Laz müziğinde yeni bir basamak

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 9 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031


Erdal Bayrakoğlu, 13 yıldır profesyonel müzik yapıyor. Rize Ardeşenli bir Laz. Özel şan dersleri almış. Müziğini dinleyince ona 'Laz Pavarotti' demek geliyor insanın içinden. Laz müziği için yeni ve farklı bir ses. Yıllarını müziğe veren Bayrakoğlu; toplumun destanlarını, aşklarını, ağıtlarını ve horonlarını söylediği ilk albümü 'Zifona (Kasırga)' ile müzikseverleriyle buluştu. Erdal Bayrakoğlu, 'Aynı zamanda Lazlığımın da farkındayım. Laz şarkıları, Laz kültürünün bir parçası ve ben bu kültürle büyüdüm, her zaman için sahne aldığım ortamlarda Lazca şarkılar seslendirdim. Eğer bir şeye hizmet edilmesi gerekiyorsa bu kendi kültürüm, kendi halkımın müziği olmalı diye düşünüyorum' diyor. Bayrakoğlu ile müzik çalışmaları ve Türkiye'de etnik müzik üzerine konuştuk.

Türkiye'de etnik müziğin durumundan bahsedersek ne söylersiniz?

Türkiye'de etnik müzik, son süreçte biraz yükselme aşamasında. Bunun da sebebi insanların kendi kültürlerinin farkına varmalarıdır. Bir de şu yükseliş sürecinden önce etnik müzik yapan arkadaşlar, biraz da ticari kaygılarından dolayı özensiz ve piyasa tabir edilen müziğin üstünde durmuşlardır. Şu süreçte yapılan müzikler, kültür açısından önem taşıdığı için insanların ilgisini çekip yükseliş dönemine geçti.

Laz müziği bunun neresinde?

Laz müziği Kazım Koyuncu'ya kadar bence hiçbir yerdeydi. Kazım Koyuncu ile beraber bir yükselişe geçti. O da şundan kaynaklanıyor bence; metropollerde ve yurtdışında yaşayan binlerce, belki de onbinlerce Laz ve Karadenizli genç var. Kendi kültürlerinden haberdar değiller. Çünkü dinledikleri müzik ile o zamana kadar yapılan müzik hep tersti. Kulakları algılayamıyordu. Özensizdi ve cezbettirici bir tarafı yoktu. Kazım Koyuncu bunu modernize etti. Hem köylerde yaşayan insanların hem de metropollerde yaşayan insanların dinleyebilecekleri ve sevebilecekleri bir tarzda müzik yaptı. Her yerde bir Kazım Koyuncu şarkısı biliniyor ve biz de bunu devam ettirmeye çalışıyoruz.

Kazım Koyuncu'dan etkilenerek mi sanata devam ediyorsunuz?

Tabii, Kazım Koyuncu'dan etkilenmemek mümkün değil, sonuçta aynı müziği yapıyoruz. Aynı dilde, aynı tarzda müzik yapıyoruz. Kaliteli müzik yapan her müzisyenden etkilenmişimdir zaten. Burada amaç bir kültürün ve dilin yaşamasıdır. Bunun içinde etkilenmeler de olacaktır. Lazlar için, Laz müziği için büyük bir kayıp...

Kazım Koyuncu'nun ölümünden sonra, onun sanatını bıraktığı yerden devam edeceğinizi açıklamıştınız...

Götürebileceğime emin olmadığım hiçbir işe başlamam zaten. Ben bunu bir misyon olarak üstlenmeye hazırım ama bu insanların taktiridir. Bunun üzerine yoğunlaşmış vaziyetteyim. Bununla ilgili çalışmalar yapıyorum. Yazları, Lazların yoğunlukta olduğu bölgelere gidip -Rize ve Artvin gibi- derlemeler yapmak istiyorum. Bu müziği geliştirmek, tamamen eski parçaları gün ışığına çıkarmak değil de, artık Lazca besteler yapabilmekle mümkün olabilir diye düşünüyorum. Onunla ilgili uğraşlarım var. Bu albümde de söz ve müziği bana ait olan bir Lazca bestem var. Laz kültürüne ilişkin herkese görev düşüyor. Benim üzerime düşen de müziktir.

Laz kimliği ve kültüründen bahsedersek...

Açıkcası Laz kültürü varolan bir şeydi ama insanlar her kültürde olduğu gibi bir şey elinden gitmeden değerini anlayamıyor. Laz dilinin de yok olmaya yüz tutmasıyla beraber mücadele etmeye başladılar. Bu süreç tabii ki diğer halkların mücadeleleriyle de bağlantılı bir durumdur. Şu anda gelişim sürecidir. Kazım Koyuncu ile başladı. Bu, ben geleceğim, başkası gelecek ve devam edecektir. Müzikal ve kültürel açıdan da bu böyledir. Lazca hik‰yeler, gramerler, şimdiden altyapısı oluşturuluyor.

'Lazların Pavarittisi' olarak adlandırılıyorsunuz...

Sonuçta Pavarotti dünyanın en ünlü tenorlarından biri. Ona benzetilmek beni rahatsız etmiyor. Ama fiziksel olarak da benziyorum. Başka birilerine benzetilmekten daha iyi.

Albümünüzün ismi 'Zifona'. Bu ne anlama geliyor?

'Zifona' çok eski bir terimdir Lazca'da, zamanla unutulmuş. Biz bunu literatüre kazandırmak amaçlı koyduk. Eskiden Karadeniz kıyılarında çok rastlanan fırtınalara 'Zifona' denirmiş. Hatta bunun duasının falan olduğu söylenir. Zamanla unutulmuş ve biz de hatırlatmak istedik. Yoksa ben denizden geliyorum. Fırtına gibiyim gibi bir amaç yok.

Önümüzdeki dönemde ne tür hedefleriniz var?

2. albümümün ilk albümden çok çok iyi olması gerekiyor. Lazca rock bir gelenektir. İleriki albümlerde belki daha değişik olarak Lazca senfoni rock yapabiliriz. Değişik şeyler yapmayı düşünüyorum. Amaç Laz müziğini dünya müziğine çevirebilmek, dünyada kabul edilebilinir bir müzik kalitesi yakalamak. BERLİN

Erdal Alıçpınar/gundem

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com