E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- 9 HPG’linin cenazesi Şemdinli'ye getirildi
- Bezele karakoluna eylemin ayrıntıları belli oldu
- Ey Türk, biraz ürk/Ahmet HAKAN
- Kayıp 2 askerin cesedi bulundu
- Bezele karakoluna HPG’den baskın, çatışma sürüyor
- Bu savaşa hayır diyelim/YILDIRIM TÜRKER
- HPG: Kayıp 2 asker elimizde değil
- Yeni bir dil lazım/Can Dündar
- Bir savaş kaç yıl sürer?/İSMET BERKAN
- DTP Kürt milletvekillerine çağrı yapacak
KKK, Türk ordusunun Kürdistan’da yüzbinlerce askerle operasyonlarını sürdürdüğü, zehirleme saldırısını gizlemek amacıyla Öcalan üzerindeki tecridi yoğunlaştırdığı bir süreçte, “Halkımızın ve Hareketimiz’in yeni cumhurbaşkanından hiçbir beklentisi olamaz” dedi.
Türk ordusunun Kürdistan’da yüzbinlerce askerle operasyon yaptığını ama buna rağmen sonuç alamadığını ve ağır kayıplar verdiğini belirten Koma Komalên Kurdistan (KKK) Yürütme Konseyi Başkanlığı, Kürt halkı açısından yeni cumhurbaşkanı kim olursa olsun, Kürt halkının özgür iradesine saygı göstermedikçe bir anlamı olmadığını söyledi. ‘’Halkımızın ve Hareketimiz’in yeni cumhurbaşkanından hiçbir beklentisi olamaz” diyen KKK, yeni cumhurbaşkanının 18 Mayıs’a kadar varolan süreyi, demokratik çözüm yönünde değerlendirme şansına sahip olduğunu, aksi halde, bugüne kadar ki cumhurbaşkanlarından hiçbir farkı kalmayacağını kaydetti.
KKK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Kürdistan Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık sorunları, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı tartışmalar, Türk ordusunun aralıksız devam eden operasyonlarını değerlendirdi. KKK, Öcalan’ın durumuna ilişkin şunları söyledi: ‘’Türk devleti KKK Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik olarak yaptığı zehirlenme saldırısı bilimsel verileriyle ispat edilmesi ve halkımızın ve Hareketimiz’in tüm çağrıları karşısında İmralı’yı bağımsız doktorlar heyetine açma ve Önder Apo’yu tedavi etme yerine, üç haftadan bu yana Önderliğimizi avukatları ve ailesiyle görüştürmeyerek, zehirleme saldırısı ve sonuçlarını gizlemek için ağır tecridini sürdürmektedir. Zehirleme saldırısından sonra devreye sokulan bu tecrit uygulaması, Türk devletinin Önderliğimiz, halkımız ve Hareketimiz üzerindeki imha konseptini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak tarzda açığa çıkarmış bulunmaktadır. Kürdistan halkı bu gerçekliği görerek, bu temelde duyarlılığını ve eylemliliğini arttırmalıdır.
Türk özel savaş rejimi ömrünü doldurmuş, çürümüş tüm sistemler gibi geleceğe ilişkin umutlarını yitirmiş, ömrünü uzatmak için ise çareyi ise ortaya çıkan tüm canlı dinamikleri şiddet yöntemiyle bastırmada görmektedir. Türk Genelkurmayı’nın açıklamaları bunu bir strateji olarak yürüttüklerini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu temelde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı zehirlemiş, gerilla güçlerimize karşı imha operasyonlarını sürdürmekte ve demokratik-yurtsever kurumları etkisizleştirip tasfiye etmek için yoğun tutuklamalara yönelmektedir. İlan ettiğimiz ateşkese rağmen, yürütülen bu operasyonlarda yaşanan ağır can kayıplarından Türk devletinin siyasi ve askeri karar mekanizmasında yer alan güçler olarak AKP Hükümeti ve Türk ordusu sorumludur.’’
