E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Dünya insanlığın en anlamlı günlerinden biri olan 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyor, yaşamını barışa adayan bütün seçkin insanları saygıyla anıyoruz.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde ayrıca dünyanın her yerinde barışı yaratmaya çalışan barış yanlısı herkesi yürekten selamlıyoruz.
Ve dünyanın her yerinde barışı değil savaşı gerekli kılan olumsuz koşulların ortadan kaldırılmasını talep ediyor; herkesi haksızlığa, baskılara, eşitsizliğe, ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.
Farklı olan herkesin kendini özgürce ifade edebileceği, kimsenin etnik kökeni, dili, dini, mezhebi, siyasal düşüncesi, cinsel tercihi, vd. nedeniyle dışlanmadığı ve baskı altına alınmadığı, farklılıkların barış içinde birarada yaşadığı özgür ve demokratik bir dünya talep ediyoruz.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barışa yaşamsal ihtiyacı olan Türkiye’nin barışı tartışacağına, pek de anlamı olmayan referandum tartışmalarında boğulmasından duyduğumuz kaygıyı da ifade etmek istiyoruz.
Bu nedenle ABM olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, PKK’nin 13 Ağustos’ta ilan ettiği ‚eylemsizlik‘ kararını değerlendirmeye çağırıyoruz.
Bunun kalıcı bir barış için önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Daha fazla gecikmeden de değerlendirilmesi çağrısını yapıyoruz.
‚Eylemsizlik‘ kararına rağmen sürdürülen operasyonların barış umutlarını kıracağını ve çatışma riskini arttıracağını geçmiş deneyimlerden biliyor ve bundan ciddi kaygı duyuyoruz.
Bu nedenle herşeyden önce askeri operasyonlara son verilmesinin ve çift taraflı ateşkesin sağlanmasının önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.
Askeri operasyonların sorunu çözmek bir yana daha da derinleştirdiği gerçeği ortadadır. AKP Hükümeti üstlendiği siyasal sorumluluğun gereğini yerine getirmeli ve kalıcı barış için yaratılan bu fırsatın da heba edilmesine izin vermemelidir.
Hükümet silahların susması için harekete geçmeli, kalıcı bir barış için gerekli olan adımların atılmasını geciktirmemelidir.
Hükümetin daha fazla vakit geçirmeden Kürt halkının demokratik iradesini gasp eden yüksek seçim barajını kaldırması, uzun süredir tutuklu bulunan Kürt siyasetçilerinin serbest bırakılması için gerekli düzenlemeleri hayata geçirmesi ve demokratik bir anayasa girişimlerini başlatması gerekmektedir.
PKK’ye de bütün zorluklarına rağmen ‘eylemsizlik’ kararını sürdürmesi çağrısını yapıyoruz.
PKK, kamuoyunda yükselen barışçıl çözüm umutlarını gözetmeli, demokrasi dinamiklerinin çabalarını ‘eylemsizlikle’ desteklemeye devam etmelidir.
Askeri operasyonların durması ile ‘eylemsizlik’ kararının uzatılması barışçıl çözüm sürecinin önünü açacaktır.
Bu nedenle demokrasi dinamiklerinin de askeri operasyonların derhal durdurulması için daha aktif çaba içinde olmaları gerekmektedir.
Bu tarihsel süreçte başta sivil toplum örgütleri olmak üzere barıştan, özgürlükten ve adaletten yana olan herkesi de sesini yükseltmeye, savaşa karşı barışı yüceltmeye çağırıyoruz…
Avrupa Barış Meclisi
1 Eylül 2010
www.barismeclisi.com



