E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- «Kürtçe de bir dil» diyebildik/HAKKI DEVRİM
- 'Türkiye'nin yüzde 20'si Kürt'.....
- Aziz Nesin'lik bir öykü: 'Evin Ne Yaşar Ne Yaşamaz'
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- Hakim'den şok açıklamalar
- Ergenekon kazıya başladı
- DTP'lilere pusula engeli
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Teskere tartismasi almis basini yürüyor, sanki tüm sorunlari cözecek sihirli kelime. Teskereniz ;hayirli; olsun! Bir yil degil on yilda teskere yetkisi sizde olsa ne olur, sorunlara dogru yaklasmayanlarin sonu diger partiler ve basbakanlar gibi hüsran olur. Kürd sorununu cözmeyen cözülür. Gecmis pratikler de gösteriyorki cesur davranmayan korkak ve ürkek Türk yöneticileri sorunun agirligi altinda kendileri cözülüyor ve eziliyor. Kürdistan ulusal kurtulus mücadelesi ise yoluna devam ediyor.O zaman Güney e girin bakalim, sonuclarini kaldirabilecekmisiniz?
Baskici ve antidemokratik devletlerin ortak bir özelligi cagdaslasma, demokratiklesme ve özgürlesme korkusudur; bu yarasanin aydinliktan korktugu türünden bir korkudur. Türkiye de ise bu yansimasini sürekli iktidarin, Kayserilinin yaptigi boyayip tekrardan satma olayi gibi, cözümsüzlügünde baska bir partinin iktidara getirilerek degistirilmesinde bulur. Özgürlük mücadelesinin baslangic tarihinden günümüze kadar sürekli bir o parti bir bu parti ile imaj tazelenmis, maske cikarilip yerine baskasi takilmis, olmayinca yeni partiler kurdurtup iktidari onlara devretmis, sonuc yine savas ve kan olmustur, yoksullasan halk olmustur, borclanan Türk devleti olmustur, yakilip yikilan Kürdistan olmustur; cünkü degisimden korktuklari icin bu taktiklerle ömürlerini uzatiyorlar. Bu sürec ancak mevcut durumda, söven ve irkci milliyetciligin etkisiyle kisiliksizlestirilmis yiginlar kendi kisiliklerini bulup bu iktidar sahiplerine yönelinceye kadar sürecektir. Kürd halkina kin ve öfke kusarak, Kürdistan i arka bahcesi olarak algilayip seferler üzerine seferler düzenleyip uyusturduklari bu beyinler kendilerini bu irkci milliyetci uyusturucunun etkisinden kurtarincaya kadar idare edip, Kürd kaniyla ve caniyla vampirler misali kendilerini besleyecekler ve yüklerini alacaklardir. Peki bu korkuyla nereye kadar? Yönetenlerin artik yönetememesine kadardir! Ve bu sürec er gec ortaya cikacaktir.
30 yildir vatan bölünüyor paranoyasiyla kitlelerde sizofrenik bir durumu yaratmayi basardilar. Bu yiginlar hala, ekmekleri kücülmesine, alim güclerinin sifirlanmasina, egitim ve saglik alaninda diz boyu sorunlar ve alt yapinin cökmüs olmasina ragmen, kirli savasin destekcisi durumundadirlar. Bu uzun sürecek bir durum degil, zaten 30 yillik suskunluk yetiyor ve artiyor bile. Temel sorun bir dönem solun kalesi olan varoslarin irkci milliyetciligin ve takkiyeci resmi islamin etkisi altina girmesidir ve solun bu kalelerini direnis göstermeden kitlelerini bunlara altin tepside sunmasidir. Eger sol ideolojik krizini asar, kitlelerin sorunlarini cözme boyutunda alternatif bir örgütlenme anlayisini gelistirip hakim kilarsa ezen ulusun en ezilen kesimini kirli savas kligine karsi ayaklandirmasi mümkün olabilir. Yok! bunu yapamaz ise, o zaman durum daha vahim bir hal alir ki bunun adi birbirlerini bogazlamadir, Kürd Türk catismasinin kacinilmazligidir.