Türk ordusu ağır kayıplar veriyor
Türk ordusunun en ileri askeri teknikleri kullanmasına rağmen gerilla güçleri karşısında ağır kayıplar verdiğini belirten KKK, şunları belirtti: ‘’Türk ordusu Kuzey Kürdistan’da en ileri askeri teknik kullanmasına ve yarım milyonu bulan askeri gücünü harekete geçirmesine rağmen, HPG gerillalarından gerekli cevabı almakta ve ağır kayıp vermeye devam etmektedir. Bu gerçekliği örtbas etmek, Kürdistani olan ne varsa onları tasfiye etmek için Güney Kürdistan’a girme hazırlıklarını yoğun bir biçimde sürdürmektedir. Bu çerçevede sınıra yaptığı yığınakların yanısıra, son olarak İran devletiyle işbirliği halinde sayıları 500-800 civarında özel birliklerden oluşan bir askeri gücünü de İran devlet topraklarına geçirmiş ve şu anda sınırda konuşlandırılmış bulunmaktadırlar. Her iki devletin ortaklaşa Özgürlük Hareketi’ne saldırı adı altında anti-Kürt ittifakı çerçevesinde Güney Kürdistan’a müdahale etmek istediği, bu işbirliğinden anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, Türk Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, sanki Güney Kürdistan’a girmeyi yaptığı basın açıklamasında hiç telafuz etmemiş, Güney Kürdistan’daki kazanımlara ilişkin tepkilerini hiç açıklamamış gibi, son açıklamalarında Güney Kürdistan’a yönelik saldırı hedeflerini gizleyerek ‘sadece PKK’ye yönelik’ demek suretiyle, klasik Kürt birliğini parçalama oyununu sergilemeye çalışmaktadır. Bu bir şaşırtma yöntemi olarak daha çok Güney Kürdistanlı halkımızı ve siyasi güçlerine yönelik olarak geliştirilen bir oyundur. Bu oyunun ve Türk-İran askeri işbirliğinin Kürt halkı ve siyasi güçleri tarafından görüleceği ve Kuzey-Güney birliğini her alanda daha fazla geliştirip güçlendirerek cevap vereceği açıktır.’’
Beklentimiz yok
Cumhurbaşkanlığı seçimleri etrafından yapılan tartışmaları da değerlendiren KKK, AKP’nin kendi adayını belirlediğini hatırlatarak, ‘’Kürt halkı açısından yeni cumhurbaşkanı kim olursa olsun, Kürt sorunun demokratik çözümü, Kürt halkının özgür iradesine saygı göstermesi halinde bir anlamı vardır. Bunun dışında inkar-imhacı sistemin, kendi iç iktidar hesapları ve düzenlenmesinden başka bir anlamı yoktur. Yeni cumhurbaşkanı olacak kişi, 18 Mayıs’a kadar varolan süreyi, demokratik çözüm yönünde değerlendirme şansına sahiptir. Aksi halde, bugüne kadar ki tüm cumhurbaşkanlarından hiçbir farkı kalmaz ve halkımızın gözünde de sömürgeci sistemin bir temsilcisi olarak anılmaktan kendisini kurtaramaz. Bu nedenle de halkımızın ve Hareketimiz’in yeni cumhurbaşkanından hiçbir beklentisi olamaz’’ dedi.
‘Êzidîlere yönelik saldırılara karşı duralım’
KKK, Musul’da Êzidîlere yönelik saldırıları da kınayarak saldırılar karşısında mücadeleye çağırdı: ‘’Irak’ta mezhepsel, dinsel ve ulusal çelişkiler hızından hiçbir şey yitirmeksizin sürdürülmektedir. En son 23 Êzidî dinine mensup insanların katledilmesi de özünde bu çatışmaların bir sonucudur. Êzidî halkına başsağlığı diliyor, başta Ezidi Kürtler olmak üzere tüm dini mezhepleri ve halkları saldırılar karşısında kendisini demokratik konfederalizm esasına göre örgütlemeye, çelişkilerini bu esasa göre çözmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.
Bugüne kadar Irak’ta yaşanan çatışmalar ve en son Êzidî halkına yapılan bu saldırı, milliyetçiliğin halkları hangi düzeyde zehirlediği ve çatışmaları derinleştirdiğinin ulaştığı boyutları ve ulus-devlete dayalı çözümlerin sonuçsuzluğunu bir kez daha ortaya koymuştur.’’
KKK, ‘’Önder Apo’ya yönelik zehirleme saldırısından sonra ağırlaştırılan tecrit, imha operasyonları ve demokratik kurumlara yönelik saldırılar karşısında başta yurtsever Kürdistan gençliği ve kadınları olmak üzere, emekçiler ve tüm halkımız her alanda ve yurtdışında her zamankinden daha fazla birlik ruhu içinde örgütlenmiş olarak, serhıldanlarını yükseltmelidirler. Gün, özgür irademize, geleceğimize ve onurumuza yönelik bu köleleştirme saldırılarını boşa çıkarma ve Önder Apo’nun sağlığını, güvenliğini özgürlüğünü ve Kürt halkının özgür iradesini ortaya koyma günüdür. Herkesi bu temelde üzerine düşen yurtseverlik görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz’’ dedi.
ANF/BEHDİNAN



Güncel