E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
ABD ve Avrupa ülkelerine yaşayan Süryaniler Diyarbekir'de buluştu. Süryaniler'in buluşmasında sevinç ve hüzün bir arada yaşandı.
Daha önce Diyarbekir'de yaşayan ve sonradan gerek baskılar ve gerekse farklı nedenlerle yurt dışına göç etmek zorunda kalan Süryaniler, Diyarbekir'de bir araya geldi. Sabahın erken saatlerinden itibaren heyecanlı bir bekleyişin yaşandığı Diyarbekir Havaalanı önünde yakınlarını bekleyen Süryaniler'in oldukça heyecanlı oldukları gözlendi. Uçaktan inan Diyarbekirli Süryaniler, yıllar sonra geldikleri memleketlerinde gözyaşlarına hakim olamadı. Birbirlerine sarılarak hasret gideren Süryaniler buradan otobüslerle tarihi Meryem Ana Kilisesi'ne geldiler. Daha önce yaşadıkları mahallelerden yürüyerek kiliseye gelen Süryaniler burada yapılacak olan bayram ayinine katıldılar.
Ayin, Horepiskopos Gabriel Akyüz'ün yönetiminde diyakoslar cemaatinin katılımıyla gerçekleşti. Oldukça renkli görüntülerin yaşandığı kilisede ağlayan Süryaniler mum yakıp dua ettiler. Yaklaşık 2 saat süren ayin sonunda açıklama yapan Can Sakarer, 1940 yılında Diyarbekir'de doğduğunu ve Meryem Ana Kilisesi'nde vaftiz olduğunu belirterek, "Bu kilisede vaftiz oldum. 1977 yılında Diyarbekir'den İstanbul'a gittim. Meryem Ana Kilisesi gönüllü heyetinin başındayım. Organizasyon ve kilisenin restorasyonunda nezaret ediyorum. Diyarbekir'e vefa borcumuz var, o borcumuzu ödüyoruz. Diyarbekir'i özledik. Onun için bu cemaati buraya getiriyoruz. Bize yapılan teberruları gönderilen paraları nereye harcadıklarını kendi gözleriyle görmelerini istedik. Elimizden gelirse Diyarbekir'in turizmine katkıda bulunabiliyorsak ne mutlu bize. Diyarbekir'e yaklaşık olarak 200 Süryani geldi. ABD, Avrupa ve istanbul'dan ilk defa gelenler var. İçimizde Diyarbekirli olmayanlarda var. Şu anda Diyarbekir'de 5 Süryani aile yaşıyor.
İçinde bulunduğumuz Lalebey mahallesinin yüzde 80'i Süryaniydi. Balıkçılarbaşı'ndan aşağı olan kısımda Ermeni'ydi. Bu kilisede bayramlarda avlu ağzına kadar dolardı. Şimdi maalesef üzülerek söylüyorum 5-6 aile var. Buraya Midyat'tan aile getirip yerleştirmeye çalışıyoruz. Bu kilise ayakta kalsın diye. Bu kilise bir tarihtir, Türkiye'nin malıdır, tarihidir. Diyarbekirliler'den istirhamının herkes bu kiliseyi kendi malıymış gibi kabullensin, sahip çıksın" dedi.
Kuyumcu Sami Sucu ise 1953 yılında Diyarbekir'den ayrıldığını belirterek, "Ben 1926 yılında Diyarbekir'de doğdum. 1953'e kadar Diyarbekir'de kuyumculuk yaptım. Aynı zamanda futbolcuydum ve Yıldız kulubünde oynuyordum. Spor yaparken çok güzel arkadaşlıklarımız vardı. Halen İstanbul'da bakır ve demirdöküm sanayisi yöneticisiyim. 1968'de Diyarbekir'e geldim babam ile kayınpederimin mezarlarını yani kemiklerini aldım. Neden aldım diye soracaksınız. Çünkü orada bayramlarda yoksun kalıyorduk. Onları oraya taşıdım, orda kendi mezarlıklarını yaptırdım. Memleketimi çok seviyorum. Bende eşimde doğma büyüme Diyarbekirliyiz, eşim 53 yıldır gelmedi. Bugün yeni geldi. Diyarbekir çok değişmiş, eski dönemleri arıyorum. Kiliselimizi restora ettirdik. Devlete hükümete teşekkür ediyorum" dedi.
Ayin sonunda kahvaltı yapan Süryaniler, Mardin'e, cumartesi günü ise Midyat ve Hasankeyf'i gezdikten sonra pazar günü yine Meryem Ana Kilisesindeki sabah ayiyine katıldıktan sonra Diyarbekir'den ayrılacaklar.
Hazreti İsa'nın dirilişinden sonra 40 gün boyunca havarilerin arasında bulunmasından sonra göğe yükselmesini ifade eden bayram Diyarbekir'de ayinle yapıldı. Ayine Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, ünlü Diyarbekirli ermeni yazar Mıgırdiç Magrosyan ve süryani cemaati mensupları katıldı.
PUKmedia



Güncel