Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 5 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

 Bazı çevre ve kişiler; PKK`nın devlet tarafından korunduğuna vurgu yapmak için; “ devlet isterse, PKK`yi kısa sürede bitirir” gibi dahice (!) saptamalarda bulunmaktadırlar. Hani  bunu devrimci kültür dışında kalan ve devletin psikolojik propagandasının etksinde olan birisi söylerse bir anlamı olur. Öyle ya, yaklaşık bir milyon civarında askeri gücü, artı; yüz binlerle ifade edilen polis, özeltim ve korucu ordusuna sahip T.C.var.  Böylesine büyük bir silahlı güce sahip bir devletin, birkaç bin ile ifade edilen  gerillalar karşısında acze düşmesini sıradan bir insanın anlamaması kadar doğal birşey olamaz. Üstelik hergün psikolojik savaşın propaganda ettiği, hergün tekrarlanan ; “teröristleri bitirdik veya son çırpınışlarıdır “ söylemlerine rağmen, bir türlü bitirilemeyen “ teröristlerin” başarısı karşısında sıradan insanların komplo teorilerinin etkisinde kalmasını çok normal karşılıyorum. Anlamaktan zorlandığı bu duruma, bir yorum ve kendince mantıksal bir açıklama getirmesini anlamak lazım.

 

T.C ORDUSU İSTERSE KISA SÜREDE PKK`YI BİTİREBİLİR  Mİ ?/Hamit Baldemir

 


Bazı çevre ve kişiler; PKK`nın devlet tarafından korunduğuna vurgu yapmak için; “ devlet isterse, PKK`yi kısa sürede bitirir” gibi dahice (!) saptamalarda bulunmaktadırlar. Hani  bunu devrimci kültür dışında kalan ve devletin psikolojik propagandasının etksinde olan birisi söylerse bir anlamı olur. Öyle ya, yaklaşık bir milyon civarında askeri gücü, artı; yüz binlerle ifade edilen polis, özeltim ve korucu ordusuna sahip T.C.var.  Böylesine büyük bir silahlı güce sahip bir devletin, birkaç bin ile ifade edilen  gerillalar karşısında acze düşmesini sıradan bir insanın anlamaması kadar doğal birşey olamaz. Üstelik hergün psikolojik savaşın propaganda ettiği, hergün tekrarlanan ; “teröristleri bitirdik veya son çırpınışlarıdır “ söylemlerine rağmen, bir türlü bitirilemeyen “ teröristlerin” başarısı karşısında sıradan insanların komplo teorilerinin etkisinde kalmasını çok normal karşılıyorum. Anlamaktan zorlandığı bu duruma, bir yorum ve kendince mantıksal bir açıklama getirmesini anlamak lazım. Aksi taktirde gerçekler karşısında güvendiği ve yenilmez olarak düşündüğü devletinin gerilla karşısında başarısızlığını kabul etmesi gerekiyor. Ki, sıradan Türk veya Türkiye insanında (devlet yanlısı); artık ordunun binlerce kez bitirdik dediği gerilayı bir türlü bitirememesinden kaynaklı derin bir güvensizlik ortaya çıkmştır. Bütün demogoji ve propagandalara ; devletin güçlü beyin yıkama araçlarına rağmen.
Bu işin bir boyutu. Ancak, gerila mücadelesinden ve halk savaşından haberdar olanların ve hatta Marksist-Leninist klasiklerden haberli ve halk savaşını gerçek kaynaklarından duymuş veya okumuş insanların bu olgu karşısında şaşmalarına ve bocalamalarına ne demelidir? Dahası, bizzat Kürdistan Özgürlük Mücadelesi`nde uzun yıllar yer almış ve varolan teorik gıdasını bu alanda almış olanlardan bazılarının da bulanık hava yaratmasına ve gerilanın yenilmezliğine akıl erdirmemesini nasıl açıklamalıdır ?  Bunlar, kafa karıştırmak için mi bunları dillendiriyorlar yoksa gerçekten kafaları karışık mı ? Acaba bunlar, gerila saflarındayken de gıdalarını çarpık mı almıslar? Ya da inanmadıkları halde gerila mücadelesinde az veya çok yer almışlardır. Sonra da, yorulunca veya inançları kalmayınca geçmişlerinden intikam almak hırsıyla; PKK veya PKK Önderi Abdullah Öcalanˆa eleştiri adı altında, Özgürlük Hareketi`ne çok boyutlu saldırılarda bulunmaktadırlar. Aslında saydıklarım bütün bu olsılıklar, böyle bir duruşun arkaplanında şu veya bu biçimde mevcuttur.
