E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Masal şehrinde olmadığını anladığında
Artık biliyordu.
Bu ülkede serüvencilerin düÅŸ yolculuklarında dahi pusuda vurulduÄŸunu.
Etinde, kanında hissederek.
Yırtılan ruhunun üryan bıraktığı bedeninden utanarak üstelik.
Biliyordu.
ARTIK BİLİYORDU
(Sessiz Dans’tan…100.Yılında Kadın Özgürlük Mücadelesi Vesilesiyle.)
(…)
Masal şehrinde olmadığını anladığında
Artık biliyordu.
Bu ülkede serüvencilerin düÅŸ yolculuklarında dahi pusuda vurulduÄŸunu.
Etinde, kanında hissederek.
Yırtılan ruhunun üryan bıraktığı bedeninden utanarak üstelik.
Biliyordu.
Dudaklar ve dil yasaktı.
Gözler ve kalp delildi Kriminal laboratuarlarda.
Artık gölge deÄŸildi.
Kaybolan benliğini binlerce benzerinden ayırt etmesi.
Uygarlık mahkemesinde sanık olması için yeter sebepti.
Defter-i kebirden günahları bir bir okunduÄŸunda; O, maÄŸrur, asi bir heykel gibiydi.
İlk mahkûm, masum çocukluÄŸuydu hüküm metninde.
Ve “kellesi vurula” dediÄŸinde son söz sahibi.
Ne biten bir oyun
Ne de finalden bir replikti
Son söylenen
Çaresiz
Giyotine gidecekti
Artık Biliyordu.
Sonsuza dek kilitliydi bekâreti.
Anahtar ve hüküm
Sallanacaktı soylu boynunda.
O geceyi hatırladı.
Rüyasını, rüyalarını.
“ÖÄŸrendiÄŸin bütün sınırları unut” demiÅŸti O’na.
Haklıydı.
Herkes kendi haritasını çiziyordu.
Dante’nin, çalınmış bir rüya yazdığını, yol gösteren bir Virgillius’un olmadığını ve geçtiÄŸi her yerde yer, gök, hava, su ve ateÅŸin deÄŸiÅŸmediÄŸini…
Artık Biliyordu
Onu görmek için yıldızlara bakardı hep.
Kararını vermiÅŸti; yıldızları takip edecekti, bir de yüreÄŸinin ger-gözlerini…
Artık Biliyordu
Öncekilerin izleri yoktu
Erkek kervanları çiÄŸnemiÅŸti belleklerini
Görmüyordu
Yoksa
Ne ilk seyyah ne de
İlk derviş değildi.
Arafta kalmayacaktı.
Kanmayacaktı cennete.
Söz vermiÅŸti Ona.
Tanrısal bir komedyanın füguranı olmayacaktı.
Ay ışığından mahrum
Serin
Sessiz
Koyu bir gecede, bir zırh gibi başından aÅŸağı sarkıttığı kefiyenin altında, kısık fener ışığının aydınlattığı günlüÄŸüne ÅŸunları yazdı:
“Bir ufka Vardım ki sevgili
Artık yalnız deÄŸilim.”
Ve iÅŸte ilk kardeÅŸliÄŸin mabedine sığındığım bu An’da, artık hükümdar
Sanık
Tanık
Yargıç benim.
MahÅŸerim sensizlikti.
Kararım, aşka ve hakikate doğmaktır.
Kaydediyorum.
Bir gün okumanı, mutlak isterim sevgili…
Ve iÅŸte gün ışıyor.
Ülkemin bu esmer kızılı ÅŸafağında hükmü yakıyorum.
Artık biliyorum
Anahtar münhal inançtan kalma bir inaktır sadece.
N.Mehmet Güler n.mehmetguler@hotmail.com



