E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
- Hakim'den şok açıklamalar
- Polis aracında 21 kilo esrar!
- Kemal Pir'in bilinmeyen fotoğrafları yayınlandı
- TV 6
- Ergenekon kazıya başladı
- TRT ŞEŞ VE İZLENMESİ GEREKEN KÜRT POLİTİKASI/Cemil KILIÇ
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Mardin'in Nusaybin ilçesine bağlı Xirabêbaba (Kuru) köyünde 17 Ekim 2006'da köylülerce ortaya çıkan toplu mezar, yarın inceleniyor. Ancak incelemeden önce ortaya atılan iddialar ve kamuoyuna yansıyan bilgiler, mezardan sağlıklı verilerin alınamayacağını gösteriyor. Toplu mezarın ortaya çıkarıldığı dönemde çekilen fotoğraflar ile dün basına yansıyan fotoğraflar karşılaştırıldığında, mezardaki bulguların tahrip edilmiş olabileceği yönündeki kuşkular güçleniyor.
Ayrıca toplu mezarın Ermeni ya da Süryanilere ait olmadığını ileri süren Mardin Valisi Mehmet Kılıçlar'ın 'mezar inceleninceye kadar dokunulmayacak' yolundaki açıklamalarının aksine, köylüler mezarın açıldığını, kemiklerin toplanarak götürüldüğünü belirtti. Bu arada henüz hiçbir bilimsel inceleme yapılmamışken, Türk yetkililer tekrar mezarın Romalılardan kaldığını ileri sürdü. Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu başkanlığındaki heyetin, İsveç Stockholm Söderstörns Üniversitesi'nden Prof. David Gaunt ile birlikte yarın Xirabêbaba köyünde toplu mezarda incelemelerde bulunacağı açıklandı.
Mezardan elde edilecek bulguların incelenmesinden sonra çalışmalara devam edilip edilmeyeceği belirlenecek. Çalışmaların devam etmesi halinde adli, tıbbi uzmanlar ile TTK ve ABD merkezli Institute for Historical Justice and Reconciliation, birlikte hareket edecek.
Muhtar: Kemikler alındı
Bu gelişmeden önce, dün Anadolu Ajansı (AA) tarafından servise konulan haber, toplu mezarın tahrip edilmiş olabileceğine ilişkin kaygıları artırdı. Haberde, köy muhtarı Sadık Koçhan, şu bilgileri veriyor: 'Kazdığımız yerin altındaki mağara çok geniş ve odaya benziyordu. Odada, raf şeklinde 8 bölüm, kapı ve havalandırma vardı. Ayrıca, çok sayıda kemik gördük. Bunun üzerine olayı hemen karakola bildirdik. Ankara'dan da yetkililer geldi. Sonra gelip kemikleri topladılar. Köyümüzün etrafında çok sayıda mağara var. Bu mağaralar da, kemikleri gördüğümüz oda şeklindedir. Köyde evler inşa edilirken de mezarlar görmüştük. Bazı mezarlarda aile olduklarını tahmin ettiğimiz kemikler vardı.' Koçhan'ın verdiği bu bilgiler, birkaç açıdan ilginç veriler sunuyor. Mardin Valisi Mehmet Kılıçlar, 29 Aralık 2006'da Toplumsal Demokrasi Gazetesi'ne verdiği bilgilerde, mezarın hiçbir şekilde incelenmediğini ve kemiklere dokunulmadığını ileri sürmüştü. Ayrıca resmi kaynaklar, ısrarla civarda benzer toplu mezarların bulunmadığını ileri sürmüşlerdi. Koçhan'ın verdiği bilgiler ise, uzun süre basının ve bilim insanlarının mezarı incelemesine izin vermeyen devlet yetkililerinin mezarda tahribat yaratarak gerçekleri sümen altı etmeye çalıştığı kuşkularını güçlendiriyor.
Fotoğraflarla gerçekler
Yine mezar ilk ortaya çıktığında Dicle Haber Ajansı'nın (DİHA) servise koyduğu fotoğraflarla dün AA'nın servise koyduğu fotoğraflar karşılaştırıldığında, kemiklerin alındığı ve mezarın tahrip edildiği tespit edilebiliyor. DİHA'nın 19 Ekim 2006 tarihli fotoğrafında çok sayıda insan kemiği bulunurken, AA'nın dünkü fotoğrafında mezarın temizlendiği ve kemiklerin bulunmadığı görülüyor.
Muhtar Koçhan'ın 'köyümüz etrafında mezarlar var, kemikler gördük' yolundaki açıklaması, Prof. Gaunt'un daha önce ileri sürdüğü iddiaları da güçlendiriyor. Guant, mezarın büyük bir ihtimalle 14 Haziran 1915'te Dara'dan (Bugünkü Oğuzköyü) toplanmış ve katledilmiş olan 150 Ermeni ve 120 Süryani'ye ait olduğunu düşündüğünü belirtmiş ve civarda bu toplu mezara benzer çok sayıda kuyu ve mağaranın bulunduğunu dile getirmişti.
Resmi tez dayatılıyor
Ortaya çıkarıldığı günden itibaren toplu mezarın Romalılara ait olduğunu ileri süren yetkililer ise, iddialarında ısrar ediyor. TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun ellerinde bunu kanıtlayacak veriler olduğunu söylemesine rağmen, sözkonusu verileri açıklamamış olması dikkat çekiyor. Ayrıca, 1995'te yakılarak boşaltılan köylerine ancak 2002'de dönebilen köylülere mezarın Romalılardan kaldığının söylettirilmesi de mezarla ilgili incelemenin saptırılmaya çalışıldığı yorumlarına neden oldu. İSTANBUL
Nuri Fırat
gundemimiz.com



Güncel