Son dönemlerde çatışmalrın artması ve ordunun gerila karşısında elle tutulur bir başarı elde edememesi, hatta geriladan hergün darbe yemesi bazı psikoljik savaş ya da propaganda odaklarını harekete geçirdi. Kandile giden devrimci demokrat gazetecilere davalar açılırken; kirli savaş destekçisi gazetecilerin “Kandil seferleri” gündeme geldi. Bunlardan biri, bir süre önce;  M. Karasu ile bir röportaj yapmıştı. Adam tamamen önyargılı bir yaklaşımla, provaktifçe sorularla bir röportaj gerçekleştirmişti. Bir gazeteciye yakışmayan bir önyargı ve taraftarlı bir davranış sergilediği rüportajın her satırına okumak olası idi. Böyleleriyle neden röportaj yapılır ? Buna da pek anlam veremediğimi belirteyim. Adam gazeteciden daha fazla provakatör ve kirli savaşın sözcülüğünü ifa ediyordu.  Onu gerçekler ilgilendirmiyordu. Psikolojik savaşa malzeme yaratmaya çalıştığı herhalinden belliydi. M. Karasu`nun bazı anlatımlarını öne çıkararak, gerilanın ne kadar darbe yediğini ve zor durumda olduğunu propaganda etti. Bu bilgileri özel savaş veya kirli savaş taraftarları gazete köşe yazarları işledi. Bunların çoğu,  ulusal özgürlük mücadelesi bağlamında yarı cahildirler. Ne var ki, cahil olmayanlarda kalemlerini sömürgecilerin hizmetine sunmuşlardır. Özcesi bunların cephesi bellidir; gerçekten taraflar; sömürgecilerin tarafıdırlar. Bunun gereklerini yapıyorlar.
Ama bir de, Türkiye basını ve kamuoyunda demokrat olarak tanınan gazeteciler var. Ortamın “yumuşadığı” dönemlerde “ bağımsız” ve “demokrat” bir söylem tutturanlar; ortamın gerildiği dönemde ise el çabukluğu ile söylem değiştirenler... Ayrıca, ayrı bir renk olan Ahmet Altan ve Taraf Gazetesi var. Niyetleri ne olursa olsun, PKK ve devleti aynı kefeye koyup; eleştiri oklarını demokratlık sınırlarını aşan tarzda PKK`ye ve Kürt siyasetçilerine yöneltmektedir. Burada tekrar etmek  isriyorum; Türkiye`de demokrat olmanın  ölçüsü, Kürt ulusal mücadelesini desteklemektir. Hiçbir gerekçe bu ölçüyü yoksayamaz. AKP`yi demokratlık adına desteklemek ve AKP`ye yedeklenmek istemeyen yurtsever ve demokratik kurumları karalamak özel savaşa hizmet eder.
Gelelim, Türk Ordusu neden gerilayı yenemiyor? İsterse, Türk Ordusu gerilayı yenebilir mi?  Ahmet Altan bir makalesinde bunu işlemişti. Ona göre, ordu gerila karşısında çok başarısız. Gerila ise epey başarılı. Ama neden ? Ahmet Altan`a göre, ordu siyasete bulaşmış ve ordu olmaktan çıkmış siyasi parti olmuştur. Yani asker olmanın gereklerini yapmadığından başarısızdır. Gerila başarılı ama, ordu güçlü ve büyük olduğundan gerilanın ordu yenmesi mümkün değilmiş Ahmet Altan`a göre. Burada, doğru saptamalar yok mu? Var elbette. İki tarafta birbirini askeri alanda yenemeyeceğini birkaç kez deklare ettiler.
PKK, bilindiği üzere klasik gerila mücadelesi veriyor. Gerila, gerilaci literatüre göre, düzenli ordu ( düşman) karşısında; taktik olarak zayıf ama stratejik olarak güçlüdür.  Bir başka ifade ile taktik yenilgiler, stratejik yenilgi değildir. Bunun basit açıklaması şudur; nokta opersayonlarında veya mevzi savaşında düzenli ordu sahip olduğu üstün teknik / savaş araçları ve sayıca fazla insan malzemesiyle gerilaya darbe vurabilir. Ama uzun vadede, halka dayanan, mevzi savaşı vermeyen; vur-kaç taktikleriyle orduyu yıpratan bir hareketlilik ve güce sahiptir. Böyle bir savaşta giderek gerila güçlenecek ve aşama aşama düzenli orduya geçiş yaparak bir halk ayaklanması eş güdümüyle düzenli orduyu mağlup edecektir.  Bu halk savaşı strateji üç aşamalıdır. Stratejik Savunma; Stratejik Denge; Stratejik Saldırı. Stratejik saldırı zafer aşamasıdır. Bu durum Murat Yetkin`e de duyurulur! Ne var ki, Kuzey Kürdistan`da gerila savaşı hala stratejik savunmadadır. Zaman zamnan denge durumu aşamasına yönelse de, bu stratejik savunmayı nesnel olarak aşamamıştır. Bu durumun bir çok nesnel ve öznel nedeni vardır. Bunu burada ışlemeyeceğiz.
