DTP Meclis'te kararlı

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 3 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031


Yüzde 10'luk seçim barajının ısrarla korunması üzerine seçimlere bağımsız adaylarla gireceğini ve Meclis'te grup kuracağını ilan eden DTP'yi engellemeye yönelik girişimlere her gün bir yenisi ekleniyor. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ABD ziyaretinden sonra start alan baskılar sonucu şu ana kadar binlerce yöneticisi ve üyesi gözaltına alınan, tutuklanan DTP'nin Meclis'e girmesini engellemek için yürütme, yargı ve yasama seferber oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde birbirleriyle yaka paça olan AKP, CHP, Anavatan ve DYP'nin, Kürtler üzerindeki oy pusulası ittifakına Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de dahil oldu. Sezer, 22 Temmuz'da yapılacak milletvekili genel seçiminde bağımsız adayların da birleşik oy pusulasında yer almasına ilişkin Anayasa değişikliği kanununu, gece mesaisi yaparak onayladı. Kürtlere Meclis kapılarının kapatılmasında yargı da yerini aldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavısı Nuri Ok da aynı gün DTP'ye bir ihtarnane göndererek, başta DEP eski milletvekilleri olmak üzere, 116 kişinin parti üyeliklerinin düşürülmesini istedi. Ok'un hukuka ve yasalara aykırı olduğu belirtilen bu kararı, 'Kürtler'in meclise girmesi engellemeye yönelik yeni bir hamle' olarak değerlendirildi. Kürtlerin Meclis'te temsilini engellemeye yönelik girişimlere, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da katıldı. Oy pusulasına ilişkin daha önce 'Devletimiz halleder' diyen YSK Başkanı Muammer Aydın, DEP'lilerin bağımsız aday olmalarının engelleneceği sinyalini verdi. Aydın, 'YSK, aday gösterilen kişileri sabıka ve eğitim durumu gibi seçilme yeterlilikleri yönünden inceler, bu kişilerin aday olup olmayacakları, kurul kararıyla duyurulacak' dedi. Kürtleri hedefe koyan bu girişimlerden sonra gözler, 'Seçime 10 bin bağımsız adayla girip, istersek seçimi kilitleyebiliriz' şeklinde açıklama yapan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk'e çevrildi. Türk, Meclis'te olgun siyaset izleyeceklerini ve şovmenlik yapmayacaklarını belirtti. 'Kürt sorununu diyalogla gündemden çıkarmayı istiyoruz. Çözümden yanayız ve adres olarak Meclis'i gördük' diyen Türk, şunları kaydetti: 'Bu nedenle bağımsız adaylığımızı koyduk. Aslında bu kaosu yaratma şansına sahibiz. Böyle bir şeyi arzu etmiyoruz. Seçim kararı almasaydık böyle bir karar çıkmazdı. Birleşik oy pusulası hakkındaki kanun yeni çıkmadı. Ekim ayında çıktı. Halkımız örgütlüdür. Halkımız bağımsız adaylara sahip çıkıyor. 20'nin çok üstünde grup kuracak sayıyla parlamentoya geleceğiz. Şovmence bir politika takip etmeyeceğiz.' Şırnak eski DEP milletvekili Orhan Doğan ise, 'Biz her engellemeyi düşünerek A, B ve hatta C planları hazırladık. Yasal ve meşru zeminde Kürt halkının temsil hakkını sonuna kadar kullanacağız' dedi. Bu kapsamda DTP Yargıtay'ın ihtarına itiraz edecek.

