E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Hitler en nazik yerinden vurulmuÅŸ
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Yeşili ihbar edenin ses kaydı bulundu
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
Çok Yorumlananlar
Fakat Ziya Gökalp Kürtler tarafından yeterince araÅŸtırılmış veya bilinen bir düÅŸünür deÄŸildir. Bunun asıl sebebi, Gökalp’in Kürtlere dair bilimsel çaliÅŸmalarının veya düÅŸüncelerinin olmamasından kaynaklanmıyor. Aksine Gökalp Kürtler hakkında yeterince inceleme ve araÅŸtırma yapmıştır.
Ziya Gökalp hakkında ciddi çalışma yürüten araÅŸtırmacıların ortak bazı belirlemeleri ve tespitleri bulunmaktadır. Bunlardan ilki Gökalp’in büyük bir düÅŸünür olduÄŸu tezidir. Bu konuda içte ve dışta bütün araÅŸtırmacılar hemfikirdir. İkincisi, bir düÅŸünür olarak Osmanlı’dan ulus – devlete geçiÅŸ döneminde Cumhuriyet’in temel karekterini belirlediÄŸi tezidir. Her iki tezde günümüzde tartışmasız kabul edilmektedir.
Fakat Ziya Gökalp Kürtler tarafından yeterince araÅŸtırılmış veya bilinen bir düÅŸünür deÄŸildir. Bunun asıl sebebi, Gökalp’in Kürtlere dair bilimsel çaliÅŸmalarının veya düÅŸüncelerinin olmamasından kaynaklanmıyor. Aksine Gökalp Kürtler hakkında yeterince inceleme ve araÅŸtırma yapmıştır. Gökalp’in Kürtlere dair yazdıklarının ÅŸimdiye kadar bilimsel metodlarla incelenmemiÅŸ olması Kürtler’in büyük eksikliÄŸidir. Kürtler’in bu konuya yeterince eÄŸilmemelerinin önemli bir gerekçesi, kuÅŸkusuz Gökalp’ın Kürt kimliÄŸini inkar edip türk milliyetçiliÄŸinin temellerini atmasından kaynaklanıyor, ki bu tartışmaya açık bir konudur. Gökalp’in bu konudaki düsüncelerini bir bütün olarak araÅŸtırmadan bunun nedenini anlamak zor olacaktır diye düÅŸünüyorum. Mesela 25.12.1922 tarihli ‘millet nedir’? adlı makalesi ayrıntılı incelendiÄŸinde bu konuya net bir açıklama getirildiÄŸi görülür. Gökalp için önemli olan ÅŸey, soyunun nereden geldiÄŸi ve hangi kanı taşıdığı meselesi deÄŸildir. Aksine önemli olan ÅŸeyin his, duygu, eÄŸitim, dil ve kültür olduÄŸudur. Milli kimliÄŸi belirleyen öÄŸelerin de bunlar olduÄŸunu dile getirir. Gökalp’in bu fikirleri daha önce ele aldığımız Fransız düÅŸünür Ernest Renan’dan gelmektedir. Yani Gökalp’ın millet ve milliyetçilik gibi düsünceleri Renan’in subjektif millet anlayışına dayanır.
Gökalp meselesi Kürtler arasında bir tabudur. Fakat bilimde tabu olmaz, aksine bilim tabuların ortadan kalkması icin mücadele eder. Teorik olarak Kemalizm’in ‘altı okunu’ ve Türk devletinin osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiÅŸ döneminde temellerini atan bir kiÅŸinin mutlaka Kürtlere iliÅŸkin yazdıkları önemli olsa gerek. Bu sebepten dolayı da bilimsel dünyamızda var olan bu tabunun son buması gerekir diye düÅŸünüyorum.
Gökalp üzerine ÅŸu ana kadar hem Türk hemde yabancı araÅŸtırmacılar tarafından bir çok araÅŸtırma ve inceleme yapıldı. Fakat Kürtler tarafından, bildiÄŸim kadarıyla, kayda deÄŸer, ciddi bilimsel metodlarla yazılmış doÄŸru dürüst bir eser bulunmamaktadır.