Peki gerila mücadelesi yenilemz mi? Kesinlikle değildir. Gerila savaşı, eğer halktan destek almazsa ( her bakımdan; insan malzemesi, lojitik destek, ekonomik destek vd...) ve halktan koparsa yenilir. Aksi taktirde hiçbir düzenli ordu gerila savaşı karşısında zafer kazanamaz. Geriletebilir, darbe vurabilir ama yok edemez. PKK ve onun gerilasıda bu kuralla dahildir. Hele amaç bir ulusal kurtuluşsa, bu durum daha da yenilmezlik getirir.  Geriletebilir, darbe vurabilir ama yok edemez. PKK ve onun gerilasıda bu kuralla dahildir. Yoksa ordunun başarısızlığı, politikaya bulaşmış olmasından değildir. Gerila mücadelesinin haklılığından, halkın güçlü desteğinden, gerila mücadelesinin taktik ve stratejisindendir.
Bu durumda, gerila neden orduyu yenemiyor? Ordunun kalabalık ve üstün tekniğe sahip olması elbette önemli bir etkendir. Ama en önemlisi, Ulusal Devrimci Hareket`in önemli oranda dış destekten yoksun olmasıdır; uluslararası konjüktürel durum ile Kürdistan`ın jeopolitik ve jeostratejik konumudur. Uluslararası ve bölgesel güçler bağımsız demokratik bir Kürdistan istemiyor. Bu kuşatılmışlık altında Kürdistan ulusal güçleri bocalıyor veya buna hazır değildirler. Mesela, ulsulararası ve bölgesel durumdan dolayı Güney Kürdistan politik temsilcileri PKK önderliğindeki mücadeleyi aktif destekleyemiyor. Hatta yer yer Güneyli Kürtler T.C saflarında çatışmaya zorlanıyor ve çatıştırılıyor. Uluslararası güçler, gerila mücadelesi karşısında T.C`yi destekliyor. Buna karşılık Kuzey Kürdistan güçleri böyle bir destekte yoksundur ve bu önemli bir durumdur. En önemlisi, Kuzey Kürdistan denizaşırı bir sömürge değildir. Sömürge olmasın ötesinde ilhak edilmiştir. Yani T.C, bu Kuzey Kürdistan topraklarını kendi topraklarına katmış ve Kürtleri de Türklüğün hammadesi olarak  kabul etmiştir. Bu topraklar üzerinde yaşayan insanlara asimle dayatmış ve bundan azımsanmayacak bir başarı sağlamıştır.  Gerek iki toplumun aynı dinden olması ve gerekse Kürdistan`ı Osmanlıdan devralan T.C nin ulusal direnişleri kanla ve katliamla bastırması ve bu hareketlerin ülkenin her tarafına yayılmasının engellenmesi; aşiretçi ilişki ve bölünmüşlüklerin ulusal bilincin gelişmesini barikatlaması ile T.C nin yoğun inkar ve asimle politikası Kuzey Kürtler`inin özelikle Türklere sınır bölgelerinde artık sömürgeci taahaküme bir “rıza” oluşturmuştur. Aslında Kuzey Kürdistan`in önemli bir bölümünde bu durum yaratılmıştır.
Yoksa, yaklaşık otuz altı yıldır süren bir ulusal kurtuluş mücadelesine rağmen hala sömürgeci partilere Kürtlerin önemli bir kesimi oy veriyor ve özgürlük mücadelesini desteklemiyor olmasının başka bir açıklaması olamaz. Yine savaşta, asker  / gerila ölümlerine rağmen; Kürt aileler çocuklarını askere gönderiyorsa bunun arkaplanında sadece ekonomik nedenler yatmıyor; bu ailelerce T.C düşman görünmüyor. Yüzyılların yaratığı bir durum. Buna karşılık, Kuzey Kürdistan`ın ezici çoğunluğunda, T.C nin etkinliği ve inisiyatifi kalmamıştır. Ama Türkiye`nin diğer coğrafyasında, halk hala bu savaşı; bir ulusal savunma savaşı olarak görüyor. Bu durumlar, orduya hem insan malzemesi veriyor ve hem de ekonomik ve moral güç sağlıyor. Tabi savaşın uzamasını da... Bu durumlar değişmedikçe, gerilanın orduyu ülkesinde söküp atması zor bir durumdur.
