E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Legal Kürd politikası, siyaset alanında ciddi hatalar yaptı. Aday belirlemeden, vermek istediği mesajlara kadar. Öyleki bir çok noktada Kürd Özgürlük Mücadelesi ile ters düşecek şeyler söyledi. Bazı açıklanalar hem zaman açısında hemde içerik olarak talihsizlikti ve seçimlere gölge olacak politik bir duruş sergiledi.
Seçim Sonuçları / Şerif Kaplan
Türkiye tarihinin en kritik ve en önemli seçimlerinden birini daha geride biraktı. Bana göre 23 Temmuz Türkiyesini iyi okumak gerekir. Her zaman yapılan seçimler gibi algılarsak yanılmış olacağız.
Seçimleri iki noktada değerlendirmek gerekiyor. Biri mevcut düzen partileri ve Türkiye açısından, ikinci nokta ise Kürdler ve Kürdistan açısından.
İlk nokta, Türkiye ve mevcut düzen partilerine kısaca bir bakıp değerlendirdiğimizde, sonuç tek kelime ile AKP'nin mutlak bir zaferidir. Peki AKP nasıl böyle bir sonuç elde etti? Kısaca ona bir göz atalım.
1- AKP halkın isteklerini çok iyi izledi ve seçim propagandasını ona göre yaptı. Söylem bazında da olsa halkın duymak istediklerini söyledi.
2- Mevcut partilerin hepsi daha önce bilinen şeyleri tekrar ettiler ve hepsi ayni şeye oynadı. Askeriyenin isteklerini dillendirdi ve ırkçı, şövenist bir politika izlediler. Kürd düşmanlığı ve “ip” siyasetini yaptılar. Alışıla gelmiş devletçi söylemin ötesine geçemediler.
3- Sol adına hareket eden bir partinin olmaması.
4- Askeri muhtıranın yarattığı mahsunluk rorülunu çok iyi oynadı ama esasında askeriye ile uzlaştı.
5- ABD, AB gibi dış destekleri aldı.
6- İçerde sermayenin önemli bir bölümünün, Fetullah Gülen'nin açık desteği ve tarikatları arkasına aldı.
7- Devlet imkanlarını kullanarak, halka gıda yardımından yakacağa ve küçük taksitlerle ev sahibi olma noktasına kadar bir çok imkanı sunması ve de her yere bire bir ulaşması.
8- Ekonomide boçlanma yolu ile de olsa belli bir denge sağladı, istikralı bir izlenim verdi ve daha buna eklenecek bir çok faktörü sayabiliriz ama bana göre en önemli nokta politik islamın iyi örgütlenmiş olasıdır.
Diğer partilerin durumları ortada olduğu için üzerinde durması gereken bir önemli nokta yok.
Esas üzerinde durmamız gereken nokta AKP'nin Kürdistan'da da ciddi bir oy alımş olasıdır ve üzerinde düşünmemiz gereken nokta da bu.
Kabul etmek gerekir ki Türkiyedeki başarısının bir benzerini Kürdistanda da yakaladı ve bu ciddi bir sonuçtur. Bütün illerde oylarını ikiye katladı. İlk kez legal alanda Kürd siyasetini geride bıraktı. Yükarda yazdığım bütün etkenler Kürdistan için geçerli olsada bu tek başına açıklamamıza yetmiyor. Hatta Fetullah Güllenin en ucra köşeye kadar yurtlar açıp öğrencilere bedeva yatma ve okuma imkanı sağlaması ve ailelerini örgütlemesı de açıklamıyor. Burada Kürd siyasetinin de kendini sorgulaması gerektiği noktaları var.
Peki Kürdistan'da seçimleri nasıl okumamız gerekiyor?
1- Legal Kürd politikası, siyaset alanında ciddi hatalar yaptı. Aday belirlemeden, vermek istediği mesajlara kadar. Öyleki bir çok noktada Kürd Özgürlük Mücadelesi ile ters düşecek şeyler söyledi. Bazı açıklanalar hem zaman açısında hemde içerik olarak talihsizlikti ve seçimlere gölge olacak politik bir duruş sergiledi.
2- Halka rağmen bir politika belirlendi ve “biz ne yaparsak, kimi koyarsak halk seçer” mantığı ile bir rehavet içine girildi.
3- Kürdler ne istiyor, ne yapılacak noktasında bir politika üretilmediği gibi, seçilen sloganlarda doğru değildi. “Türkiye'ye sözümüz var” mantığı yanlıştı. Oysa onun yerine Kürdlere sözümüz var sorunu anlatacağız denilmesi gerekirdi. Şöyle bir şey ortaya çıktı, hani Kürdistanda üvey çocuk muamelesi ile ilgili hikayeleri herkes bilir. Biz israrlar “Kardeşiz” diyoruz, iyi güzelde karşıdaki seni öyle görmüyor. Bir üvey kardeş düşün, ısrarlar kendini kardeş olarak dayatıyor ama diğer kardeşler her defasında onu düvüp dışarı atıyorlar, o tekrar kapıda bekliyor, bende kardeşim diyor. Esas olarak doğru o da kardeş ama kabul etmiyorlar. Kürd legal siyseti biraz bu noktaya düştü. Sanki başka hiçbir sorunu yokmuş gibi.
4- Beyaz Kürdler ve “Milliyetçi” geçinen kürdler doğru bir duruş sergilemediler. Sanki PKK'nin desteklediği her şey yanlişmiş gibi bir mantıkla hareket ediliyor ve buda AKP'nin işine yaradı. Bir başka yazımda bu nokta üzerinde duracağım.
5- AKP Kürd sorununu çözmek istiyor mantığı ortaya çıktı ve DTP buna karşı bir politika geliştirmedi.
Daha sayabileceğimiz bir çok nokta var ama Kürd Legal siyaseti bu noktada kendini iyi sorgulamalı ve bu bence iyi bir uyarıdır. Ne palmalı noktası bir başka yazı konusu o nedenle şimdilik girmiyeceğim ama çok net ve hızlı bir şekilde bu politikasızlıkta sıyrılmalıdır.
Son bir nokta, zaman zaman tekrar üzerinde duracağımız ve çok önemsediğim bir politik nokta var, ilk günden itibaren hepsi ağız birliği etmiş gibi “uzlaşı” bir politika izliyeceklerini ve Kürd politikacılarında bu noktada hareket etmelerini istizorlar. Bu politikanın altında “bana benze, benim gibi hareket et” mantığı var ve Kürdü red eden teslimyetçi bir mantıktır. Erdoğan'ın ilk açıklamsı “tek devlet, tek bayrak ve tek ulus” açıklamsı sanırım açıklamaya yetiyor bu politikayı.
Şerif Kaplan



Güncel