Rohat Alakom’un ‘Ziya Gökalp’in Büyük Çilesi: Kürtler’ adlı kitabı (Fırat Yayınları, 1992) bir istisnadır. Bir çok yönüyle iyi hazırlanmiÅŸ bir çalışma olmasına raÄŸmen, arzu edilen düzeyde bilimsel klasik bir eser deÄŸildir. Naci Kutlay’ın ‘Ittihat Terakki ve Kürtler’ eserinde (Fırat Yayınlar, 1991) Ziya Gökalp konusu ele alınır, fakat konunun dışına çıkmamak için ister istemez Gökalp’a fazla bir yer ayrılmaz. Zaten kitabın konusu da direk Ziya Göaklp deÄŸildir. Dolayısıyla sadece sınırlı olarak ele alınıp iÅŸlenmiÅŸtir.
Fakat asıl önemli olan ÅŸey, Gökalp üzerine yazılanlar deÄŸil, aksine kendisinin Kürtlere dair doÄŸrudan yazdıklarıdır. Gökalp’in bu konuda kaleme aldığı araÅŸtırma, inceleme ve makaleler vardır.
Gökalp’in Kürtlere iliÅŸkin yazdığı en önemli eser ‘Kürt AÅŸiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler” baÅŸlıklı eserdir. (Sosyal Yayınlar,1992). Bu eser her ne kadar devlet tarafından sipariÅŸ edilerek yazılmış olsa da, Kürtler’in toplumsal yapısını ele alıp inceleyen en önemli eserlerden biri olma özelliÄŸini halen koruyor. Fakat bu, Gökalp’in ölümüyle birlikte (1924) yarıda kalan bir calışmadır, devamı getirilmemiÅŸtir. Burada hemen belirtmek gerekir ki, araÅŸtırmanın yapılmasını isteyen dönemin devlet bakanı Rıza Nur’dur.
Rıza Nur’un böyle bir araÅŸtırma yaptırmasının önemli iki gerekçesi vardır. Birincisi, Kürtler’in toplumsal yapısını iyi analiz ettirip bilgi sahibi olmak istemiÅŸtir, ki daha sonra bunu Kürtlere karşı kullanabilsin diye. Yani devlete karşı ulusal bir baÅŸkaldırı durumunda bu bilgilerden yararlanmak istemiÅŸtir. Ikinci olarak ise, Kürtlerin ‘aslen Türk olduÄŸunu kanıtlamak’ istemesidir. GörüldüÄŸü gibi arka planda devletin Kürtlere karşı ciddi bir stratejik planı bulunmaktadır. Bu stratejik plan, sonradan oluÅŸturulan ırkçı teorilerin (mesela GüneÅŸ Dil Teorisi ve Türk Tarih Tezi gibi) ve Kürtlere karşı geliÅŸtirilen sistematik asimilasyon politikasının temelini oluÅŸturmuÅŸtur.
Fakat devletin bu stratejik planına raÄŸmen, Gökalp bu araÅŸtırmasıyla Kürtlere iyi bir hediye bırakmıştır. Her ne kadar kendisi de bu plana ortak olmuÅŸsada, sonuçta elimizde Kürtlerin aÅŸiretsel yapısına ve toplumsal örgütlenmesine dair ciddi bir kaynak bulunmaktadır. Bu eser iyi incelendiÄŸinde, Gökalp’in bu araÅŸtırmayı bir sosyolog gözüyle ve bilimsel yöntemlerle yürüttügü hemen anlaşılır.
Zaten ne bu çalışmasında ne de diÄŸer makalelerinde Gökalp Kürtleri hiç bir ÅŸekilde inkar etmez, aksine bazı yazılarında ayrı bir halk ve ulus olarak yüceltir. Devletin Kürtlere karşı inkar politikası Gökalp’in ölümünden sonra baÅŸlamıştır. YaÅŸamış olsaydı bu inkara karşı nasıl bir tavır göstereceÄŸi merak konusudur.
Gökalp’in belirtilen çalışması sadece Diyarbakır bölgesinde gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir, yani sınırlı bir çalışmadır. Bu çalışmada Diyarbakır ve çevresinde bulunan Kürt aÅŸiretlerin sosyal, kültürel ve toplumsal yapıları ele alınıp incelenmiÅŸtir. Ayrıca Kürtler’in kendi aralarında konuÅŸtukları dil ve lehçelere dair de ayrıntılı bilgi sunar.