Ordu, sadece insan gücü ve teknik üstünlüğünden mağlup edilemiyor değildir. Bu sosyolojik, coğrafik durum; rıza ve Türkiye demokratik muhalefetinin çok cılız olmasındandır. Gerilanın orduyu ülkesinden söküp atamamasının da önemli nedenlerindir. Pat durumunun aşılamamasının en önemli faktörleri; uluslararası ve bölgesel durum; Kürtlerin “rıza” ve Türkiye devrimci muhalefetinin güçsüzlüğü; Türkiye halkının önemli bir kesiminin Kürt ulusal sorununa sömürgeci gözlükle  bakması ve bu sömürgeci savaşı ulusal savunma olarak algılanmasıdır,
Gerila mücadelesi, halktan destek aldıkça dünyanın en güçlü ordusu onu yenemez ve onun karşısında acze düşer. Dünyada bunun örnekleri çoktur. Vietman, gerila mücadelesini farklı dönemlerde üç emperyalist güce karşı verdi. ABD hala Vietnam sendrumunda kurtulamadan Afganistan sendrumu başladı. Buna Irak`ı da eklersem yanlış yapmış olmam. Ayrıca, mevcut durumda özgürlük hareketinin strateji değiştirmesi; yani amaç ve hedeflerini değiştirmesi; sömürgeci orduyu ülkeden söküp atmasını da öngörmüyor. Demokratik ulusal taleplerin asgari ölçüde kabulu; özerklik statüsünü öngörüyor. Bu da sınırlara dokunulmadan varolan devlet sınırları içinde bir çözüm istemektir. Ki, bu sıradan demokratik kültürel veya  burjuva taleplerdir.Şu anda gerilla mücadelesi, demokratik özerklik taleplerinin kabulu ile sınırlı bir savaş yürütüyor. 
Sonuç: Yaşasın Halk Savaşının Zaferi !

hamitbaldemir@hotmail.com
  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (7 Yazılmış)

  • Gönderen a.settar yaman , 05 Aralık, 2010 15:16:11
    h.baldemır arkadaşımızı gıyabında eyı tanırım.makalsındekı kürt üzgürlük hareketının eksıklerını ve elştırilerını şüpesız ünemsıyorum,ayrıca çok olumlu değerlendirmelerınede katılıyorum.katılmadığım bir şey,üzgürlük hareketının geldiği düzeyde,taleplerınde çok dar ve ana amaçtan sapma olduğunu belırlemış.hanı eskı bir deyım vardı*somut koşula güre somut tahlıl*sanırım h.baldemır arkadaşımız soğuk savaş dünemının demode olmuş kılasık lenınıs ürgütleme anlayış ve ruhunda takılı kaldığını belırtmek isterım.çağımız soğuk savaş dünemını ve hata lenınıns ürgütleme biçimını aşmış, toplumsal,sınıfsal mücadelelere artık cevap olamıyacağını tüm devrım sanatı ile ilgilenen her kes tarafından kabul gürülmektedır.21.y.yıl bilgi,iletışım ve teknolojı çağı ise mücadelemızın biçimide bu çağın ruhuna uygun olarak kendisini değişip dünüştürmelıdır.işte kürt üzgürlük hareketının(demokratık cumhuriyet,demokratık ekolojı toplumuna varış,demokratık üzerlıkve demokratık konfedaralız)günümüzün koşularına güre*somut koşulun somut tahlıl*teorık ve pıratık sonuçlarına varmıştır.h.baldemır arkadaşımız soğuk savaş ruhunu aşıp biraz bilgi çağının koşuluna uygun olarak kendinde değişim ve dünüşümü yaratırsa sanırım bu eksik yormunu dahada olumlu ve güçlü analızlere vesıle olur diye düşünüyorum.sevgiler selamlar.mersın
  • Gönderen zagros feraşin , 28 Ağustos, 2010 15:07:52
    aslında PKK yi bitirirlermi bitirmezlermi söylentileri çokça çağdaş insanların pek önem vermediği laçkalaşmış ve eskimiş bozulmıuş bir söylentiden iabarettir günümüzde hala bu tür değersiz konuşmaları yapmak yerine PKK ninmuhatap olduğunu taleplerinin olmasa olmaz olduğunu bu talaeplerin kabulenmesi halinde ülkemizin gelişimi önündeki engelerin kalkacağını halkların bir arda yaşama imkanlarının her geçen gün dahada kuvetleneceğini yazmak ve gerçekliğini görmek daha mantıklı ve namuslu bir duruş sergilemek gerekiyor sorun bitermi bitmezmi meselesi deyildir sorun nasıl bir an önce inkar ve imha mantığndan vaz geçmeleridir ve çözümün ülkemiz için olamzsa olmaz zı dır
  • Gönderen Nuhat Çiçekdağı, 26 Ağustos, 2010 10:31:27
    Sayın Baldemir madalyonun bir yüzüne bakarak değerlendirme yapmaıştır.PKKnin bitirilmesinden ziyade 36 yıldır yürütülen mücadelenin zaferle sonuçlanmamasının sebeplerini irdelemek daha gerçekçi olacağı kanısındayım.Sizin de belirtiğiniz gibi stratejik savunma konumundan öteye gidememesi düşündürücü değilmidir?30 yıldan beri kontrolü gerilim stratejisi yürütülmektedir.Kürd Halkı macelan gemisine bindirilip dolaştırıldıktan sonra aynı limana getirilmesidir.Sayın Baldemir inanın sizi incitmek istemiyorum fakat sormak durumundayım:Madem bu denli savunculuğunu yapıyorsun neden kenarda seyrediyorsun?
