E-bülten
Haberlere abone olun:
Bu yazıyı beğendiniz mi?
(toplam 0 oy)
29 Temmuz, 2010 20:45:09 | Aktüel Bakış

Diyarbakır'da 649 sivil toplum örgütü temsilcilerini bir araya getirerek deklarasyon yayınlaması için Diyarbakır'daki sivil toplum örgütlerinin oluÅŸturduÄŸu 5 kiÅŸilik çaÄŸrıcı sekretaryada bulunan Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Mehmet Emin Aktar, TİHV Diyarbakır Åžube BaÅŸkanı Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası BaÅŸkanı (DTSO) Galip EnsarioÄŸlu, 'arabuluculuk' için inisiyatif alan 649 sivil toplum örgütünün programında PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüÅŸmenin de olduÄŸunu belirtti.
Kürt sorununun silahsız çözümü için PKK ve orduya silahların karşılıklı olarak susturulması çaÄŸrısı yapan ve çözüm için 'arabuluculuk' yapmak için inisiyatif alacaklarına dair 20 ilde bulunan 649 sivil toplum örgütü Diyarbakır'da 20 Temmuz'da bir deklarasyon yayınladı. Diyarbakır'daki sivil toplum örgütlerinin oluÅŸturduÄŸu ve bölgedeki diÄŸer sivil toplum örgütlerine çaÄŸrıda bulunmak için oluÅŸturulan 5 kiÅŸilik sekretarya bulunan Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Mehmet Emin Aktar ile TİHV Diyarbakır Åžube BaÅŸkanı Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) BaÅŸkanı Galip EnsarioÄŸlu deklarasyonu ve 649 sivil toplum örgütünün nasıl bir inisiyatif alacağına dair DİHA'ya deÄŸerlendirmelerde bulundu.
Aktar: STK'lar görüÅŸme ve diyalog zemini hazırlamayı üstlenecek
Hükümetin, muhalefet partilerin ve devletin diÄŸer kurumlarının Kürt sorununda baÅŸlayan çatışmalarla birlikte 'geleneksel güvenlik' politikalarına geri dönüÅŸ yapmasının bölgedeki sivil toplum örgütlerini harekete geçme nedeni olduÄŸunu belirten Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Mehmet Emin Aktar, 'Neden harekete geçtiler? Çünkü Kürt meselesi politik bir mesele. Meselenin çözümü de politik olacak elbette' dedi. Politik aktörlerin çözüm konusunda öneri üretmemesinin sivil toplum örgütlerini harekete geçirdiÄŸini vurgulayan Aktar, sivil toplum örgütlerinin Kürt sorununun çözümünde yaÅŸanan tıkanıklığı gidermek için kendi aralarında yaptıkları tartışmalar sonucu inisiyatif almaya karar verdiklerini belirtti. Kürt sorununun diyalog ve müzakere yolu ile çözülebileceÄŸini kaydeden Aktar, sivil toplum örgütlerinin görüÅŸme ve diyalogu kolaylaÅŸtırmak için inisiyatif aldığını vurgulayarak ÅŸunları söyledi:
'GörüÅŸme ve diyalog kolaylaÅŸtırmak açısından bir inisiyatif almak mümkün. Bir arabuluculuk deÄŸil, ama hiç olmazsa bunun dışında taraflarla görüÅŸerek bu süreçte çözümde rol alacak aktörlerle görüÅŸerek doÄŸrudan doÄŸruya görüÅŸerek onların görüÅŸ ve önerilerini kamuoyuna paylaÅŸarak bu konuda bir 'KolaylaÅŸtırıcılık görevi yapabilir miyiz?' diye bunu kendi aramızda tartıştık. Bunu tartıştıktan sonrada bölgenin sivil toplum örgütleri ve bu konuda inisiyatif alıp taraflarla görüÅŸmeyi ve diyalog zeminin hazırlamayı beli ölçüde üstlenecekler.'