Gökalp bu araÅŸtırmasında Kürtleri beÅŸ kavme ayırır:
a) Kurmanc (Kirmanc)
b) Zaza
c) Soran
d) Güran (Goran)
e) Lur
Gökalp özellikle Zaza ve Loran dillerinin birbirlerine benzerliklerinden bahseder, fakat bu dilleri konuÅŸanların kendi aralarında birbirlerini analayıp anlamadıklarını halen yeterince araÅŸtıramadığını belirtir. AÅŸiretler arasında konuÅŸulan ‘Bahtiyari’ ve ‘Kalhur’ dillerinden Bahtiyari’nin Lurcaya, Kalhur dilinin ise Sorancaya ait olduÄŸunu belirtir. Fakat bunun yerterince araÅŸtırılamadığını da belirtir. Gökalp sonuç olarak Kürtlerin ‘dört dil’ konuÅŸtuÄŸunu iddia eder: Kurmanc, Zaza, Soran ve Lur.
Gökalp’a göre bu dilleri konuÅŸanlar birbirlerini anlamazlar. Bu dillerdeki kelimelerin genellikle farklı olduÄŸunu iddia eder. Bu dillerin bir dilin farklı lehçeleri olmadığını, aksine kendi başına farklı diller oldugunu belirtir ve bu dillerden herbirinin kendi içinde farklı lehçelere sahip olduÄŸunu iddia eder.
Fakat bu dört dilin birbirinden tamamen farklı ve yabancı olmadığını da belirtir. Yani bu dillerin birbirine akraba olduÄŸunu iddia eder. Ve bu dillerde ünlü eserler ve ÅŸiirler yazılmış olduÄŸunu da belirtir. Mesala Goran dilinde yazılmış Mevlana Halit’in ÅŸiirlerinden, Soran dilinden Rıza-yı Talabani’nin ÅŸiirlerinden, Zaza dilinde basılmış olan Hassi Efendi’nin Tevellüdname’si ve Kurmanc dilinden Molla-yı Ceziri’nin Divan’ının, Exmede Xani’nin Mem ü Zin ve Ehmed-i Bate’nin ÅŸiirlerinden ayrtıntılı olarak bahseder.
Gökalp, bu dilleri konuÅŸanların kendilerini nasıl tanımladıklarını da ayrıntılı olarak ele alır ve inceler. Gökalp’a göre Kurmaclar kendilerine “Kürt” adını vermezler, aksine kendilerini ‘Kurmanc’ olarak tanımlarlar. Kurmacların Zazalara ‘Dımıli’ söylediklerini belirtir. Kurmanclar Soranlara “Soran” adını verirler. Kurmaclar kendi konuÅŸtukları dile de “Kurmanci” derler.
Zazalar kendilerini ‘Kırd’ olarak ve Kurmancları da ‘Kirdas’ ve kunuÅŸtukları dile de ‘Kirdasi’ ÅŸeklinde tanımlarlar.
Türklerin ise ‘Kürt’ adını sadece Kurmanclar için kullandığını belirtir. Dımıli olanlara ‘Zaza’ adının Türkler tarafindan verildiÄŸini söyler. Ne Kurmancların ne de Dımıli’lerin kendi aralarında ‘Zaza’ adını kullanmadıklarını ek olarak belirtir.
Gökalp’a göre Kürtlerin en büyük çoÄŸunluÄŸunu Kurmanclar oluÅŸturur. Soran ve Goran’ların genellikle Musul vilayetinde bulunduklarını ve Lur Kürtlerinin de Iran sınırları içinde yaÅŸadıklarını belirtir. Soranilerden sadece ‘Åžeyhbızıni’ grubunun her tarafa dağıldığını ve özellikle Diyarbakır, Trabzon, Ankara bölgelerinde yaÅŸadıklarını iddia eder.
Gökalp Soranların ve Kurmacların bir bölümünün yerleÅŸik, bir bölümünün ise göçebe olduÄŸunu belirtir. Buna karşı Zazaların sadece ‘Zikde Göçerlerinin’ göçebe hayatı yaÅŸadığını iddia eder. Ayrıca bu grupların kendi aralarındaki elbise, giyim, kuÅŸam ve adetlerinde de farklılıklar olduÄŸunu ileri sürer.
Gökalp’a göre Zazalar baÅŸka dilleri çok çabuk öÄŸrenirler. Buna karşı Kurmanclar baÅŸka bir dili geç ve zor öÄŸrenirler. Fakat Zazaların halk edebıyatının fakir, Kurmancların ise çok zengin olduÄŸunu söyler. Gökalp Zazaların yabancı dilleri çabuk öÄŸrenmelerini ‘milli kültürün’, yani milli harsın zayıf olmasına baÄŸlar. Aksine Kurmancların baÅŸka dilleri çabuk öÄŸrenememelerinin ‘milli kültürün’ çok güçlü ve kuvvetli olmasına baÄŸlar.