  • Gönderen ALİ KARAOĞLAN, 26 Ağustos, 2010 10:31:27
    hocam gerilayı yenmek dediğiniz gibi mümkün değildir zamanın en diktatür genel kurmay başkanı nın türk medyasına ifadesi aynen şu idi gelin kandilde cudide 24 saat siz kalın demişti bu bir itiraftır saygılar iyi çalışmalar
  • Gönderen SERDEST, 22 Ağustos, 2010 20:06:54
    NAMUSLU OLMANIN TEMEL ÖLÇÜTÜ DOĞRULARI SÖYLEMEKTİR... Temel doğruları dile getirmeyen örgütsel ideolojik doktirin perspektifinde olaylara bakıp değerlendirme yapanların analizleri ya yanlı olmuş veyahut doğru sonuç vermemiştir. Özgür birey olarak yaplan bağımsız değerlendirmelerle elde edilen tespit ve tanımlamalar sürekli daha isabetli olmuş ve gerçeğe daha yakınlık arzetmiştir Sayın baldemirin yukardaki makalesi içerik olarak değerlendirildiğinde politikleşmiş askeri savaş stratejisine uygun bilimsel verilerle dolu olduğu açık ve net olarak anlaşılmaktadır. Grilanın Askeri savaşıyla ilgili tespitlerine katılıyor ve önemsiyorum. Ancak yığınsallaşmış bir gerila hareketinde ajan ve pravaktörlerin. ergenekon örgütüne bağlı olabilecek insanların varlığında bahs etmemesi eksik ve yanlış olduğu kanısındayım. KÜRDİSTANDA YAPILAN BİRTAKIM EYLEMLERİN pkk tarzı eylemler olmadığını bilen biri olarak bunları açıklamaması büyük bir talihsizlik örneği olduğunu düşünmekteyim GERÇEKÇİ BİR YAZAR BİR HAREKETİN OLUMLULUKLARINI SIRALADIĞI ZAMAN YETMEZLİKLRİNİ VE YANLIŞLIKLARININDA DİLE GETİRMELİDİR. Sayın baldemir soruyorum aktütün reşadiye. hatay dörtyol. son olarak batmanda öldürülen 4 kürt yurseverin imhası kimin tarzıdır lütfen cevap verirmisin.
  • Gönderen halise candan, 19 Ağustos, 2010 15:23:25
    Bu haber ismarlama. Genekurmayin pkk ya gøzyummasini kamufle etmek icin yazilmis bir haber. Gøzgøre gøre karakol bastirirsaniz pkk de kendine propoganda yapar. Polis pkk ile askerden daha iyi mucadele ediyor. sehir eylemleri kirsaldaki kadar tutmuyor. aslinda sehir daha karisik ve zor. tam tersi olmasi lazim. ordu pkk yi istedigi zaman kullaniyor hukumeti zora sokmak icin. danisikli døvus devam edip gidiyor.
  • Gönderen Burakkk, 03 Ağustos, 2010 19:53:07
    peki paşaların heronları düşürme konuşmalarına ne diyeceksin! ya da dağlıca gibi büyük baskınların daha önce bilinmesine rağmen bi önlem 'alınamamasına' bu ülkenin içindeki adamlardır PKK!
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.