Tu di dilê me de yî*

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 2 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031


Modern Kürt edebiyatının dünyaca ünlü ismi Mehmed Uzun, mide kanseri nedeniyle uzun süredir tedavi gördüğü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi. Uzun, 30 yıl sürgün yaşadığı İsveç'ten 13 Temmuz 2006 tarihinde hastalığı nedeniyle Diyarbakır'a döndü. 'Yukarı Mezopotamya toprağının, Diyarbakır'ın bana şifa olacağından emindim' diyerek, 16 Ekim 2006'da hastaneden taburcu olan Uzun, dün saat 11.05'te yaşamını yitirdi. Vasiyeti üzerine bugün kılınacak öğlen namazında sonra Diyarbakır Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek olan Uzun, 54 yaşındaydı.

Kürt edebiyatının dünyaya açılmasında önemli katkıları olan ve adına konferans düzenlenen tek yazar olan Uzun, aynı zamanda barış ve kardeşliğe olan umudunu her fırsatta dile getirerek, Kürt sorununun demokratik çözümü için pek çok çalışmanın içinde yer aldı. Üyesi olduğu Türkiye Barış Meclisi'nin Ankara'daki kuruluş toplantısına gönderdiği mesajda barışa ilişkin şunları belirtmişti: 'Ötekiyi anlamak, onunla eşit ilişki kurmaktır. Barış, insanoğluna en çok yakışan erdemleri, kendi içinde barındıran yepyeni bir kültürdür. Türkiye niçin bütün bunlardan mahrum kalsın?'

Hawara Dîcleyê ji bo Mirina Egîdekî **

Modern Kürt edebiyatının önemli isimlerinden ve barış çalışmalarına katkılarıyla tanınan yazar-aydın Mehmed Uzun, mide kanseri nedeniyle uzun süredir tedavi gördüğü Diyarbakır'da yaşamını yitirdi. Kürt edebiyatının dünyaya açılmasında önemli katkıları olan Uzun, aynı zamanda barış ve kardeşliğe olan umudunu her fırsatta dile getirerek, Kürt sorununun demokratik çözümü için çeşitli çalışmalarda yer aldı.

Yıllar önce sürgün gittiği İsveç'ten Temmuz 2006'da yakalandığı mide kanseri sonrası Diyarbakır'a kesin dönüş yapan Uzun, Özel Veni Vidi Hastanesi'nde tedavi gördü. 'Yukarı Mezopotamya toprağının, Diyarbakır'ın bana şifa olacağından emindim. Halkımın moral desteğiyle bugünlere geldim. Ez qurbana wan im (Ben size kurbanım)' diyerek 16 Ekim 2006 tarihinde hastaneden taburcu olan Uzun, dün aramızdan ayrıldı. Vasiyeti üzerine Uzun, yarın kılınacak öğlen namazında sonra Diyarbakır Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

1953'de Urfa Siverek'te doğan Uzun, 1977 yılında İsveç'e sürgüne gitti. Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı. 1985 yılından bu yana romanlarını Kürtçe kaleme alan Uzun hakkında Türkiye'de çok sayıda dava açıldı. Uzun, İsveç Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu üyeliği de yaptı. Ayrıca İsveç Pen Kulübü ve Uluslararası Pen Kulüp'te aktif çalışan Uzun, 'Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık' romanı ve 'Nar Çiçekleri' adlı deneme kitabıyla ilgili olarak 2001'de yargılandı. Aynı yıl Türkiye Yayıncılar Birliği'nin her yıl verdiği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü'nü, roman sanatına ilişkin belirleyici katkılarından dolayı Berlin Kürt Enstitüsü'nün Edebiyat Ödülü'nü, edebiyat ve sözün özgürlüğüne ilişkin duruşundan dolayı İskandinavya'nın en önemli ödüllerinden olan Torgny Segerstedt Özgürlük Kalemi Ödülü'nü ve 2002'de İsveç kültür yaşamına sunduğu katkılarından dolayı İsveç Akademisi'nin Stina-Erik Lundeberg Ödülü'nü aldı.

'Kürt dili için bir tarih oldu'

Romanlarını Kürtçe yazarak Kürt diline büyük bir katkı yapan Uzun, romanlarının derinliğiyle de hem Kürt romanının hem de Kürt dilinin olanaklarını görünür kıldı. Yaşar Kemal'in, Mehmed Uzun'un 'Siya Evine' (Yitik bir Aşkın Gölgesinde) romanına yazdığı şiirsel takdim yazısı, usta bir romancının bir başka roman yazarının hakkını teslim etmesinin güzel bir örneği: Yaşar Kemal, 'Mehmed Uzun'un romanını okuduğumda çok şaşırdım, bir dilin ilk romanı böylesine ustalıkla, böylesine zengin bir dille, üstelik de gelişmiş bir roman dili yaratılarak nasıl yazılmış, diye. Mehmed, önce Kürt dilini ve edebiyatını iyi biliyor, Türk dilini ve edebiyatını da iyi biliyor. Sonra dünyaya açılıyor, dünya kültürünü ve edebiyatını da özümsüyor. Mehmed, Kürt dili için bir tarih oluyor böylece' değerlendirmesinde bulunmuştu.

