sen eve git' diyor biri. Ama ayrılmıyor, o da terk etmiyor ötekiler gibi arkadaÅŸlarını...
* * *
Bir ara Cahit Mervan geliyor görüntüye. Diyor ki: 'Marjinal zaferler stratejik yenilgilerden kurtaramaz egemenleri. ROJ TV'nin kapatılması, Kürt siyasetçilerinin tutuklanması vb. marjinal zafer olabilir. Ancak bu durum kendilerini stratejik yenilgiden kurtaramaz.' Aklımda tuttuÄŸum kadarıyla böyle bir ÅŸey; buna benzer...
DoÄŸru bir saptama tabii ki... Ancak 'marjinal zafer' gibi görünenler bile aslında kendi içinde yenilgileriyle dolu. Kendi içinde çözülmeleriyle...
Neden mi?
Orada her ÅŸeye raÄŸmen yayınını sürdürmeye çalışan ROJ TV çalışanları çok daha güçlüdür küresel kırımcılardan, çok daha bilenmiÅŸ, çok daha kararlaÅŸmıştır çünkü... Başı gözü yarıldığı halde dimdik ayakta duran, arkadaÅŸlarını terk etmeyen, dayanışmayı sürdüren, ruhuyla bedeniyle kenetlenen kadın çok daha kararlı...
Ve çok ÅŸey katmıştır kavgaya...
* * *
Bir onur kavgasıdır bu; bir yeni insan, yeni toplum arayışı. Başka şey değil.
Varsın arkadan kelepçelesinler ellerimizi, kapılarımıza, kurumlarımıza kilit vursunlar, ekranlar karartsınlar ne çıkar... Varsın eÅŸzamanlı olsunlar, dört bir koldan yönelsinler; gözaltına alsınlar, tutuklasınlar, yasaklasınlar; siyasal soykırım için anlaÅŸmalar, sözleÅŸmeler yapsınlar.
Dedik ya, ne çıkar.
Çok daha güçlüdür çünkü bu kavgada kanlar içinde ayakta duranın iradesi...
Ve bir gün önceki gazetelerden bir haber: AKP milletvekili İhsan Arslan 'birkaç belediye baÅŸkanının tutuklanmasını çok abartıyorlar' demiÅŸ. Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker ise, BDP'lilere atfen 'kelepçeye ÅŸükredin' demiÅŸ...
Yani 'beterinde beteri var'. Daha beteri olabilirdi. 'Mesela sizin de kaşınız başınız yarılabilirdi. Yerlerde sürüklenebilirdiniz. Ya da oracıkta başınıza bir kurÅŸun sıkılabilirdi. ArkadaÅŸlarınız gibi faili meçhule gidebilirdiniz. İyisi mi ÅŸükredip susun!' demek istemiÅŸ...
Åžükredip susmayacağız iÅŸte...
Bir insanlık kavgası bu; insanın onur kavgası... Direnmek, ayakta kalmak, özgürleÅŸmek isteyen her birey ve toplumun kendinden bir parça gördüÄŸü, kendinden bir ÅŸeyler hissettiÄŸi, bu hissediÅŸin beklentilere dönüÅŸtüÄŸü bir kavga...
En büyük kazanım, zafer budur iÅŸte. Yani herkesin kendinden bir ÅŸeyler gördüÄŸü ve kattığı, umudunu, arayışını diri tuttuÄŸu bir bileÅŸke olmak, bunu baÅŸarmak...
Biz buyuz iÅŸte...
Kürtler budur...
Ya sonrası...
Sonrası zor da olsa gelecek...
DELİL KARAKOÇAN
delil-karakocan@hotmail.com



