Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

 63. Uluslararası Cannes Film Festivali'ne 'Sesime Gel' isimli Kürtçe film projesiyle kabul edilen yönetmen Hüseyin Karabey, 1980 yıllarında Kürdistan’da yaşanmış gerçek bir hikayeyi beyaz perdeye taşıyor.

Cannes Film Festivali'nde Türk ve Kürt filmleri yer almazken, "Gitmek" filmin yönetmeni Hüseyin Karabey, "Sesime Gel" isimli film projesiyle festivalin "Cinefondation - Atelier" bölümüne kabul edildi. Burada filmi için uluslararası şirketler ve yapımcılarla görüşmeler de bulunan Karabey, ilginin oldukça iyi olduğunu söylüyor.

"Cinefondation - Atelier" bölümü Cannes'ın en önemli resmi bölümlerinden biri. Her yıl yüzlerce yeni yönetmen, bu bölüme başvurarak, film projesini hayata geçirmek istiyor. Ancak festival komitesi, kendilerine başvurulan yüzlerce projeden sadece 15 tanesini kabul ediyor. Kriter ise projenin kalitesi ve inandırıcılığı.

Yönetmen Hüseyin Karabey'in projesi de bu yıl kabul edilen 15 projeden biri. ANF’ye konuşan Karabey, Cannes'da yaptıkları görüşmeleri hakkında "Dünyanın değişik ülkelerinden yaklaşık 30 civarında yapımcıyla görüştük. Kiminle çalışacağımıza dair, daha henüz karar vermedik. Şu anda onu düşünüyoruz. Çünkü bizim projeye ilgi çok büyük" diyor.

FİLM KÜRTÇE OLACAK

Karabey'in yeni filmi Kürdistan'da geçiyor. 90 dakikalık uzun metrajlı olan filmin dili Kürtçe. Çekimleri Hakkari'de yapılacak film tıpkı "Gitmek" gibi kurmaca ve belgesel türünden olacak. Hikaye ise kör bir dengbêj tarafından anlatılıyor. Filmin konusu ise Türk askerlerin köyde silah bulma amacıyla yaptıkları baskında evleri araması ile başlıyor.

BİR KÖY BASKININ HİKAYESİ

Senaryosunu Abidin Pırıltıyla birlikte kaleme alan Hüseyin Karabey yeni filmi hakkında anlattıkları şöyle: "Köye yapılan baskın sırasında, bütün herkes, meydan da, toplanarak, aralarından her aileden bir kişi gözaltına alınır. Erkekleri alıp götüren askerler, kalanlara ise 'silahları getirin erkeklerinizi bırakalım' der. Köyde ise silah yoktur. Burada filmin kahramanları devreye giriyor. 70 yaşındaki Berfê gözaltındaki oğlunu kurtarmak için 8 yaşındaki Jîyan isimli torunuyla birlikte silah aramaya çıkıyor. Bütün arayışlarına rağmen kahramanlarımız, silahı kentte bulabiliyorlar. Şimdi de silahı köye sokabilmek sorun oluyor. Çünkü silah yolda onların üzerinde yakalansa başları belaya girer. Onun için köye gitmek için dağ yolunu seçiyorlar. Yollarını şaşıran Berfê ve torunun imdadına ise anlatıcı kör dengbêj yetişiyor..."

Senaryoda, köy baskınlarında yer alan askerlerin içinde bulunduğu psikolojiyi de yansıtan Karabey, "Senaryoda köylere baskın düzenleyen askerlerin davranışları da sorgulanıyor. Örneğin bir asker, yaşlı annesine gönderdiği mektupta, 'yaptıklarına anlam veremediğini' yazarak, Berfê'yi kendi annesiyle karşılaştırıyor" diyor.

KARABEY: KÜRTÇE’Yİ İNSANLARA ANLATMAK İSTİYORUM

"Neden böyle bir proje" sorumuza ise Karabey, "Yapılanların tahribatı hala devam ediyor. Bende yaşanmış bu bir olayı sinema yoluyla yansıtmak istiyorum" yanıtını veriyor.

Yönetmen Karabey, Kürtçeyi filmde kullanmasına ilişkinde, "hikaye Kürdistan'da geçiyor. Onun için Kürtçe olacak. Bir de amacım Kürtçeyi batıda yaşayan insanlara, Türklere sevdirtmektir. Film de şiirsel ve zengin bir Kürtçe kullanmalıyız ki; filmi izleyenler 'Neden ben bu dili bilmiyorum' diye kendilerine kızmalıdır" diyor.

'SİNEMADA HALA TUTUCULUK VAR'

Türkiye'nin içinde geçtiği süreci ise Karabey,"Değişim, çözüm, statüko ve tıkanma hepsi iç içe geçiyor. İnsan bazen iyimser olurken bazen de yaşananlara anlam veremiyor. Bende bu dönemde yaşanan tartışmalarda Kürt sorunun çözümü için Kürtlerin yaşadıklarını anlatmaya çalışıyorum. Kürtlerin yaşadığı dramlarda birçok hikayeler var. Bunu anlatmak lazım" sözleriyle anlatıyor.

Türkiye'deki sinemacıları ve sanatçıları da eleştiren Hüseyin Karabey, ''Sanatçılar, pasif davranıyor. Bürokrasinin bile gerisinde kalmışlar. Halbuki sanatçılar, cesur olmalıdır. Gerçi bizim genç kuşak bir şeyler yapıyor. Ama genel anlamda Türkiye sinemada bir tutuculuk var."

ALİ GÜLER –ANF

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.