E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- «Kürtçe de bir dil» diyebildik/HAKKI DEVRİM
- 'Türkiye'nin yüzde 20'si Kürt'.....
- Kemal Pir'in bilinmeyen fotoğrafları yayınlandı
- Aziz Nesin'lik bir öykü: 'Evin Ne Yaşar Ne Yaşamaz'
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- Hakim'den şok açıklamalar
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Türkiye'yi Irak ve Ortadoğu bataklığına itecek kapsamlı askeri bir harekâtın, en azından şu an için rafa kalkması yaşadığımız en önemli gelişmedir.
Diğer önemli gelişme Türkiye'nin, attığı aşırı riskli, ancak kararlı adımlarla, Türk-Irak sınırı, Kuzey Irak Kürtleri Türkiye ilişkileri meselesini ABD'nin dış politika ajandasına önemli bir madde olarak yerleştirmesidir.
Üçüncü önemli gelişme, PKK kamplarına yönelik takip ve operasyon konusunda Türkiye ile ABD arasında bir “işbirliği ihtimali”nin ilk kez bu denli yüksek olmasıdır.
Şimdi ortada “iki mesele” var…
Bunlardan “birincisi” bu ikili iş birliğinin pratikte yürüyüp yürümeyeceğidir.
İşbirliği işlerlik kazanırsa ya da kazandığı andan itibaren hükümetin, PKK ve terör meselesi konusunda gözlerini Türkiye içine dikmesi mümkün olabilir, en azından bu meselelerin Kuzey Irak ve Kandil'e hapsedilmiş bir sorun olmadığı gerçeğine geri dönülebilir.
“İkincisi”, Kürt meselesi çerçevesinde siyasi şiddetin, terörün bu ülke topraklarında nasıl sona erdirileceği meselesidir.
Aslında koşullar bu konuda yeni fırsatlar yakalanabileceğine işaret ediyor.
Bu fırsatlar, “Kürt meselesinin normalleşmesi”yle yakından ilgilidir. Diğer ifadeyle fırsatlar, Kürt sorununun, hatta terör sorununun çok boyutlu olduğunun kabulüyle anlam kazanacaktır.
Zira sorun demek talep, taraf ve temsil demektir.
Toplumsal bir sorun varsa, talep vardır, taraf vardır ve bunları temsil eden bir güç vardır.
Bu üçlünün kabul edilmesi, sorunun çözümüne açılan kapı işte bu üçlünün görülmesi ve bir şekilde sindirilmesidir.
Bu sindirecek otorite, aynı zamanda PKK'yı bu sorunun temsilcisi olmaktan çıkaracak adımlar atabilecek bir otoritedir. Diğer ifadeyle “sindirme”, PKK'yı Kürt sorununda, gizli ve iddialı taraf ve temsilci olmaktan çıkarabilmenin etkili yollarından birisidir.
Nasıl yapmalı?
İki adım atmak gerekiyor:
1. Türkiye önce şu ya da bu nedenle, haklı ya da haksız aşağıladığı, aşiret reisi ilan ettiği Barzani'ye, Irak Kürtleri'yle “yakınlaşma” sağlamalıdır. Türkiye Irak Kürtlerinin hakkını teslim ettiği, zaten doğal rayında ilerleyen destek verdiği andan itibaren, PKK'nın Ortadoğu'da erimesine giden kapı açılır…
Sıkça belirttik bu konuda koşullar dünden çok farklıdır, Kuzey Irak'ta fiili yaşam alanları olan Kürt grupları değil, ABD'nin desteğini almış, bölgenin diğer güçleri tarafından kabul gören, kurumlaşan bir Kürt gerçeği vardır. Türkiye'nin bu gerçeği görmesi, sindirmesi ve iyi kullanması gerekir…
Barzani'nin Türkiye'ye karşı el altında tuttuğu kozları Barzani'yi başka bir anlamda silahsızlandırarak sağlamak mümkündür.
Bu tür esnek, ısrarcı ve kalıcı bir dış politika hamlesi, Türkiye-Irak Kürt Yönetimi ve Türkiye arasında bir çıkar bloğu oluşturur, bu blok PKK'yı zora sokar ve Türkiye'ye hapseder.
2. Bunun ardından, askeri tedbirler elden bırakılmadan bu örgütün silah bırakmasını sağlayacak adımlar atılmalıdır. Bunlar arasında, öncelikli olarak, hemen tüm dünyada uygulanmış bir “af ve yüzleşme politikası” mekanizması vardır.
Siyasi irade bu tür politik adımların daha önce şu ya da bu kesimler ya da kişiler tarafından söylendiği, karşı tarafın siyaseti olduğu sözlerine kulak tıkayıp, bu adımları atma cesaretini ve akıllılığını gösterirse, devasa bir iş başarmış olur…
Zira bu adımlar terörü neredeyse bitirir.
Kürt sorunu elbet bir çırpıda çözülecek bir mesele değildir. Ama en azından bu şekilde, İspanya'da, İngiltere'de, Fransa'da olduğu gibi siyasi alana taşınarak yol alınabilecek bir meseledir.
DTP'nin içine düştüğü durumu günlerdir izliyoruz…
Bu tür adımlar bağımlı değil, bağımsız değişken olmasını sağlarlar. DTP'liler ya da benzeri parti politikacıları kendi akıllarına ancak bu yolla biat ederler.
Yol zordur, risklidir, ancak tek yoldur…
yenisafak



Güncel