E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
Bilmem ki dizelere sığar mı hiç bilmediğin, tanımadığın, görmediğin bir yüreğin, kapkara geceye yıldız olup akmasını anlatmak. Hissedebilir mi dizeler, yansıtabilir mi geride biraktığı acıyı?
Ya günlerin, ayların, yılların, sessizce alıp uzaklaştırdığı yaşamımızı?
KOD ADI; SEVCAN / Şerif kaplan
Gece üstüme düşüyor, ağliyamiyorum. Düşlerime kısa bir mektup düşüyor, ellerim üşüyor. Terasta yenilen bir akşam yemeğinden sonra, orada öylecene bırakılan, mecburi mülteci bir yaşam gibi, cam bir kavanuz içinde yanmaktan başka seçeneği olmayan, rüzgar ve soğuğa rağmen, titrekleşen bir mum ışığı gibi, yalnızlaşıyor yüreğim, titriyor, korkak, ürkek..! Yine mi?
Bilmem ki dizelere sığar mı hiç bilmediğin, tanımadığın, görmediğin bir yüreğin, kapkara geceye yıldız olup akmasını anlatmak. Hissedebilir mi dizeler, yansıtabilir mi geride biraktığı acıyı?
Ya günlerin, ayların, yılların, sessizce alıp uzaklaştırdığı yaşamımızı?
Hani gençsin ya, hayatın defalarca sana şans tanıyacağını düşünürsün, o nedenle aldırmasın geride bıraktıklarını.
Üşüyen ellerim elleri oluyor gece karanlığına karışıyor. Yaşamın iki yanını toplamaya başlıyor. Bir yanda, çocukluğundan bugüne gelen bütün hasretleri, özlemleri, sevgleri yüreğinin bir yarisina dolduruyor. Kendine saklıyor, kimsenin dokunmasına, onları kirletmesine izin vermiyor. Diğer yarısına ise acıyı, kederi, yalnızlığı, zulüm dolduruyor.
Mülteci yaşamımdan beri barışık olmadığım, beni yalnız bırakan yüreğime ansızın gelip misafir oluyor, geride kalan bölümü de yanına alarak Koçgiri'ye yola çıkıyor.
Kabul ettiremediğim mülteci yaşamda beni terk eden yüreğime arkadaş oluyor.
Buğulanan gözlerim gözleri oluyor, sessızce benden uzaklaşıyor, gece karanlığına karışıyor ve çocukluğuna dönüyor.
Karanlığı saçlarına bağlıyor, Munzurun hırçın sullarıyla yıkıyor, Serhat'ta tarıyor ve Amed'te güneşe bırakıyor.
Yaşamın kollarına, Seyid Rıza'nın kullağına "Sevcan" diye üç kez fısldaması ile atılıyor. Sonra ninniler yerine ağıtlarla uyuyor ve zulümün bağdaş kurduğu topraklarındakı öykülerle büyüyor.
Hiç oyuncakları olmuyor, elleri ile yaptığı, önce, küçük bir bebeğin ıskelesını oluşturan çırpı parçalarının yanyana getiriyor, sonra onlara fistan giydiriyor, göğsünü ve kafasını yapıyor, koffisinin altına saçlarında kestığı saçları yerleştirip, peçemini öne düşürdüğü oyuncağını saymasak.
Yüreğinin yarısına sığdırdığı, kendisine sakladıklarına sımsıkı sarılıyor. Kendi elleri ile yaptığı oyuncak bebek kadar sıkı koruyor. Zulüm onları kirletmesin diye hep gizli tutuyor. Biliyor, herşeyin kirletildiği o diyarda onları istediği gibi yaşıyamaz.