'Öcalan'la görüÅŸülecek'
OluÅŸturulan 5 kiÅŸilik çaÄŸrı sekretaryasının Kürt sorununun çözümü için ne tür somut adımlar atılabileceÄŸine dair çalışma yapacağını ve yapacağı çalışmaları deklarasyonda imzası bulunan 649 sivil toplum örgütüne bildireceÄŸini belirten Aktar, 'EÄŸer bu gerçekleÅŸtirilirse bölge sivil toplum örgütlerine bunu ilettiÄŸimizde gerek hükümet ve gerek muhalefet partileri ile toplumun diÄŸer kesimleri ile ve gerekirse tabiî ki bu konuda bu süreçte rol alabilecek aktörlerden onun için de tabiî ki PKK Lideri Öcalan da dahil olmak üzere görüÅŸmeyi bir takvim olarak kendi önüne koyacaktır' dedi.
'Somut adım atılması yönünde kararlıyız'
Bölgedeki baroların Bitlis'in Ahlat İlçesi'nde yaptığı toplantıya da deÄŸinen Aktar, ÅŸöyle konuÅŸtu: 'Ahlat'ta yayınladığımız deklarasyonda bu konuda üzerimize düÅŸeni yapmaya, gidilmesi gereken bir ada varsa gitmeye, tırmanması gereken bir daÄŸ varsa o daÄŸa tırmanmaya hazır olduÄŸumuzu deklere etmiÅŸtik. Bunlardan da çok açık ÅŸekilde de anlaşıyor ki bu süreçte artık daha çok kanın akmaması öncelikle kanın durması ve silahlar sustuktan sonra diyalog ve müzakerenin baÅŸlaması için müdahil olmak, katkı sunmak somut adım atmak konusunda kararlı olduÄŸumuzu bir kez daha belirtiyoruz.'
Tanrıkulu: Aktif tutum alınacak
Daha önce de sivil toplum örgütlerinin benzer çaÄŸrılarının olduÄŸunu, durum 'tespiti' yapıldığını, ancak Diyarbakır'daki 649 örgütün açıklamasının, aktif tutum alma noktasında diÄŸer benzer çaÄŸrılardan ayrıldığını söyleyen Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Åžube BaÅŸkanı Sezgin Tanrıkulu da, 'Çözüm süreci nokrasında da ne gerekiyorsa onları yapacaklarını, görüÅŸme, müzakere, taraflara gitme bu görüÅŸleri toplumun deÄŸiÅŸik kesimlerine anlatma biçiminde kamuoyu oluÅŸturma biçiminde aktif tutum alacaklar' ÅŸeklinde konuÅŸtu.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çatışmaların durdurulması için önemli bir tutum sergilediÄŸini ifade eden Tanrıkulu, 'Zira biliniyor ki Öcalan çok açık bir ÅŸekilde çatışma durumunun sonlandırılması noktasında çok önemli bir tutum sergiledi. Yine geçtiÄŸimiz günlerde de açıkladı. Dolayısıyla bu görüÅŸlere ön yargısız bir ÅŸekilde yaklaşılması gerektiÄŸi vurgusu yapıldı. Bunun anlamı ÅŸudur: 'EÄŸer çatışmanın sonlanmasında inisiyatif ve rol sahibi kim olursa olsun buna ön yargısız bir biçimde yaklaşılmalı, düÅŸünülmeli, görüÅŸleri alınmalı' bu görüÅŸler mutlaka doÄŸru da olmayabilir benzer yaÅŸanmış deneyimler vardır. Bu müzakerenin mutlaka kamuoyu önünde açık bir ÅŸekilde yürütülmesi gereÄŸi de yoktur' diye belirtti.
