Ordudan 'sokağa' çağrı

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031



Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden dün gece yarısı yapılan açıklamada, kitleleri Kürtlere karşı sokağa çıkmaya çağrıldı. 

Kamuoyunda "e- muhtıra" olarak bilinen 27 Nisan açıklamasının eddleri sürerken yayınlanan ikinci gece yarısı bildirisiyle, internet üzerinden "ulusa e- sesleniş" gerçekleştiren Genelkurmay'ın, "TSK'nın beklentisi bu tür terör olaylarına karşı yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir" ifadelerini kullanması dikkat çekti.

AKP'li vekiller açıklamaya tepki gösterirken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen ve ANAP Genel Sekreteri Doğan bildiriyi destekleyen bir tutum sergiledi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın dün gece yarısı internet sitesi üzerinden yaptığı açıklama güne damgasını vurdu. "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), terörle mücadele konusunda sarsılmaz bir kararlılığa sahip olduğu ve bu tür saldırılara gereken cevabı vereceğinin tartışılmaz bir gerçek olduğu" belirtilen açıklamada, TSK'nın terör olaylarına karşı halktan "kitlesel karşı koyma refleksi" beklediği söylendi.

AKP'LİLER TEPKİ GÖSTERDİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyü-kanıt'ın sınır ötesi operasyon yapma isteğini belirterek, bunun için siyasi iradeye ihtiyaç olduğu şeklindeki açıklamaları ve Genelkurmay'ın halktan teröre karşı kitlesel tepki gösterilmesini talep eden gece yarısı bildirisine AKP'lilerden tepki geldi.

AKP Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay, Türkiye'nin sınır ötesi operasyon yapmak yerine önce kendi sınırlarını koruması gerektiğini ifade ederek, "Her devlet kendi hudutlarını korumakla mükelleftir. Geçenlerde Tunceli'de olay oldu. Tunceli sınırda mı? Biz kendi hudutlarımızı korumak için maddi fedakârlık ne gerekiyorsa onu yaparız. Sınırları korumak için bir takım teknik önlemler alınabilir. Sınır ötesi operasyona harcanacak parayla sınırlarımızın güvenliği güçlendirebiliriz. Ama sınır ötesi operasyon demek bu olayın uluslararası boyuta taşınması demektir. O zaman Türkiye bundan zararlı çıkar" diye konuştu. Yarbay, siyasi iradenin sınır ötesi operasyondan yana şekillenmesi halinde de buna karşı çıkacağını belirtti.

AKP Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanvekili Eyyüp Sanay ise, "Zaten şu anda bizim orada askerimiz var. Daha önce pek çok kere operasyon yapıldı. Daha önce yapıldığı zaman çok daha rahat gidilip dönülebiliyordu. O zaman peşmerge-ler bize destek veriyordu, şu an ise peşmerge-ler bizim karşımızda. Ayrıca uluslararası dengeler eskiye göre çok farklı" sözleriyle zamanlamanın yanlış olacağını savundu.

DENGELER ALT ÜST OLUR
1991 yılında körfez krizi sebebiyle Kuzey Irak'ın kontrolsüz bırakıldığını hatırlatan Sanay, "Şimdi o bölgedeki grupların kendi paraları var, kendi bayrakları var. Şimdi orada bir devlet var ve başkanları da Kürt. Dünyadaki siyasi dengeler alt üst oldu. Oraya yapılacak müdahalede bunların hepsinin düşünülmesi lazım. Gözü kapalı gitmek son derece anlamsız olur" ifadelerini kullandı.

AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler de Genelkurmay açıklamasında teröre karşı kitlesel tepki gösterilmesi istemine tepki göstererek, "Toplumumuzun zaten böyle bir refleksi var. İlla meydanlarda tepki göstermenin gereği yok. Türkiye'nin her kesiminden, nerede olursa olsun teröre karşı her türlü tepkiyi gösteriyoruz" dedi. Kiler, tepki göstermek için Genelkurmay bildirisinde ima edildiği gibi sokaklara çıkmaya gerek yok olmadığını ifade etti.

Beş örgütten tepki
İnsan Hakları Ortak Platformu'nu oluşturan beş örgüt, Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden dün yapılan açıklamayı eleştirdi, "Demokrasi, özgürlük ve barış savunucularının, terör örgütüne paravan olarak gösterilmesi kabul edilemez" denildi.

Helsinki Yurttaşlar Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nden yapılan ortak açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "Demokratik bir hukuk devletinde, silahlı kuvvetlerin en üst komuta kademesinin böyle bir açıklama yapma hak ve yetkisinin olmadığı açıktır. İnsan hakları savunucuları olarak bizler, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Her zaman şiddete karşı çıktık, bugün de karşıyız. Hukuksuzluğa ve insan hakları ihlallerine de karşıyız. Kimden gelirse gelsin şiddete, saldırılara ve savaşa karşı çıkmaya, demokrasiyi, hukuk devletini ve insan haklarını savunmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmamalıdır." Beş örgütün açıklamasında, Genelkurmay internet sitesinde açıklama yapanlara şu sorular da yöneltildi: "Madem ki terörün Mayıs 2007'den itibaren tırmanacağı bu kadar açık biliniyordu, niçin bu eylemlerin önlenmesi için gerekli eddli önlemler alınmadı? Demokrasi, özgürlük ve barış savunucuları, terörle mücadele konusunda alınan hangi önlemleri engelledi? Hukuk devletini ve demokrasiyi savunmayı teröre destek olarak nitelemekle hukuk devletinden ve demokrasiden vazgeçilmesi mi istenmektedir? Bu açıklamadan sonra, bir takım gruplar demokrasi ve hukuk devletini savunanlara ya da kimlikleri nedeniyle teröre destek verdiklerini düşündüklerine linç girişimlerinde bulunur ve saldırılar gerçekleştirirlerse, hangi kişi ve kuruluşlar sorumlu olacaktır?"
 
birgun

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com