'Tarihini bilmeyen başarılı olamaz'

Mehmed Uzun, kendisi bir tarih olmasının ötesinde, romanlarında Kürt halkının/aydınlarının tarihini işlemeye öncelik vererek, bir başka misyonu da üstleniyordu. Bilinçli bir faaliyet içerisinde olan Uzun, Kürtlerin tarihlerini bilmeleri gerektiğine inanarak, 'Ters yüz edilmiş, unutulmuş bir tarih söz konusudur. Tarihini bilmeyen, tarihini kendisine göre yorumlamayan bir entelektüel hareketin, bir siyasi hareketin başarı şansı yoktur' diyordu. Hikayelerinde tarihi kişiliklere ve bu kişiliklerin dramatize edilmiş yaşantılarına ağırlık vermesi, tarihsel fantezilerin tarihin pırıltılı yüzeyine sarılmalarından farklıydı. Unutulan bir geçmişi ve o geçmiş içerisinde Kürt halkı ve kültürü adına bütün bir ömürlerini feda etmiş insanları yeniden hatırlatması bir yana, anlattığı dönemlerdeki duygu ve düşüncelerin, trajedi ve felaketlerin, çatışma ve çelişkilerin bugünün sorunsalı olmasıyla da, Uzun'un romanları bir öncü edebiyattı.

Kürt diline yaptığı büyük katkılarının yanı sıra barış ve demokrasi mücadelesinde sürekli yerini alan Uzun için 2007 Şubat'ın da, Anadolu Kültür Merkezi, Bilgi Üniversitesi, İsveç Mehmed Uzun Komitesi ve İsveç İstanbul Konsolosluğu tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde konferans düzenlendi. Konferansın kapanış konuşmasını yapan Uzun, Kürt halkına ve kültürüne çok şey borçlu olduğunu belirterek, 'Hayatım boyunca yapmaya çalıştığım da borcumu ödemekti' demişti. Yazıları nedeniyle yargılandığı mahkeme salonlarına işaret eden Uzun, 'Oralarda hep yazarlığımı savunmak zorunda kaldım. Bugün burası benim için bir ilk oldu' demişti. Uzun, 'İnsanın insanlığa hizmet etmesi onu ölümsüz kılar. Bu yüzden ben ölümden hiçbir zaman korkmadım. Mağlupları, aşağılananları ve sesleri kısılanları her zaman yazdım. Ömrü yeterse yeni bir kitap yazmak istiyorum ve bu kitabın ismi de 'Mağlupların Anlatısı' olacak. Tarihin yeniden yaratılması gerekiyor. Bu tarih mağlupların bakış açısıyla tarihe ışık tutulan bir tarih olacaktır' diyerek, konuşma kürsüsünden alkışlarla iniyordu.

'Barış insanlığın en erdemli eseridir'

Türkiye'de Kürt sorununun barışçıl bir yöntemle çözülmesi için çaba sarfeden Mehmed Uzun, Türkiye Barış Meclisi'nin 1 Eylül 2007'de Ankara'daki kuruluş toplantısına gönderdiği mesajda barışa ilişkin şunları belirtmişti: 'Barış, insanlığın yarattığı en önemli, en erdemli eserdir. Ölümsüz birey yoktur ama bireyler tarafından yaratılan ölümsüz eserler ve bu eserlerin tümünden oluşan ölümsüz insanlar vardır. Bunu Gılgamış'tan bu yana hep biliyoruz. Barış, sadece ölümsüz bir eser değil, insan aklının yarattığı en önemli erdemli iştir de... Barış, ben dediğimiz şeyin öteki haline gelmesidir. Ötekiyi anlamak, onunla eşit ilişki kurmaktır. Barış, insanoğluna en çok yakışan erdemleri, kendi içinde barındıran yepyeni bir kültür, bir terbiyedir. Türkiye niçin bütün bunlardan mahrum kalsın?'

Başsağlığı mesajları

Kongra Gel: Uzun'un vefatı büyük bir kayıp

'Mehmed Uzun, Kürt dili ve edebiyatına büyük hizmetlerde bulundu. Ama ne yazık ki, en yararlı olacağı bir dönemde, vakitsiz bir şekilde yaşamını yitirdi. Bu bizim için, halkımız için, Kürt dili ve edebiyatı için, büyük bir kayıp. Acımız büyük' denildi.