'İrade olursa müzakere yöntemi bulunur'
Devletin ve hükümetin müzakereleri baÅŸlatma noktasında eÄŸer bir irade sergilerse uygun bir yöntem bulunabileceÄŸine dikkat çeken Tanrıkulu, ÅŸunları söyledi: 'ÇeÅŸitli aracılar vasıtasıyla sivil toplum örgütleri vasıtasıyla meÅŸru seçilmiÅŸ milletvekilleri vasıtasıyla parlamento gurubu vasıtasıyla bu sürecin bir vesile ile baÅŸlatılması gerekmektedir. Yöntemi eÄŸer irade olursa devlet de hükümet de bu yönde bir irade olursa bunun mutlaka bir yöntemi bulunur. GörüÅŸmenin müzakerenin ve bu müzakerenin yürütme biçimi mutlaka budur. Ama bu güne kadar eksik olan devlette bu iradenin olmayışıdır. Devlet bu güne kadar bu süreci diyalogla uzlaÅŸmayla yani gerçekten barış için bir adım atma konusunda aktif bir tutum almamıştır. Dolayısıyla aktif tutum alma konusunda iradesini bir biçimde veya taraflara ulaÅŸtırma biçiminde veya sivil toplum örgütlerinin açıkladığı bildirideki görüÅŸlere 'Evet. Bu talepler yerine getirilebilecek sonuçta Kürtlerin özgür ve eÅŸit bu cumhuriyetin yurttaşı olma noktasındaki taleplerdir' diyebilecek bir açıklama olsa buda bu beyanların dikkate aldığı anlamına gelir zaten. Ama bu güne kadar devlet hükümet bu konuda aktif görülen bir tutum içerisinde olmadı.'
EnsarioÄŸlu: Sonuç alınacağına inanıyorum
Åžiddetin durdurulması konusunda kim katkı sunabilecekse görüleÅŸeceÄŸini söyleyerek isim vermeden PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüÅŸülmesine yeÅŸil ışık yakan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası BaÅŸkanı Galip EnsarioÄŸlu, 'Bizim, sivil toplum kuruluÅŸu olarak önyargımız veya herhangi bir rezervimiz yok. Yeter ki bu sorun çözülsün istiyoruz. Dünyadaki benzer olaylarda çözüm sürecine girdiÄŸinde sivil toplum kuruluÅŸları devreye girip önemli roller üstlenmiÅŸlerdir. Bundan da hareketle bizde sorumluluÄŸumuzun vicdani sorumluluÄŸumuzu yerine getirdiÄŸimize inanıyoruz. Tabi ki sonuç alabileceÄŸimize inanıyorum' diye konuÅŸtu.
Kürt sorununun silahsız çözümü için PKK ve orduya silahların karşılıklı olarak susturulması çaÄŸrısı yapan ve çözüm için 'arabuluculuk' yapmak için inisiyatif alacaklarına dair 20 ilde bulunan 649 sivil toplum örgütü Diyarbakır'da 20 Temmuz'da bir deklarasyon yayınladı. Diyarbakır'daki sivil toplum örgütlerinin oluÅŸturduÄŸu ve bölgedeki diÄŸer sivil toplum örgütlerine çaÄŸrıda bulunmak için oluÅŸturulan 5 kiÅŸilik sekretarya bulunan Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Mehmet Emin Aktar ile TİHV Diyarbakır Åžube BaÅŸkanı Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) BaÅŸkanı Galip EnsarioÄŸlu deklarasyonu ve 649 sivil toplum örgütünün nasıl bir inisiyatif alacağına dair DİHA'ya deÄŸerlendirmelerde bulundu.
Aktar: STK'lar görüÅŸme ve diyalog zemini hazırlamayı üstlenecek
Hükümetin, muhalefet partilerin ve devletin diÄŸer kurumlarının Kürt sorununda baÅŸlayan çatışmalarla birlikte 'geleneksel güvenlik' politikalarına geri dönüÅŸ yapmasının bölgedeki sivil toplum örgütlerini harekete geçme nedeni olduÄŸunu belirten Diyarbakır Barosu BaÅŸkanı Mehmet Emin Aktar, 'Neden harekete geçtiler? Çünkü Kürt meselesi politik bir mesele. Meselenin çözümü de politik olacak elbette' dedi. Politik aktörlerin çözüm konusunda öneri üretmemesinin sivil toplum örgütlerini harekete geçirdiÄŸini vurgulayan Aktar, sivil toplum örgütlerinin Kürt sorununun çözümünde yaÅŸanan tıkanıklığı gidermek için kendi aralarında yaptıkları tartışmalar sonucu inisiyatif almaya karar verdiklerini belirtti. Kürt sorununun diyalog ve müzakere yolu ile çözülebileceÄŸini kaydeden Aktar, sivil toplum örgütlerinin görüÅŸme ve diyalogu kolaylaÅŸtırmak için inisiyatif aldığını vurgulayarak ÅŸunları söyledi:
'GörüÅŸme ve diyalog kolaylaÅŸtırmak açısından bir inisiyatif almak mümkün. Bir arabuluculuk deÄŸil, ama hiç olmazsa bunun dışında taraflarla görüÅŸerek bu süreçte çözümde rol alacak aktörlerle görüÅŸerek doÄŸrudan doÄŸruya görüÅŸerek onların görüÅŸ ve önerilerini kamuoyuna paylaÅŸarak bu konuda bir 'KolaylaÅŸtırıcılık görevi yapabilir miyiz?' diye bunu kendi aramızda tartıştık. Bunu tartıştıktan sonrada bölgenin sivil toplum örgütleri ve bu konuda inisiyatif alıp taraflarla görüÅŸmeyi ve diyalog zeminin hazırlamayı beli ölçüde üstlenecekler.'
