E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Gerçek bombacı serbest
- Selimiye Kışlası'nı PKK mı ıskaladı?/İbrahim Karagül
- HPG'den çatışmalara ilişkin açıklama
- Bismil'de 10 bin kişi HPG gerillası için yürüdü
- Türkiye'deki rütbeliler köşe oldu!
- Yanındakini de öldürecek
- Buldan: Eşimi Devletin Öldürdüğü Açık, Ergenekon Davasına Müdahilim
- 28 Şubat'ın aktörleri şimdi nerede?
- Bir tuhaflık var/Ahmet Altan
- Ergenekon'un 'kilit ismi' Veli Küçük konuştu
1- Bizim iki ayrı kurulmuş devletimiz var. Biri mevcut sınırları belli olan, PDK ve YNK tarafında kurulmuş, diğeri ise sınırları belli olmayan ama daha büyük bir alanı kapsayan, yerelde iktidarı olan ve PKK’nin kurduğu devlettir.
Bu iki devletin sınırlarını birleştirip, daha etkili bir alana sahip olmak ve güçlü bir yapıya kavuşmak, hayal edemiyeceğimiz kadar bize yakın duruyor. Elele verince çok kolay olacağı gün gibi ortada.
Ne yapmak istediğimiz ve vicdanımıza biraz kullak verdikten sonra, sanırım çok daha gerçekçi bir noktada olcağız ve başaracağız.
Bir kere şu gerçeğin altını hep birlikte çizmek zorundayız. Kürd Sorununun tek çözümü biziz ve anahtarı de elimizde. Sorun tek ve yine çözümü tek olduğuna göre, yapmamız gereken tek şey; bir birimize güç ve destek vermektir. Farklılıklarımız olsun, olmasa zaten hoş bir şey de ortaya çıkmaz.
Tek sorun ve tek çözümü olduğuna göre, bu işi en kolay ve en az zararla nasıl çözeriz? Bu noktada hareket ettiğimiz zaman doğru sonuçlar alırız.
Taktiksel, politik çıkışlarımız, manavralarımız olacak ama hedefimiz net olacak; en az acı ile başarmak.
Ben inanıyorum ki her kes kendi çapında ve tarafında yüklenirsek, bir birimize karşı harcadığımız enerjiyi Kürd sorununun çözümü noktasında harcarsak, kısa zamanda çok daha güzel sonuçlara ulaşacağız. Kimin ideolojik olarak ne istediği bence bu noktada çok önemli değildir. Önemli olan, politik idiallerinizi pratiğe sokabileceğiniz bir alanın olmasıdır. Sonuç itibarı ile bu bir iktidar sorunudur ve iktidarlar da ancak özgür bir ortamda mümkün olabilirler. Peki o zaman senin sorunun yarında birlikte olacağın, birlikte yürümek zorunda olacağın insanlarla uğraşmak değil, onlarla birlikte hareket etmek. İktidar sorunu sonraki bir iştir.
Şimdi bir iki noktaya daha dokunmak istiyorum.
1- Bizim iki ayrı kurulmuş devletimiz var. Biri mevcut sınırları belli olan, PDK ve YNK tarafında kurulmuş, diğeri ise sınırları belli olmayan ama daha büyük bir alanı kapsayan, yerelde iktidarı olan ve PKK’nin kurduğu devlettir.
Bu iki devletin sınırlarını birleştirip, daha etkili bir alana sahip olmak ve güçlü bir yapıya kavuşmak, hayal edemiyeceğimiz kadar bize yakın duruyor. Elele verince çok kolay olacağı gün gibi ortada.
Bu Kürd güçleri arasındaki ilişki sevindirdirici bir noktada. Geriye kalan politikacılar da bu noktada birleştirici bir rol oynasalar çok daha güçlü olcağız.
2- PKK’nin yok edilmesi üzerine politika.
PKK, kabul etsekte etmesekte, Kürd Sorununda çok önemli bir noktada, politikasını beğenir veya beğenmesin ama seninde gerçekliğindir. Buna sahip çıktığın oranın da güçlenir, politik isteklerine o kadar yakın olursun.
Bu noktada tanık olduğum ve ya duyduğum bir çok şey var. PKK yok olması diye bir şey olamaz, olmamalıdır da. Böyle düşünmek ve üzerinde politika yapmak, ancak saf kişilerin işi olabilir. PKK, hem askeri hemde siyasi olarak Kürdistan’da en güçlü harekat. Bunun yok olmasını istemek, sadece kürd olmayan birinin işi olabilir. Yanlışları olabilir, eleştirebilirsin ama dostca ve yapıcı olarak. Dostane yapılan bir eleştiriyi akıllı hiç kimse red etmez.