Genelkurmay muhtırasından sonra Kürtlerin Meclis'te grup kurarak temsil edilmesiyle ilgili çıkarılan engelleri değerlendiren DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, seçimlerde bir kaos yaratma şansına sahip olduklarına dikkat çekerek, 'Ancak böyle bir şeyi tercih etmiyoruz' dedi. Meclis'e Kürt sorununun diyalogla çözümü için girerek olgun bir siyaset izleyeceklerini ifade eden Türk, çözümün adresi olarak Meclis'i gördüklerini belirterek şöyle dedi: 'Demokratik sivil projelerle sorunu çözmek istiyoruz. Bu nedenle bağımsız adaylığımızı koyduk. Halkımız örgütlüdür. Halkımız bağımsız adaylara sahip çıkıyor. 20'nin çok üstünde, grup kuracak sayıyla parlamentoya geleceğiz. Sivil projelerle Kürt sorununun çözüm için oraya geleceğiz. Kimlik konusunda talepkar olacağız. Olgun bir tavır izleyeceğiz.' DTP Eşbaşkan Yardımcısı Özçelik ise, Kürtlerin parlamentoya girmesini engelemeye yönelik her türlü uzlaşma ve ittifakın geliştirildiğini kaydetti. Özçelik, yapılan değişiklikle okuma yazma bilmeyen Kürtlerin siyasal tercihlerinin engellenmeye çalışıldığını belirterek, Kürt halkının parlamentoda temsilcilerini görmek istediğini kaydetti. Özçelik, 'Bir yandan askeri ve sivil öte yandan düzen partileri, bizim parlamentodaki güçlü temsilimizi engellemenin telaşına düşmüşler. Korktukları grup kurmamızdır. 20 kişi ile grup kurduğumuzda yasama faaliyetlerine aktif katılacağız. Yani Kürtlerin yasama faaliyetlerine katılımını engellemek için çaba harcanıyor' dedi. Özçelik, Yargıtay ihtarı ve sonrasında Çankaya onayına hatırlatarak şöyle konuştu: 'Yargıtay'ın ihtarında güçlü ve temsil düzeyi yüksek kadrolarımızın çoğunun üyeliklerinin düşürülmesi isteniyor. Yani şu deniliyor, 'Parlamentoya girecekseniz bu kadroları istemiyoruz, temsil düzeyi daha düşük kadrolar istiyoruz' deniliyor. Kişilikli, sorunun çözümü için kararlı ve ısrarlı davranan adayların adaylıkları engellenmeye çalışılıyor.' Bağımsız aday olmaları önündeki engelleri değerlendiren Şırnak eski DEP Milletvekili Orhan Doğan ise, devletin Kürt sorununun çözümü konusunda 1993-95 konseptini bir kez daha hayata geçirmek istediğine dikkat çekerek, 'Devlet, Kürtlerin kendi temsilcilerini parlementoda bulundurma girişimine karşı çok güçlü bir direnç sergiliyor. Bence bu derincin birkaç ayağı var, bunlardan bir tanesi Köşk, bir tanesi yargı, diğeri ise YSK. Bu üç kurum da oldukça siyasallaşmış kurumlar.' Doğan özellikle yargının bağlı olduğu hukuku, anayasayı ve yasaları hiçe sayarak tümüyle kendi mantığı için güne uygun yorumlar yaparak hukuku ihlal ettiğine dikkat çekerek şöyle dedi: 'Dolayısıyla devletin ağırlıklı olan kanadının eğilimi 1993-95 yılını bir ezber olarak tekrar ediyor, ama ben her şeye rağmen ve belki de seçim çalışmaları sırasında karşılaşacağımız engellere karşın Kürt halkının vekillerini parlamentoya gönderecek dinamiği açığa çıkaracağı inancındayım.' Yargıtay Başsavcısı'nın ihtarmesi karşısında YSK'nin bağımsız adaylıklarını engellemek için hukuku hiçe sayan bir karar vermesi halinde ne yapabileceği konusunda ise Orhan Doğan şöyle dedi: 'Biz her ihtimali düşünerek, her engellemeyi düşünerek A, B ve hatta C planları hazırladık. En ince teknik ayrıntıya kadar bağımsız adaylarımızın karşı karşıya kalabilecekleri engelleri ve çeşitli ihtimalleri düşünerek tedbirler aldık. Teknik ve yasal engellemeleri biz de yasal ve teknik tedbirlerle aşacağız.' Yasal ve meşru zeminde Kürt halkını temsil hakkını sonuna kadar kullanacaklarını ifade eden Doğan,'27 Nisan'da verilen muhtırayla başlayan darbe süreci halen devam ediyor. Muhtırada iki konuya dikkat çekiliyordu; birincisi 'ne mutlu Türküm demeyenler düşnımızdır' ikincisi laiklik konusu. AKP'nin cumhurbaşkanı adayını Köşke göndermemekle muhtıranın birinci ayağı başarıya ulaştı. İkinci ayağı düşman olarak göndüğü Kürtlerin kendi milletvekillerini parlamentoya taşıma isteğini engellemek. Şimdi ikinci ayağı tamamlamaya çalışıyorlar. O dönem bizi parlamentodan polis zoruyla atan anlayış, bugün Yargıtay üzerinden parlamentoya girmemize engel olmak istemektedir.'

gendemimiz

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com