DTP Genel Merkezi:

'Mehmed Uzun'un bize bıraktığı edebiyat mirası, Kürt Edebiyatı'nın 100 yıllık Türkleştirme politikalarına bir isyanı ve yanıtı oldu. Edebiyatı yapılamaz, romanı yazılamaz denilen bir dilin, dünya edebiyatıyla buluşmasını sağladı.'

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan: 'Kürt halkının başı sağolsun' dedi.

DTP Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş: 'Mehmed Uzun barış diyordu. Kendi topraklarında kendi halkının bağrında gözlerini yumdu. Onu asla unutmayacağız, unutturmayacağız.'

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir: 'Hepimiz açısından ağır ve gücü yüksek bir gün. Kürt halkı bir aydını, bir değerini yitirdi. Acımız çok büyük. Ürettikleriyle miras serencamı oluşturdu. Hepimizin başı sağolsun.'

İstanbul Kürt Enstitüsü: ' Mehmed Uzun belki fiziki olarak aramızdan ayrılmış olabilir, ancak Kürt diline ve edebiyatına yaptığı katkılarla sonsuza kadar yaşayacaktır.'

Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK): ' Mehmed Uzun, sanatsal ve kültürel çalışmaları 'halkların can damarları' olarak değerlendirirdi. Yok edilmek istenen bir halk, bir dil, bir kültür için edebiyatın ne denli hayati olduğunu vurgulardı. Bu anlamda bu sene 15'incisi düzenlenen Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü etkinliğini de oldukça önemseyip, desteğini hiç esirgemedi.'

Yazar Lal Laleş: 'Mazlumların, ezilenlerin ve muhaliflerin diliydi. Barışın neferi, Kürtçe'nin sesiydi. Sadece Kürt halkı değil tüm halklar için bir kayıptır.'

Yazar Şehmus Diken: 'Mehmed Uzun, son anına kadar barışı dilinden düşürmedi. Hatta ayağa kalktığında herkese bir çağrı yapacağını da söylemişti. Kürt halkının başı sağolsun.'

Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP): ' Mehmed Uzun'un aramızdan ayrıldığı bugün yine militarist ve milliyetçi güçler hala savaş çığırtkanlığı yapıyor olsalar da, Uzun'un dediği gibi 'en berbat koşullarda bile umutlu olmamızı gerektirecek çok fazla neden var'. Uzun, atacağımız her barış adımında, söyleyeceğimiz her barış şarkısında aramızda olacak.'

İHD İstanbul Şubesi: ' Derin bir acıyla; Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin, Süryanilerin, Keldanilerin kısacası bu coğrafyada yaşayan tüm halklara ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz' denildi.

PEN Türkiye Merkezi: 'Barışa ve kardeşliğe olan umudu nu hep taşımış ve bunun için elinden geleni yapmaya çalışan Mehmed Uzun'un ölümü hepimizi derin bir acıya boğmuştur.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yazar Mehmed Uzun'un vefatı nedeniyle eşi Zozan Uzun'a başsağlığı telgrafı gönderdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, kanser tedavisi nedeniyle yattığı Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde vefat eden yazar Mehmed Uzun'un eşi Zozan Uzun'a bir telgraf göndererek, başsağlığı dileklerini iletti.

Uzun'un eserleri

Uzun'un en önemli eserleri arasında yer alan ve Aram Yayınları arasından çıkan Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyat Antolojisi) adlı iki ciltlik eserinin yanı sıra şu eserleri de bulunuyor: Tu (Sen) roman, 1985; Mirina Kalekî Rind (Yaşlı Bir Rind'in Ölümü) roman, 1987; Siya Evînê (Yitik Bir Aşkın Gölgesinde) roman, 1989; Rojek ji Rojên Evdalê Zeynikê (Evdalê Zeynikê'nin Günlerinden Bir Gün) roman, 1991; Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatına Giriş) inceleme, 1992; Hêz û Bedewiya Pênžsê (Kalemin Gücü ve Görkemi) denemeler, 1993; Mirina Egîdekî (Bir Yiğidin Destanı) destan-Ağıt, 1993; Världen i Sverige (Tüm Dünya İsveç'te), edebiyat antolojisi, M. Grive ile Birlikte, 1995; Bîra Qederê (Kader Kuyusu) roman, 1995; Nar Çiçekleri, deneme, 1996; Ziman û Roman (Dil ve Roman) söyleşiler, 1997; Bir Dil Yaratmak, söyleşiler, 1997; Dengbêjlerim, deneme, 1998; Ronî Mîna Evînê - Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık), roman, 1998; Zincirlenmiş Zamanlar Zincirlenmiş Sözcükler, deneme, 2002; Dicle'nin Sesi I - Hawara Dîcleyê (Dicle'nin Yakarışı), roman, 2002 ve Diclenin Sesi II - Dicle'nin Sürgünleri, roman, 2003. DİYARBAKIR / DİHA


* Yüreğimizdesin
** Dicle bir yiğidin ölümüne ağıt yakıyor
 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com