Türk devleti Güney Kürdistan a askeri bir isgal hareketi gerceklestirebilir, bu mümkündür, cünkü elindeki son yalan budur, ancak bu yalanin tutmayacagini kendileride biliyor. Ancak bir kez manipülativ aciklamalarla iste Güney Kürdistan a girmemiz gerekiyor, cünkü „terör yuvalari“ oradadir, onlarin kökünü kazimamiz icin bu bir zorunluluktur yalanidir dayandiklari tek sey. Halbuki akli basinda herkes biliyor ki bu sorunu cözmez, sorun derinlesir ve bu Türk kirli savas rejiminin sonu olur; onlar sonlarini böyle istiyorlarsa bizde Kürdistan tarafi olarak onlara o sonu hazirlayacak durumdayiz. Bu isgal hareketinin Türk halkina maliyetinin büyük olacagi ve kirilgan olan Türk ekonomisinin bunu kaldiracak düzeyde olmadigida bilinmektedir. Rantiyeci ve ceteci sistemi bu ilgilendirmiyor, zaten ilgilendirmeside beklenemez. Halk kitlelerinin bu kirli savasa ortak olmasi en büyük kirliliktir. Uzun yillardan beri sürdürülen bu kirli savas yavas yavas bunlarin sonunu muhakkak getirecektir.
Bu isgal girisimi biz Kürdistanlilar icin beraberinde bazi avantajlari da getirecektir:
1. Bu isgal operasyonu her durumda Kürd halkinin birlikteligini pekistirecektir ve Kürdistanli gücler bu isgale karsi direnmek zorundadirlar ve direneceklerdir. Bu isgal harekatinin sadece PKK yi hedeflemedigini aslinda Güneyi hedefledigini de her Kürdistanli biliyor; o zaman Güney deki kazanimlari korumak icin ellerinden gelen cabalari birlestirerek direnmekten baska alternatifleri olmayacaktir. Bu ortak direnis cizgisi Kürdlerin kendi arasindaki güvensizligi asmasina yol acacak ve Kürdler artik birbirleriyle catismayacak ve Birlesik Bagimsiz Demokratik bir Kürdistan a dogru hizli bir sekilde yol alacaklardir.
2. Türk devleti isgalci konuma düsecek ve uluslararasi gücler devreye girmek zorunda kalacaklardir ve hatta Birlesmis Milletler müdahale ederek Kürdistan a savunma güclerini yerlestirebilir ve uluslararasi askeri gücün korumasi altina alinabilir. Uluslararasi hukuk ilke ve sözlesmeleri isletilerek Türk devletine yaptirimlar ve ambargolar gündeme gelebilecektir. Yani Türkiye nin jeopolitik ve stratejik önemi balonu sönecek, saldirgan ve isgalci yöneliminden ötürü sürec bizim lehimize dönecektir.
3.Türk ordusu eger Güney Kürdistan a yönelirse ABD ile bir catismayi göze almak zorunda kalacaktir. ABD ile catisan bir Türkiye nin sonu hüsran olacaktir. Ve o zaman simdi Kürdlere saldiran kesimler keskelere baslayacaklardir, keske Kürdlerin baris elini tutsaydik, keske operasyon yapmasaydik, keske yöneticilerimizin oyunlarina gelmeyip, yalanlarina kanmasaydik seklinde bu keskeler cogalacaktir. Ve bu beraberinde gercek anlamda bir demokrasi hareketinin ve Türkiye cephesinde bir halk direnisinin ortaya cikmasina yol acacaktir ve bu sürec yöneticilerin artik yönetecek durumda olmadiklarini gözler önüne serecek ve sonucta yine Kürdistan özgürlük hareketi Türk halkinin kurtulus kosullarinida yaratacaktir. Yani bu isgal hareketinin sonucu Türk devleti acisindan önceki 24 operasyonda oldugu gibi sifir elde sifir olacak, iktidardan alasagi edilmelerini saglayacak, Kürdler icin ise büyük kazanimlara yol acacaktir.
Ne olur, HPG belki bazi kayiplar verebilir, ancak Gerillanin yenilmezligi önceki 24 operasyondada görüldü ve 23 yillik savas sürecindede ispatlandi. Halk her alanda kesinlikle direnecek Türk devletinin tüm resmi ve sivil kurumlari hedef haline gelecektir. O zaman bunlarin hareket alanlari tamamen daralir, tüm sömürgecilerin basina geldigi gibi pillarini pirtlarini toplayip Kürdistan dan kacmanin yollarini arayacaklardir.
Munzur Dersim



Güncel