E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Yalnızlığın tarifini yapmak nasıl bir oluştur sevgili. Sevmelerden çok sonra bu tanımı anlayabildim. Biliyorsun gitmelerden çok sonra hissettim bu tarifsiz kavramı. yanlızlık ana rahmine düşerken seni kurşun ve kan kokan yollarda kaybettim.
Şimdi yalızlıkla büyüyorum ömrüm bir veda tarihçesi yazar. Ölümü yalnızlıkla anlatan o devasa fikirlerde. Dünyayı seninle anlamlandırmışken içim bu kadar huzur dolmuşken bir yol kavşağında yalızlığın soğuk nefesi ruhuma değdi. Diyebilseydim sana gitme kör kurşunlar seni haince pusuda bekler diyebilseydim. Olmadı. Şimdilerde ceren gözler öksüz dağlara takılır.
Yalnızlığı bir daha görür ve hissederim. Ömrüm susar şimdi. Var olmanın dayanılmaz ağırlığını yaşıyorum. Oysa zaman o kadar değerliymiş ki fark edemedim.
Baharlar, sonbaharlarım geçmiş, geçmesin sensiz, geçen boşa geçmiştir. Hiçsizliği yaşarken ömür lal olur. Nefessiz kalınır, paramparça ağlanılır. Ömür susar susar susar…
Bu kaos sen gitmelerde olduğun vakit başlamıştır. Ölürüm demiştim, demişim…
Nedendir bilmem şimdilerde büyülü gecelerin imkansız aşkı yoktur,olmasında hayatı bu kadar terk etmişken..
Sesim sesine sığınmak ister baki hayatın insanlığa tek mirası olsun.
Ah sevgili sensiz ömür susar hayat akıp gider, yalnızlık gelir başköşeye oturur… ömür yorgundur kaybetmiştir bu savaşı giymiştir yenilmişlik cüppesini sol tarafında eski bir serseri türküsüyle yalnızdır… Yine yalnızdır…
Figen Kepenek