3- Sömürgeci Devletlerın tavrı;
Egemen devletlerin son zamanlardaki manavralarını herkes görüyor. Kürdleri ortada kaldırmak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Özellikle Türkiye bu konuda kafayı oynatmış durumda. Kürdler de elden giderse, baskıcı devlet sistemini sürdürecek bütün “dış gücleri” gerekçesi elinde gitmiş olacak.
Türkiye, Sayın Öcalan Suriye’nin egemenliği altında bulunan topraklardayken, Genel Kurmay Başkanları ile sınıra gidip bir “gözdağı” vererek, baskı oluşturdu ve kendisince bir sonuç aldı. Türk devlet yapısındaki alışkanlıklar, genetiksel bir özellik arz ettiği için, hep tekrarı yapmayı çok seviyor. Bu seferde aynı şeyi Günye Kürdistan Hükümeti üzerinde denemek ve sonuca gitmek istiyor. Ama şimdi hem koşullar hemde zaman çok farklı. Suriye bir sömürgeci devletti ve olanı yaptı. Türkiye, Güney Kürdistan’da aynı sonucu alamayacağını gayet iyi biliyor ama bir kardeş kavgası tekrar başlatabilir miyim ile yatıp-kalkıyor. Olmayınca da her geçen gün biraz daha saldırganlaşıyor.
Güney Kürdistanlı güçler ve Sayin Barzani çok doğru ve güzel bir noktada duruyorlar. İnanıyorum ki asla Türkiye’nin isteklerine uymayacaklar.
Tarihte bilinen bir gerçeklik var, çelişkilerin en keskin olduğu zamanlar, çözümün en yakın olduğu zamandır. Türkiye kendisi içinde zamanın daraldığını gayet iyi biliyor.
Bütün baskılarına rağmen, ABD’nin desteği ile AB’de 5 yıllık bir tüf aldı. Fransa’daki operasyonunda bu çerçevede geliştiğini düşünyorum.
Türkiye bu süreyi iyi kullanmak istiyor. Sonrasında biliyor ki yolun sonu olacak.
4- İran sorunu:
Tam bu nokta da gözde kaçırmamız gereken çok önemli bir nokta daha var.
ABD İrana vuracak mı? Bence vuracak. Sadece zamanlama anlamında bir bilinmezlik var.
ABD, Irak savaşında gördü ki, kürdler dışındaki diğer destekleri, pek sırtını verecek nitelikte değil. İranda sırtını verebileceği tek nokta Kürdlerdir. İran ve Kürdler arasında son zamanlarda meydana gelen şiddetli çatışmaların da gösterdiği gibi, orda PKK var.
Peki ABD neden dayanacağı dalı kessin? Aptal mı?
Türkiye bu noktayi iyi görüyor ve en çokta bu noktada çıldırıyor. Onun içinde Güney Kürdistanı ne kadar çok karıştırısa, ABD’nin işini o kadar zorlaştırmış olacak. Yoksa Sayın Barzani’nin de dediği gibi, PKK sadece Güney Kürdistan’da değil ki, İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, bütün avrupa da hatta dünyanın dört bir yanında, sınırları belli olmayan bir devlet.
Neden sadece Güney Kürdistan gösteriliyor?
Şerif Kaplan
sherifkaplan@hotmail.com
Yorum Yaz
Yorumlar (3 Yazılmış)
-
Gönderen mutlu, 07 Mart, 2007 03:14:48sayin kaplan cokgüzel konulara deginiyorsunuz umarim bir cözüm noktasina ulasiriz basarilarinizin devamini diliyorum
-
Gönderen mazlum kaplan, 05 Mart, 2007 23:30:08Çok güzel noktalara değinmişsiniz. Söyledikleriniz güzel. Türkiye istediğini yapsın, sonuçta başarısız kalacağını kendiside görüyor. Ve bunun için çıldırıyor. Yazılarınız için GELEK SPAS!...
-
Gönderen süleyman azizoglu, 05 Mart, 2007 00:43:11tam duygularimi oksayacak ve bir güzel OHHHHHHHHH u bana cektiren yazinizi zevk alarak okuduttugun icin sonsuza kadar size SPASSSSSSSSSSSSSSS. bütün güzelikler hepimizin olsun..



Güncel