'Öcalan'la görüÅŸülecek'
OluÅŸturulan 5 kiÅŸilik çaÄŸrı sekretaryasının Kürt sorununun çözümü için ne tür somut adımlar atılabileceÄŸine dair çalışma yapacağını ve yapacağı çalışmaları deklarasyonda imzası bulunan 649 sivil toplum örgütüne bildireceÄŸini belirten Aktar, 'EÄŸer bu gerçekleÅŸtirilirse bölge sivil toplum örgütlerine bunu ilettiÄŸimizde gerek hükümet ve gerek muhalefet partileri ile toplumun diÄŸer kesimleri ile ve gerekirse tabiî ki bu konuda bu süreçte rol alabilecek aktörlerden onun için de tabiî ki PKK Lideri Öcalan da dahil olmak üzere görüÅŸmeyi bir takvim olarak kendi önüne koyacaktır' dedi.
'Somut adım atılması yönünde kararlıyız'
Bölgedeki baroların Bitlis'in Ahlat İlçesi'nde yaptığı toplantıya da deÄŸinen Aktar, ÅŸöyle konuÅŸtu: 'Ahlat'ta yayınladığımız deklarasyonda bu konuda üzerimize düÅŸeni yapmaya, gidilmesi gereken bir ada varsa gitmeye, tırmanması gereken bir daÄŸ varsa o daÄŸa tırmanmaya hazır olduÄŸumuzu deklere etmiÅŸtik. Bunlardan da çok açık ÅŸekilde de anlaşıyor ki bu süreçte artık daha çok kanın akmaması öncelikle kanın durması ve silahlar sustuktan sonra diyalog ve müzakerenin baÅŸlaması için müdahil olmak, katkı sunmak somut adım atmak konusunda kararlı olduÄŸumuzu bir kez daha belirtiyoruz.'
Tanrıkulu: Aktif tutum alınacak
Daha önce de sivil toplum örgütlerinin benzer çaÄŸrılarının olduÄŸunu, durum 'tespiti' yapıldığını, ancak Diyarbakır'daki 649 örgütün açıklamasının, aktif tutum alma noktasında diÄŸer benzer çaÄŸrılardan ayrıldığını söyleyen Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Åžube BaÅŸkanı Sezgin Tanrıkulu da, 'Çözüm süreci nokrasında da ne gerekiyorsa onları yapacaklarını, görüÅŸme, müzakere, taraflara gitme bu görüÅŸleri toplumun deÄŸiÅŸik kesimlerine anlatma biçiminde kamuoyu oluÅŸturma biçiminde aktif tutum alacaklar' ÅŸeklinde konuÅŸtu.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çatışmaların durdurulması için önemli bir tutum sergilediÄŸini ifade eden Tanrıkulu, 'Zira biliniyor ki Öcalan çok açık bir ÅŸekilde çatışma durumunun sonlandırılması noktasında çok önemli bir tutum sergiledi. Yine geçtiÄŸimiz günlerde de açıkladı. Dolayısıyla bu görüÅŸlere ön yargısız bir ÅŸekilde yaklaşılması gerektiÄŸi vurgusu yapıldı. Bunun anlamı ÅŸudur: 'EÄŸer çatışmanın sonlanmasında inisiyatif ve rol sahibi kim olursa olsun buna ön yargısız bir biçimde yaklaşılmalı, düÅŸünülmeli, görüÅŸleri alınmalı' bu görüÅŸler mutlaka doÄŸru da olmayabilir benzer yaÅŸanmış deneyimler vardır. Bu müzakerenin mutlaka kamuoyu önünde açık bir ÅŸekilde yürütülmesi gereÄŸi de yoktur' diye belirtti.
