Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 1 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930

image

 

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından iki kutuplu dünyaya ait dengeler peş peşe yıkıldı ve tüm dünyada bir ‚dengesizlik‘ durumu yaşanmaya başlandı. Bu durum yaklaşık 20 yıldır  devam ediyor.

 

Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde süren bölgesel savaşlar, ayaklanmalar, ‘statükocu-yenilikçi‘ temelindeki iç çatışmalar, nükleer sorunlar, ekonomik iflaslar, işgaller, ‘turuncu devrimler‘ ve irili ufaklı bütün krizler aslında bu ‚dengesizlik’ten kaynaklanıyor.

 

Dünya Soğuk Savaş’tan küreselleşmeye geçişin sancılarını yaşıyor. Bütün bunlar geçiş sürecin yarattığı alt-üst oluşun sonuçları olarak gündeme geliyor.

 

Yeni süreç tek tek bireyleri, örgütleri, toplumları ve devletleri olduğu kadar uluslararası kurum ve oluşumları da etkiliyor.

 

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Arap Birliği, AGİT ve  NATO gibi mevcut kurum ve oluşumlar yeni işlevler yüklenmek zorunda kalıyor. Bunu yapamayanlar tasfiyeyle karşı karşıya geliyor.

 

Ekonomide karşılıklı bağımlılığın, kültürde karşılık etkileşim güçlendiği, ‘milli’ kültürden ‘mülti’ kültüre geçiş hızlandığı, ülkeler, bölgeler ve kıtalar arasındaki mesafelerin kısaldığı, insan odaklı ‘ortak ruhi şekillenmenin’ yaygınlaştığı ve dünyanın ‘ortak pazar’ haline geldiği günümüzde , hayat ırmağı bizi çok kutuplu yeni bir dünyaya taşıyor.

 

Nesnel süreç buna uygun düşen oluşum ve kurumları tarih sahnesine çıkarıyor. Bölgesel ve küresel krizlerle geçen 20 yılın ardından global dengeler yavaş yavaş yerine oturuyor ve

global sürecin Amerika’nın başını çektiği küresel aktörleri dünyada yeni bir ekonomik, siyasi, güvenlik ve sosyal sistem kuruyor.

 

Aralarında rekabet olsa da küresel güçler yeni sistemi birlikte oluşturuyorlar.Yeni dengeler daha çok onların çıkarları temelinde şekilleniyor. Mevcut durumda bunun önüne geçmek mümkün görünmüyor.

 

Küresel güç merkezleri serbest piyasa sistemini tüm dünyada işler kılmak, para, mal, enerji ve hizmetlerin serbest dolaşımını sağlamak, küresel sisteme entegre olmak istemeyen örgütleri ve rejimleri tasfiye etmek istiyorlar.

 

Kurulmakta olan küresel dengelerin odak noktasını ise sahip olduğu ekonomik, siyasi, tarihsel ve  kültürel birikimleriyle Ortadoğu oluşturuyor. Ortadoğu stratejik önemi sebebiyle paylaşım savaşları sonrasında olduğu gibi bugün de küresel dengelerin nirengi noktasını oluşturuyor.

 

Yeni dünyanın temelleri burada atılıyor. Afganistan ve Irak`la başlayan, Pakistan, İran, Suriye, Ürdün, Filistin, Suudi Arabistan, Mısır,Yemen, Türkiye ve İsrail`e kadar uzanan coğrafya bu yüzden yıllardır sarsıntı geçiriyor.

 

Kürdistan burada kilit önemde  bulunuyor. Irak, İran, Türkiye ve Suriye`nin ‚içinde‘ bir ülke olan Kürdistan kritik önem arz ediyor.  Ortadoğu nasıl dünyanın odak noktasıysa, Kürdistan da Ortadoğu’nun odağında duruyor. Bu yüzden küresel ve bölgesel gericiliğin rekabet ve çatışma alanına dönüşüyor.

 

Dünyada şimdiye değin  kurulan bütün dengelere kurdan edilen, bölünen ve parçalanan Kürdistan, yeni süreçle birlikte ilk defa global bir dengenin hassas noktasında yer alıyor ve onun üzerinden tarih sahnesine çıkıyor.

