Beyoğlu 'işkence' karakolu

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 3 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031



Devrim Göktaş

Nijerya vatandaşı Festus Okey'in (25) gözaltına alındığı Beyoğlu Emniyeti Müdürlüğü'nde polis kurşunuyla ölmesi, daha önce ilginç işkence vakalarıyla gündeme gelen emniyeti yeniden tartışmaya açtı.

Uzun süredir gündemden düşmeyen Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü ve karakolu, daha önce gözaltına alınan kişilerin ıslatılıp hortumla dayak atma, köpeğe ısırtma, döve döve dalak patlatma gibi vakalarla gündeme gelmişti.

AKP hükümeti bir yandan yasalarla polise olağanüstü yetkiler vererek yargısız infazların ve işkencenin önünü açarken, öte yandan işkence ve infaz vakaları da her geçen gün artıyor. İstanbul'da geçmişte olduğu gibi bu yıl da işkence olaylarıyla en çok gündeme gelen yerlerin başında ise Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü geliyor.

Emniyet Müdürlüğü bu özelliğiyle defalarca insan hakları kuruluşlarının protestosuna maruz kaladursun, günümüze kadar işkence vakalarının hiç eksik olmadığı bir mekan haline geldi. Bir zamanlar travestileri hortumla dövdüğü için zihinlere 'Hortum Süleyman' olarak kazınan Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü Süleyman Ulusoy'dan sonra 'işkence bitti' diyerek sevinen mülteci ve travestiler, ne yazık ki daha kötüsüyle karşılaştı.

'Hortum Süleyman'dan görevi devralan diğer emniyet mensupları işkencede sınır tanımadı. Hortum Süleyman'ın yaptığı işkenceler nedeniyle 27 yıl hapis cezasına çaptırılması istemiyle yargılandığı davadan af sayesinde kurtulmasından mı mı bilinmez ama o dönemden sonra Beyoğlu'nda işkence vakaları bitmek bilmedi. İşkence ve infazların yapıldığı Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü ve müdürlüğü bağlı Beyoğlu Karakolu'nda yaşanan diğer belli başlı olaylar şöyle:


23 Kasım 2002 yılında Tarlabaşı'nda bulunan evine giden Bora Sezik, yolda rastladığı polis Ahmet Ünlü'den sigara istedi. Ancak polisin Sezik'e tokat atması, tartışma yaşanmasına neden oldu. Bu sırada polis Ahmet Ünlü ruhsatlı silahıyla Bora Sezik'i vurdu. Yaralı olan Sezik, ağabeyi Tufan Fetih Sezik ve arkadaşları tarafından Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılırken hayatını kaybetti. Beyoğlu Polis Karakolu'na bağlı polisler daha sonra Bora Sezik'in ağabeyi ve arkadaşlarını gözaltına aldı. İki gün gözaltında tutulan çocuklara, 'Bora Sezik'i Ünlü'nün vurmadığı' şeklinde ifade vermeleri için işkence yapıldı.


DİSK üyelerinin 2004 yılı 1 Mayısı'nda Taksim'deki basın açıklamasını izlerken, polisin tartakladığı bir kişiyi görüntüleyen NTV muhabiri Hilmi Hacaloğlu, 4 Mart'ta gözaltına alındı. Hacaloğlu, gözaltındayken Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polislerce dövüldü. Adli Tıp raporunda Hacaloğlu'nun elinde lezyon, sol topukta zedelenme, sağ dirsekte ezilme tespit edildi. 23 Ağustos 2005'te Cumhuriyet Gazetesi stajyer muhabiri Servet Alçınkaya kimlik soran polislere, 'Önce siz kimlik gösterin, polis olduğunuzu nereden bilebilirim' dediği için gözaltına alındı. Önce polis otosunda, sonra da karakolda dövüldü.


16 Şubat 2005'te İstanbul Taksim'de kimliğini bilmediği kişilerin bıçaklı saldırısında bacağından yaralanan 16 yaşındaki K.K, şikayetçi olmak amacıyla gittiği Taksim Polis Merkezi'nde dayağa maruz kalarak, üzerine köpek salınması sonucu kolundan yaralandı. Köpek ısırığı ve vücudundaki darp izleri nedeniyle Adli Tıp'tan 2 gün 'iş göremez raporu' alan K.K, açılan soruşturma sonucu üzerine köpek salan polisleri teşhis etti. Beyoğlu Cumhuriyet Savcısı Mustafa Erol da polis memurları Zeki Ağca ve Nuri Açıkgöz hakkında 'efrada fena muamele'den TCK'nin 245. maddesi uyarınca dava açtı.


Beyoğlu ilçesindeki Gümüşsuyu Mahallesi'nin kadın muhtarı Çiğdem Nalbantoğlu, 16 Ağustos 2006 yılında sokaktaki kimlik kontrolü sırasında 'daha nazik konuşun' diye uyardığı için ikisi kadın 20 polis tarafından meydan dayağına maruz kaldı.


Mardin'den zorunlu göç nedeniyle İstanbul'a gelen Mehmet Çirik adlı yurttaş, 14 Ağustos'ta Beyoğlu Tarlabaşı'ndaki evine gelen misafirini yolcu ettiği sırada, kimliğini soran polisler tarafından gözaltına alındı. Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Çirik'in gördüğü yoğun işkence sonrasında dalağı patladı. Çirik'in paramparça olan dalağı alınmak zorunda kalındı. Polise verilen yetkinin özellikle Taksim ve Beyoğlu'nda işkence ve kötü muameleyi arttırdığına dikkat çeken İHD İstanbul Şubesi, son iki ayda 60'dan fazla başvurunun yapıldığını açıkladı.


Devrim Göktaş /DIHA

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com