'İrade olursa müzakere yöntemi bulunur'
Devletin ve hükümetin müzakereleri baÅŸlatma noktasında eÄŸer bir irade sergilerse uygun bir yöntem bulunabileceÄŸine dikkat çeken Tanrıkulu, ÅŸunları söyledi: 'ÇeÅŸitli aracılar vasıtasıyla sivil toplum örgütleri vasıtasıyla meÅŸru seçilmiÅŸ milletvekilleri vasıtasıyla parlamento gurubu vasıtasıyla bu sürecin bir vesile ile baÅŸlatılması gerekmektedir. Yöntemi eÄŸer irade olursa devlet de hükümet de bu yönde bir irade olursa bunun mutlaka bir yöntemi bulunur. GörüÅŸmenin müzakerenin ve bu müzakerenin yürütme biçimi mutlaka budur. Ama bu güne kadar eksik olan devlette bu iradenin olmayışıdır. Devlet bu güne kadar bu süreci diyalogla uzlaÅŸmayla yani gerçekten barış için bir adım atma konusunda aktif bir tutum almamıştır. Dolayısıyla aktif tutum alma konusunda iradesini bir biçimde veya taraflara ulaÅŸtırma biçiminde veya sivil toplum örgütlerinin açıkladığı bildirideki görüÅŸlere 'Evet. Bu talepler yerine getirilebilecek sonuçta Kürtlerin özgür ve eÅŸit bu cumhuriyetin yurttaşı olma noktasındaki taleplerdir' diyebilecek bir açıklama olsa buda bu beyanların dikkate aldığı anlamına gelir zaten. Ama bu güne kadar devlet hükümet bu konuda aktif görülen bir tutum içerisinde olmadı.'
EnsarioÄŸlu: Sonuç alınacağına inanıyorum
Åžiddetin durdurulması konusunda kim katkı sunabilecekse görüleÅŸeceÄŸini söyleyerek isim vermeden PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüÅŸülmesine yeÅŸil ışık yakan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası BaÅŸkanı Galip EnsarioÄŸlu, 'Bizim, sivil toplum kuruluÅŸu olarak önyargımız veya herhangi bir rezervimiz yok. Yeter ki bu sorun çözülsün istiyoruz. Dünyadaki benzer olaylarda çözüm sürecine girdiÄŸinde sivil toplum kuruluÅŸları devreye girip önemli roller üstlenmiÅŸlerdir. Bundan da hareketle bizde sorumluluÄŸumuzun vicdani sorumluluÄŸumuzu yerine getirdiÄŸimize inanıyoruz. Tabi ki sonuç alabileceÄŸimize inanıyorum' diye konuÅŸtu.
diha
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen NURHAK PAZARCIKLI, 01 Ağustos, 2010 22:05:22Anlamli ve onemsiyorum. Ancak kurd halk onderinin tutumu bellidir ve nettir bariscil ve demokratik cozumde yanadir. Bu sto temsilcilerinin gorusecegi yer genel kurmay ve akp hukumetidir Kurd halkina cozumsuzlugu dayatan pkk ve kurd halk onderi degil tc devleti hukumeti ve askeridir Niye bunlar gormezlikten geliniyor. Neden hep kurdler ve aydinlar pkk ye cagri yapiyorlar bir turlu anlamis degilim. Akli selim biri varsa izah etsin Zaten magdur olan kurdler savas dayatilan kurdler Kendini savunmak zorunda birakilan kurdler surulen inkar ve imha olan kurdler arabulucu olan kurdler Benim kafam karisti



