Yargıtay tecavüzcüyü sevindirdi

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031



Yargıtay komşusuna tecavüz eden bir kişi hakkında yerel mahkemenin verdiği 12 yıllık hapis cezası öngören kararını, 'Mağdurenin bağırıp çevreden yardım istememiş olması'nı da gerekçe göstererek bozdu. Samsun'un Alaçam ilçesinde yaşanan olayla ilgili Bafra Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, komşusu N.D. ile kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini savunan A.B, 'Evdeki eşyalarının bozulmasını bahane ederek eve çağırdı. Sevdiğini söyleyip akşam çocuklar yattıktan sonra evine gelmemi istedi. Erkek olduğumdan bu teklife hayır diyemezdim' dedi. Mağdure N.D. ise A.B'nin zorla eve girdiğini, çocuklarının tecavüz olayına tanık olmaması için bağırmadığını anlattı. Yargılama sürecinde yerel mahkeme, zanlıya 12 yıl ağır hapis cezası verdi. Kararın ardından gözler, Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi'ne çevrildi. Oy birliğiyle kararı bozan Yargıtay, sanık A.B'nin ilişkiye zorla girdiğine ilişkin N.D'nin anlatımları dışında delil bulunmadığını belirterek, sanığın beraatine karar verilmesini istedi. Yargıtay'ın kararında şu ifadelere yer verildi: 'Mağdurenin bağırıp çevreden yardım istememiş olması, eylemin birden çok değişik zamanlarda tekrarlanmasına rağmen hiç kimseye anlatmaması ve eşine olaydan yaklaşık 2 ay sonra açıklama yapması mahkumiyet kararını bozmayı gerektirmiştir.' Kararı eleştiren Av. Meral Danış Beştaş, 'Yargılamadaki amaç adaleti sağlamak ve suçu cezasız bırakmamaktır. Burada adalet sağlanmamıştır' dedi.

Yargıtay: Tecavüz olsa bağırırdı!

Samsun'un Alaçam ilçesinde yaşanan tecavüz olayında yargıtay verdiği kararla bir skandala imza attı. Eşinin başka bir şehre çalışmayı gittiği sırada çocuklarıyla yalnız yaşayan N.D. komşusu olan A.B.'nin tecavüzüne uğradı. Kadının olaydan iki ay sonra köyüne dönen eşi Y.D'ye tecavüze uğradığını anlatması üzerine olay yargıya taşındı. A.B. mahkemedeki savunmasında, N.D.'nin kendi rızasıyla ilişkiye girdiğini iddia ederek, 'Evdeki eşyalarının bozulmasını bahane ederek beni eve çağırdı. Beni sevdiğini söyleyip akşam çocuklar yattıktan sonra evine gelmemi istedi. Erkek olduğumdan dolayı bu teklife hayır diyemezdim' dedi. N.D. ise A.B.'nin evin kırık camından girdiğini söyleyerek 'Karşı koymaya çalıştım ama gücüm yetmedi. Çocuklarımın tecavüze uğrarken görmelerinden çekindiğim için de bağıramadım. Önce eşime de anlatamadım çünkü tepkisinden çekindim. Ancak sonra eşime anlattım' dedi. Mahkeme, yargılama sonunda sanık A.B.'yi 12 yıl hapse mahkžm etti. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi ise, yerel mahkemenin 12 yıl hapis kararını oy birliğiyle bozdu. Sanık A.B.'nin N.D. ile ilişkiye zorla girdiğine ilişkin, N.D.'nin anlatımları dışında bir delile dayanmadığını anlatan 5'inci Ceza Dairesi, bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğini şöyle savundu: 'Mağdurenin bağırıp çevreden yardım istememiş olması, eylemin birden çok değişik zamanlarda tekrarlanmasına rağmen hiç kimseye anlatmaması ve eşine olaydan yaklaşık 2 ay sonra açıklama yapması mahkumiyet kararını bozmayı gerektirmiştir.' Daire, bu gerekçeyle de yetinmeyip N.D.'nin olayı bir tecavüz gibi aktararak 'Durumunu çevresine mazur göstermeye çalıştığını' savundu. Olaya ilişkin dava, Bafra Adliyesi'nde yeniden görülecek. Yargıtay aldığı bu kararla yaşanan tecavüz davasında iki 'önemli kriter' belirledi: 'Kadın, bağırıp çevreden yardım istememiş ve şik‰yetçi olmamıştır. Durgun hali tecavüze uğradığını göstermez. Bu nedenle sanığın beraatı gerekir.' Yargıtay'ın aldığı kararı isabetsiz bir karar olarak niteleyen Diyarbakır Barosu avukatlarından Meral Danış Beştaş, kişinin yaşadığı tecavüzü geç anlatması veya hiç anlatamamasının, çevre baskısından korkması anlamına geldiğini söyledi. Bu tür durumların anlaşılır sebepler olduğuna dikkat çeken Beştaş şöyle konuştu: 'Bu tür durumlar toplumsal anlamda anlaşılır sebeplerdir. Yargının karar verirken sadece dosyadaki delilleri değil, aynı zamanda bu tip suçlarda toplumsal duruşun ne olduğunu, kadının bunu söylediği zaman kendisine gelecek tepkilerin ne olacağı, kadının yaşam hakkının ortadan kalkıp kalkmayacağını gözetmesi gerekir. Nitekim, basına yansıyan birçok olayda görüldü ki, tecavüz mağduru kadınların kendileri bizzat aileleri tarafından öldürülüyor. Yargıtay'ın son uyum yasalarını, AB standartlarını, en önemlisi de kadınların yaşadığı şiddettin gün geçtikçe artışını dikkate alması gerekir. Bu tip suçlarda cezasızlık, suçları teşvik eder. Yargı tüm bu hususları değerlendirmeli, suçun cezasız kalmamasını sağlamalı ve suçun faillerinin yeni suçlar işleyebileceğini dikkate almalı. Yargının görevi suçları önlemektir. Yargılamadaki amaç da adaleti sağlamak ve suçu cezasız bırakmamaktır. Burada adalet sağlanmamıştır.

gundem

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com