 

Tabii, sadece Kürdistan değil, onunla aynı kaderi paylaşan Filistin de dünya uluslar ailesi içindeki yerini alıyor. Bölgenin ateşinin yükselmesi buradan kaynaklanıyor. Ortadoğu şiddetli doğum sancıları çekiyor. Sancılarının şiddeti Türkiye, İsrail, İran, Irak ve Suriye‘yi  de sarsıyor.

 

Hem bu ülkelerin kendi aralarında hem de bu ülkelerle küresel güçler arasında dozu her geçen gün artan ‚nüfuz çatışmaları‘ doğum yaklaştıkça derinleşiyor. Kürdistan sorunu Türkiye ile İran’ın, Filistin sorunu da İsrail’in ateşini yükseltiyor.

 

Türkiye bağımsız bir Kürdistan istemiyor. Hamas’ın liderliğinde bir Filistin istiyor ama sıra Kürdistan’a gelince karşı çıkıyor. Türkiye‘nin Amerika ve İsrail‘le çelişkisi de esas olarak buradan kaynaklanıyor.

Ne  ki Türk devleti gidişatı zorla engelleyemeyeceğini, inkara ve imhaya devam etmesi halinde Kuzey Kürdistan’ın da kopacağını görüyor. Bu yüzden çeşitli taktikler geliştiriyor. Kürt devleti olacaksa, kendi himayesinde olsun istiyor.

Ancak, Kürt halkının iradesini kabul etmeye yanaşmıyor. Eşitlik ve özgürlük temelinde bir ilişkiye sıcak bakmıyor.

Bazı göstermelik adımlarla Kürtleri yumuşatmaya, işi ucuza kapatmaya, kölelik düzenini ince ayarlarla sürdürmeye çalışıyor. TRT 6’nın açılması gibi, Güney Kürdistan’la ilişkilerin geliştirilmesi de bu amaca hizmet ediyor.

Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Barzani’yi ağırlarken, ‚tam bir ekonomik entegrasyon‘ diyor.  Davutoğlu’nun geçen yılki, ‚Türkiye'nin Lozan Anlaşması'nı imzaladıktan sonra nihai sınırlarına ulaştığını söyleyemeyiz‘ açıklamasını hatırlamak da gerekiyor.

 Ankara gezisinde Barzani’nin arkasına Türk bayrağı yerleştirmesi de ‚burası bizden sorulur‘ anlamına geliyor. Derinleşen Türkiye-İsrail krizine bu perspektiften de bakmak gerekiyor. Müstakbel Filistin’i şimdiden himayesine almaya koyulan Türkiye, İsrail’i Kürdistan’dan uzak tutmaya çalışıyor.

Açıkça görüldüğü gibi yaşanan krizler, giderek şiddetlenen  Filistin ve Kürdistan savaşlarından kaynaklanıyor. İran, Şii kuşağı üzerinden etkinlik alanını alabildiğine genişletmek, Hamas üzerinden buna Filistin’i de eklemek istiyor.

Türkiye de aynı kart üzeriden İslam aleminin liderliğine oynuyor. İsrail ise İran’ı durdurmaya, Türkiye’yi de  içeriden ve dışarıdan kuşatmaya çalışıyor.

 Amerika’ya gelince; Amerika,  Türkiye, İsrail ve Kürdistan’ı  bir blok halinde kendi yörüngesinde tutmanın hesaplarını yapıyor.

Ancak bu şimdilik zor görünüyor. Bunun gerçekleşmesi için İsrail ve Türkiye’nin iç siyasal dengelerinin değişmesi, Netenyahu gibi Erdoğan’ın da gitmesi gerekiyor.

Son olarak; PKK’nin yakında ilan edeceğini açıkladığı ‚demokratik özerklik‘ projesini de bu bağlamda ele almak gerekiyor.

PKK  sürece ‚özerlik ilanıyla‘ katılıyor. Kürt hareketi meclisi, bayrağı, hükümeti ve egemenlik alanı olan bir özyönetim talep ediyor. Kartlar yeniden karılıyor ve kritik günler başlıyor.

 

gunayaslan@hotmail.de

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.