Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

 

  

Kapatılan DTP’nin siyasetten yasaklanmış Genel Başkanı Ahmet Türk’e önceki gün Samsun’da yapılan saldırı iki gündür siyasetin hemen bütün aktörleri tarafından kınandı.
Cumhur başkanı Abdullah Gül Oman seyahati, CHP lideri Deniz Baykal, Brüksel’deki temasları sırasında, MHP lideri Devlet Bahçeli Meclis grubuna hitabında saldırıyı kınadılar. BDP Genel Başkanı Selahattin Karataş, ‘Bizi Karadenizli kardeşlerimizle birbirimize düşürmek isteyenler var’ dedi, kışkırtmalara dikkat çekti.
Demirtaş’ın bir önceki gün PKK ile paylaştıkları tabanı ima ederek ‘Biz CHP’ye benzemeyiz’ açıklamasından daha ılımlı bu yaklaşımında Ahmet Türk’ün daha saldırının meydana geldiği ilk andan itibaren, özellikle BDP’lileri sakin olmaya, kışkırtmalara kapılmamaya çağıran telefon konuşmaları ve çağrılarının etkisi vardı.
Samsun’daki saldırı ardından Ankara’ya getirilen ve kırılan burnu ameliyat edilen Türk’ün tedaviye alındığı Güven Hastanesi’nde ziyaretçilerine de durumu tırmandırıcı değil, yatıştırmaya çalışan şeyler söylüyordu:

* “Samsun’a bir gece önce gittik. Çok iyi karşılandık. Sokaklarda dolaştık, insanlarla sohbet ettik. Sorun yok gibiydi. Sonra Adliye’ye gittik. Dışarıda bir gruplaşma vardı. Çıkışta ben birkaç şey söyledim. İşte bu mahkemelerin başka şehirlerde yapılıyor olmasının insanları mağdur ettiğini, olayların mağdurların saldırıya uğradığına dikkat çektim. Biliyorsunuz daha önce bir başka davada (Uğur Kaymaz davası-MY) Eskişehir’de de bazı olaylar olmuştu. Arabaya doğru yöneldiğimde birden bu saldırı oldu. Biz bunu apaçık bir provokasyon olarak görüyoruz ve arkadaşlarımızı bu yönde uyarıyoruz.”

Atalay: Duyduk, ama maalesef
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, dün sabah Türk’ü hastanede özel koruma bölmeli odasında ziyaret etti.
BDP Muş Milletvekilleri Sırrı Sakık ve Nuri Yaman da oradaydı.
Atalay, odaya girer girmez Türk’ü kucakladı, geçmiş olsun diledi, hal hatır sordu.
Bakan konuya “Siz bizim için çok değerlisiniz” diyerek başladı ve şöyle devam etti:

* “Orada bir gerginlik olabileceğine ilişkin duyumumuz vardı. Arkadaşlarımızı da önceden uyardık. Ama maalesef bu olay meydana geldi.
Bir ihmal mi var diye araştırıyoruz. Her türlü yönü araştırılıyor. Bu olayın üzerine şiddetle gideceğiz. Mutlaka sorumlularını ortaya çıkaracağız.”

Sakık: Polis bizi tartakladı
Bu sırada saldırı sırasında da Türk’ün yanında bulunan ve korumaya çalışan Sırrı Sakık söze girdi:

* “Sayın Bakanım. Biz sabah saat 10’da adliye önüne geldiğimizde 10-15 kişilik bir grup bekliyordu, tehdit ve küfürler ediyorlardı. Saat 15.00 gibi çıktığımızda oradaydılar. Bir şeyler olabileceği endişemizi bizzat ben oradaki güvenlik yetkilisine söyledim. Saldırgan polislerin arasından çıkıp Ahmet beye vurdu. Biz saldırganı etkisiz hale getirmeye çalışırken güvenlik güçleri bizi tartaklıyordu. Aracımızın camı telsizle kırıldı. Sonra Ahmet beyin kanayan burnuyla iki araç hastaneye giderken bir tek koruma aracı dahi yoktu...”
Sakık devam edecekti, ama Atalay durdurdu: “Sizinle daha sonra bir toplantı yapalım. Bütün bunları ayrıntılı anlatırsınız. Gereğini yapacağız.
Bu olayın üzerine gidiyoruz, gideceğiz.”

Polis içinde örgütlenme mi?
Sakık’ın Bakan’ın yanında değil, ama Türk’ü ziyarete gelen (bölgeden milletvekilleri dahil)
bazı kişileri dinledikten sonra oluşturduğunu
söylediği başka kuşkuları da var:

* “Bize söylenen bazı iddialar var, bölgeyi bilenler tarafından. Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast ve benzerlerinin polis içinde ayrı bir örgütlenme tarafından kollandığı, Samsun’da da bu kişilerin bulunduğu ve dağıtılmadığı iddialarını dile getirenler AK Parti çevresinden insanlar. Bizdeki bilgiye göre, İçişleri Müsteşarı üç gün önce Samsun Emniyet Müdürü’nü uyarıyor.
Demek ki bir tertip var. Olay sırasında güvenlik güçleri bırakın müdahale etmeyi, bizi engelleme tutumu içindeydi. Biz bu işin üzerine gerçekten gidilmesini istiyoruz. Bu saldırı soruşturması, etkisiz ve yetkisiz birkaç kişinin feda edilmesiyle kapatılmamalı.”
Eğer Samsun polisi Ankara tarafından üç gün önce uyarılmış, ayrıca olay çıkmadan önce az sonra mağdur olacaklardan bir milletvekili tarafından uyarılmış ve yine bu saldırı gerçekleşmiş ise, insanın aklına saldırganın yumruk atmakla yetinmeyip elinde bir silah taşıyor olsaydı
sonuçlarının ne olabileceği sorusu da geliyor.
Atalay’ın saldırıdan duyduğu üzüntüde samimi olduğu söylenebilir. Ama bu tür soruşturmalarda samimiyetin yetmediği için yeterince acı örnek var önümüzde.
radikal

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.