Halk Kuzey Irak konusunda doğru bilgilendirilmeli/Semih İDİZ

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031



Fikret Bila'nın tespiti doğrudur. Ankara'nın Kuzey Irak ile ilgili esas sorunu PKK değildir. Bila'nın dediği gibi, Ankara'nın stratejik önceliği Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulması ve bununla ilintili olan Kerkük'ün statüsü meselesidir. PKK konusu bundan sonra geliyor.
ABD ile yaşanan açmazın odağındaki sorun da budur. Özetle Washington, Irak'ın dağılması durumunda ortaya çıkacak bağımsız bir Kürdistan'a karşı değildir. Hatta bunu uzun vadeli çıkarları açısından zorunlu görür.
Türkiye şu anda ABD için pragmatik nedenlerden dolayı "oyalanacak" bir ülkedir.
Iraklı Kürtler ise gerekirse stratejik askeri ve ekonomik ilişkiler kurulacak bir unsurdur. Bunu doğrulayan deliller ise ortadadır.

Çaresizliğin bir ifadesi
Bazıları hatırlayacaktır. New York Times gazetesinin tanınmış dış haberler editörü Thomas Friedman, ki kendisi bölgeyi avucunun içi gibi bilir, bundan birkaç gün önce, "Ortaya bir Kürt devleti çıkarsa bunu desteklerim" dedi.
Bu görüşün hem Amerikan Kongresi'nde hem de yönetim çevrelerinde paylaşıldığını tahmin etmek için müneccim olmak gerekmiyor. Son günlerde Türkiye'de, "1 Mart tezkeresinin geçmemesi stratejik bir hataydı" söyleminin tekrar canlandırılması da zaten bu gerçek karşısında duyulan çaresizliğin bir ifadesidir.
Ankara'da şu gayet iyi biliniyor. ABD, PKK'ya karşı sınırlı bir operasyona izin verse dahi, Türkiye'nin Kuzey Iraklı Kürtlerin önünü kesmeyi amaçlayan bir operasyonuna veya müdahalesine kesinlikle izin vermeyecektir.
Bu durumda Ankara'ya tek seçenek kalıyor. O da, şu ana kadar düşünülemeyen olanı düşünmeye başlayıp ABD ile çatışmayı göze almaktır. Bu ise TSK'nın illa da Amerikan ordusuyla çatışması anlamına gelmez.
Zaten bu çatışma olursa, çok büyük olasılıkla, Amerikan ordusu tarafından eğitilen ve donatılan, hatta peşmerge üniforması giyinmiş Amerikalı askerler tarafından yönetilen, yerel güçlerle olacaktır.
Bu olurken tüm Batı'nın Kürtlerin arkasında duracağını tahmin etmek de zor değil.
Nitekim DTP'ye karşı yapılan siyasi manevralar da şimdiden Batı'da not edildi.
Avrupa'dan "Türkiye için Kürt sorununun çözümü sınırları dışında değil, içindedir" yaklaşımın ortaya çıkması da sadece zaman meselesidir.

Arap Birliği'nin tutumu
Barzani'nin Avrupa Parlamentosu'na yaptığı son ziyaretin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini zaten yazmıştık.
Öte yandan Arap dünyasının, TSK'nın Kuzey Irak'a müdahale etmesi durumunda Türkiye'yi destekleyeceği de son derece kuşkuludur. Arap Birliği'nin bu müdahaleyi kınaması olasılığı daha yüksektir. Geçmişte bunu çok gördük.
Hal böyle olunca, PKK'nın Türkiye'yi Kuzey Irak'ta sonu belirsiz olan bir askeri maceraya sürüklemekte büyük yarar gördüğünü tahmin etmek de güç değil. Onun için önümüzdeki dönemde Türk halkını iyicene galeyana getirecek kanlı eylemlerini artırma olasılığı maalesef yüksektir.
Kuzey Irak'a müdahale konusu artan bir şekilde dillendirilirken, meselenin bu açılardan da değerlendirilip halkın buna uygun bir şekilde bilgilendirilmesi ve hazırlanması büyük önem taşımaktadır.

sidiz@milliyet.com.tr

milliyet

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com