Kürtçe asimilasyon tehdidi altında!

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


 Türkiye’nin Kürt dili üzerindeki asimilasyon politikasının tehlikeli boyutlara ulaştığını söyleyen Kürt dil bilimcileri, Kürtlere anadillerine sahip çıkma çağrısında bulundu.

İsveç’in başkenti Stockholm’de ”Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’da Kürt dilinin durumu” konulu bir seminer düzenlendi. Perkurd tarafından organize edilen ve Solentuna seminere İstanbul Kürt Enstitüsü Başkanı Sami Tan, Kürt Dil Bilimcisi Ahmed Tigris, APEC Sorumlusu Ali Çiftçi, Güney Kürdistan Spîrêz Yayınevi Sorumlusu Mueyed Teyip konuşmacı olarak katıldı.

Modaratörlüğünü Perkurd Yönetim Kurulu Üyesi Robin Rewşen’nin yaptığı seminerde ilk söz alan İstanbul Kürt Estitüsü Başkanı Sami Tan, 1990 yılında Türkiye’de Kürt dilinin yazılı olarak gelişme kaydettiğini ancak konuşmada gerilediğini hatırlatarak, bunda en büyük rolün eğitim sisteminin olduğunu söyledi. Çıkan yasalardan sonra tanınan Kürt dil kurslarının açılış biçimini de eleştiren Tan, ‘’Kursların açılış biçimi yanlıştı. Kapanış biçimide en az açılışı kadar yanlış oldu. Kurslarla bu durum kurtarılamaz, çünkü asimilasyon çok tehlikeli bir boyut kazanmış durumda. Kürt halkı bu durum karşısında bir an önce tedbir almalıdır. Kürt dilini koruma ve geliştirme çalışmaları başlatılmalı. Özellikle siyasi partilere bu konuda büyük görevler düşmekte. Kürt dilinin korunması ve geliştirilmesini bir strateji olarak önlerine koymalılar” diye konuştu.

KURMANCİ ORTAK LEHÇE OLMALI

Daha sonra söz alan Güney Kürdistan Spîrêz Yayınevi Sorumlusu Mueyed Teyip de Kürt dilinde Kurmanci lehçesinin ortak dil olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Güney Kürdistan hükümetinin Kürt dili üzerindeki eğitim politikasına dikkat çeken Teyib, Kurmanci lehçesinin bulunduğu bölgelerde Soranca lehçenin eğitiminin verilmesini doğru bulmadığını dile getirdi.

APEC Yayınevi sorumlusu Ali Çiftçi ise metropollerde ve Avrupa’da bulunan Kürtlerin durumunu değerlendirdi. 1960 ve 70’li yıllara kadar İç Anadolu’da yaşayan Kürtlerin kendi dil ve kültürlerini korumayı başardığına dikkat çeken Çiftçi sözlerine şöyle devam etti: ”70’li yılların ardından Ankara, Konya ve Avrupa’ya göç edildikten sonra asimilasyon hat safhalara çıktı. Artık ortak dil Türkçe oldu ve Kürtlük unutuldu. Bu durum 6 ay ya da en fazla bir yıl içinde gerçekleşti. Aslında bu durum tüm Türkiye Kürtleri için geçerli hale geldi. Genel durumu değerlendirirsek yine İç Anadolu Kürtleri asimilasyona karşı direndi. Geçmişe oranla yaşanan gelişmelerde var. Özellikle yazım dili geliştirildi. Ancak günlük yaşamda yine Türkçe’nin hakim olması tehlike olarak karşımızda duruyor.”

CAMİ OKUL VE KIŞLA ARASINDA SIKIŞAN DİL

Ardından söz alan Kürt Dil Bilimcisi Ahmet Tigris ise Türkiye’nin ikili bir ordu sistemine sahip olduğuna dikkat çekerek, ”Birinci ordu, asker, paşalar ve sistemidir. İkinci ve gizli ordu ise milli eğitim sistemidir” diyerek, okullarda askeri zihniyetin hakim kılındığını söyledi. Türkiye’deki eğitim sisteminin hakların kültür ve dillerini yok etmekte büyük rol oynadığının altını çizen Tigris, devamla şunları söyledi:

”Türkiye’deki sözünü ettiğim gizli ordu sistemi kimsenin çok dikkat etmediği ama aslında en tehlikeli olan milli eğitim sistemidir. Bu durum iyi görülmelidir. Eğitim yolu ile en büyük askeri hizmet veriliyor. Öte yandan internet, tv ve camiler de orduyu tamamlayan diğer büyük sistemler olarak askeri zihniyete hizmet veriyor. Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki okullarda verilen eğitim dili her zaman hakim dildir. Okuma yazma dili her zaman gelişir ancak konuşma dili her zaman yok olmaya mahkumdur. Bu nedenle eğitim dili bir sistemdir. En zayıf ve yok olmaya yüz tutmuş bir dili getirin eğitim dili yapın. O dil en güçlü dili geçer. Bizler ne kadar da çocuklarımıza Kürtçe öğretsek de eğitim dilleri başka diller olunca sonuç yine asimilasyondur. Bu durum bir kaç yıl daha devam ederse Avrupa’da yaşayan çocuklarımız bulundukları ülkelerin dilleriyle kendi tarihlerini yazacak. Bu durum çok büyük bir tehlikedir.”

YENİ NESİL KÜRTÇE KONUŞAMIYOR

Kürt dilinin Türkiye’de birinci nesil nezdinde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Tigris, ”Yeni nesil Kürtçe konuşmuyor. Bu çok acı bir durumdur. Bunun en büyük nedeni ise kendi anadillerinde eğitim alamadıklarıdır. İsveç’te Kürt dili üçünücü nesilde yok olurken, Avrupada ikinci nesilde yok oluyor. Ancak en acı durum Türkiye’de birinci nesilde anadil yok olmakla karşı karşıya kalmıştır. Bu duruma bir an önce çare bulunmalıdır. Kültürümüz, dilimizle gelişir. Eğer bu olmasa varlık nedenide ortadan kalkar. Kürt dilinin ölmesine tek engel olacak sistem ise eğitimdir. Resmi okullarda eğitim dili Kürtçe olmalıdır. Bu durum kurslarla telafi edilemez” diye konuştu.

ANF NEWS AGENCY 
 
 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com