Çocukluk yıllarında beri kulağında çınlayıp duran ninniler, ağıtlar, yüreğinin bir yanında hep canlı duruyor. Her gece, tam da el ayağın çekildiği vakit, gecenin sessizleştiği bir anda Seyid Rıza, onu kucağına alıyor, kullağına "Sevcan" diye fisildiyor. Sonra, ak saçlarını salıncak yapıyor, usulca uyuması için yatırıyor. Ak sakalını yüzüne sürüyor ve yanaklarına değdirdiği dudaklarınada sevgi veriyor. Ve Koçgiri öyküsünü ona anlatıyor. "Kızım, geldiler bir gece vakti, başladı kırım. durmadılar, hızlarını almadılar. Çoluk çocuk demeden katlettiler. Daha gün görmemiş kardeşlerine kadar... Çaresizlik zor bir şeydir. Biz çaresizdık. Bir suçumuz günahımız yoktu, böyle dünyaya gelmiştik. Ama onlar bunu bir günah olarak görüyorlardı. Kendilerine benzememizi istiyorlardı. Sen sensin, başkası olamasın ki. Bu katliama insanlar kadar tanrılarda sessızdı. Bir çocuk düşün, çaresizdir, bir şey vermesen alamaz, yiyemez. Döversen, ancak ağlar, kendini savunamaz. Canı ne kadar yanarsa yansın, başka seçeneği yoktur. İşte bu katliamda bizde öyleydik. Canımız çak yandı, dişlerimizi sıkıp dayanmaktan başka seçeneğimiz olmadı.
İnsan olmak için, çocukları önce sevecek, onları anlıyacaksın. Onların gözleriyle dünyaya bakacaksın. Nerde ağlayan bir çocuk görsen yardımına koş... İnsan öylece güzelleşir." Ve her gece bir başka öykü dinledi. Hepside bir birinden beter zulümü anlatıyordu.
Büyüdü, yaşamayı denedi, bütün yüreğinde biriktirdiklerine rağmen. Normal, sıradan bir yaşam için. Olmadı. Para kazanmak, ev, çoluk çocuk sahibi olmak için çok fedakarlık yapmaya, hatta, olmayacağını önceden tahmin etmesede, kirletilmeyecek bir aşka da hazırdı. Olmuyordu, çok istesede yüreğine topladığıkları gerçekliğine uymuyordu.
İyisi mi, ait olduğu yere, değer verdiği yüreğinin bileşkesi olan yaşama dönmekti.
Şimdi gökyüzünde yıldızlar toplamanın, onlarda oyuncak bebek yapmanın vaktidir diyor, ki hiç bir çocuk oyuncaksız kalmasın diye.
Şimdi hep kapkara olan geceler yıldız taşımanın zamanıdır diyor ve şimdi Seyid Rıza'nın yanan yüreğini serinletmenin zamanıdır...
Kod adı; SEVCAN
sherifkaplan@hotmail.com
Yorum Yaz
Yorumlar (4 Yazılmış)
-
Gönderen sevgi.gülü, 17 Ağustos, 2007 23:15:46cok tsk ederim yazdiklarinizi dikatle okuyorum ve yürekte yaziyorsunuz bir an insan yazdiklarinizin icinde kendini buluyor elinize ve yüreyinize saglik yazilarinizin devamini dilerim yazilarinizdan sizi iyi tanimaya basladim bir yazar olarak bunu basarmaniz cok güzel böyle devam etmenizi dilerim
-
Gönderen bercem, 30 Haziran, 2007 12:35:13sevgili serif kaplan sizin yazilarinizi her zaman olmasa da takip ediyorum. Biraz daha acik secik olsaydi daha guzel olurdu bence. Duygu yogunlugunuz bayagi yuksek fakat bunu goz dolduracak bir fizige burundurebilirseniz son derece hos olur. ve duygulari en azindan zevkle yuruyebilecekleri bir yola sokar. Yazinizi okuyunca bir nevi kendimizi gorduk cunku biz de ayni acilari yasayarak buyuduk ve bugunlere geldik. sevgi ile kalin basari her zaman icin takipciniz olsun
-
Gönderen yabanci, 28 Haziran, 2007 14:31:52sayin kaplan elinize yüreginize saglik bizi cok uzaklara götürüyorsunuz yani on ikiden vuruyorsunuz yüreginize elinize saglik basarilar
-
Gönderen GİZEM, 26 Haziran, 2007 01:28:12ne güzel yazıyosu bazen yazdıklarını okuyunca derin derin dalıp gidiyorum



Güncel