Sebahattin TopçuoÄŸlu
Yorum Yaz
Yorumlar (3 Yazılmış)
-
Gönderen Murat Bircan, 27 Aralık, 2007 00:25:17farqini arkadas zaten yazinin kendisine agir geldigini belirtmekle durumu acikliyor. Ha bu arada Ziya Gokalp Kurttur. Tabii Ataturk, Mimar Sinan, Barbaros Hayrettin Pasa v.d. nin akibetine ugramazssa sayet
-
Gönderen Qirik, 06 Mayıs, 2007 14:08:47Aslinda güzel bir calisma ilgiylede okuyordum. ta ki farqini adli kisinin yorumunu okuyana kadar. farqini arkadas, yazdiklarinin türk milliyetcilerinin yazdiklarina ne kadar benzediginin farkinda misin?? unuttuysan hatirlatayim. kürtcenin aslinda türkcenin bir lehcesi oldugunu savunuyorlardi. bölünme kabuslariyla hepimiz türküz naralari atiyorlardi. ben yazdigin düsüncelerle arasinda fazla bir fark göremedim. ben dil uzmani degilim. ama bu dillerin birbirinden farkli yapida olduklarini görebiliyorum. Tabii bunun kesinlesmesi icin dil uzmanlari tarafindan bilimsel calisma yapilmasi gerektigini düsünüyorum.
-
Gönderen farqini, 26 Nisan, 2007 22:09:25Selam. yazilarinizi dikkatle okumaktayim, evet güzel arastirmalar. Milliyetcilik ve türk milliyetciligi arastirmaci bir bakis ile (her ne kadar bana agir geldiyse bile belli bir emek harcanarak hazirlanmis calismalar ) yazmistiniz. Kutluyorum. Ama bu yazinizda Ziya Gökalp in hakindaki yazdiklarinizi pek anlayamadim. Adamin simdiye kadar Kurdlükle alakali bu sizin yazdiginiz yazinizdan baska yazisina rastlamadim. Kurdlükle alakasi olmayan biridir diye biliyor(d)um. Sadece Turanizm ile ilgili siir ve yazilarini biliyorum. Yazinizda diyorsunuz ki "Fakat Ziya Gökalp Kürtler tarafından yeterince araÅŸtırılmış veya bilinen bir düşünür deÄŸildir. Bunun asıl sebebi, Gökalp’in Kürtlere dair bilimsel çaliÅŸmalarının veya düşüncelerinin olmamasından kaynaklanmıyor. Aksine Gökalp Kürtler hakkında yeterince inceleme ve araÅŸtırma yapmıştır" diyorsunuz. Simdi siz Ziya Gökalp in hangi yörede kimler hangi lehcelerle konusuyoru arastirma olarak göstermek istiyorsaniz ben bu arastirmasina Kurdler ayri ayri lehcelerdir diye algiliyor ve bunu bizi parcalamak icin yapilan bir calisma olarak kabul ediyor ve anlam veremiyorum. Gerci bu lehcelerin birbirine akraba olduklarini belirtiyormusu da beliyrtiyorsunuz ama kafalarda celiski yaratmis bir tespit. Bunu hangi yörede hangi lehceleri konusuyoru bilen rahmetli babamin nenesi bile inanin daha güzel siirsel olarak anlatiyordu. Avrupada Kurdler hakkinda avrupada bir toplanti yapilacak. Toplantiya gidenler arasinda bizi destekler gibi gözüken cok degerli abilerimizde katiliyorlar. Toplanti baslamadan bir öneri "Kurmanclar, Zazalar;Yezidiler. Aleviler" diye ayri ayri kendilerini ifade etsinler diye öneri yapiliyor. Ilk bakista mükemmel diyorsun herkes kendisini ifade edecek ama sonradan farkediyorsun ki seni aslinda zayif göstermek icin yapilmis bir öneri. Ziya efendinin de yapmis oldugu arastirma aslinda budur. Kurdler ayri ayri lehceler konusan ve hic bir zaman bir olmayacak Halktirlar. Halbuki öyle degil Kurdler okul dili olmayincaya kadar lehceler olacak ve birbirlerini anlamaktan zorluk cekecekler. Selam ve Saygilarimla



Güncel