E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- «Kürtçe de bir dil» diyebildik/HAKKI DEVRİM
- 'Türkiye'nin yüzde 20'si Kürt'.....
- Kemal Pir'in bilinmeyen fotoğrafları yayınlandı
- Aziz Nesin'lik bir öykü: 'Evin Ne Yaşar Ne Yaşamaz'
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- Hakim'den şok açıklamalar
- Karayılan bu yıl görevini devrediyor
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Islak bakışlı bir sürgündeyimÖlümü hesaba katmıyorum seni düşlerkenTüm dualara sırtımı döndümVe ruhumu kaybettiğim yerdeyim.Her cinayet adıma günah yerleştiriyorduHer günah gizli öpücüklerin katline yerleşiyordu…
Rumet Farqini
………………………..
Sevgili Rûmet Farqini’ nin dizeleriyle girizgah yaptığım bu yazı, aslında tarihe mal olması gereken bir Cümle hakkındadır. Evet Şimdi gözlerinizi kapatın, yaslandığınız dünyanızdan usulca çekilin ve elinizi vicdanınızın uzağındaki bir coğrafyaya yollayın. Pe.Ke.Ke tarafından esir edilen T.S.K’ bağlı askerler serbest bırakıldı ve dilimizin üstündeki yürekli sözcükler bir bir terk etti bizi.
Adalet kavramı, gelişmiş ve hiç gelişmeyecek toplumlardan tutun, ilk çağlardaki primitif dünyada bile rahat ve huzurlu bir yaşam geçirmek için lazım olan en geçerli olgudur. Yani Adalet denince eminim ki akan tüm sular sakinleşir ve sadece Hassas Terazisi konuşur. Oysa Esir Askerler’in teslim edilmesinden sonra yaşanan olaylar ve sarf edilen sözcükler yenilir yutulur cinsten değildi. Hele bu ülkenin Adalet Bakanı ve Mütedeyyin olduğunu iddia eden bir partinin Milletvekili olan M.Ali ŞAHİN ‘in açıklamaları duyarlı ve duygulu olan herkesi hayretlere düşürdü. 8 Askerin kurtarılmamasına sevinmemiş bizim Bakan ( Evet gerçekten tam bir Bakan, Öküzün Trene Baktığı Gibi Bakmak lafının muhattabı olunur mu bilmemem), O’nun için en önemli makam şehitlik Makamıymış. Yani ‘’Keşke Ölselerdi de Mitinge ve Milliyetçi Histeriye Dönüşen Cenaze Töreninden Biraz Daha Fazla Nemalansaydık’’ demek istedi sanırım ama olmayan yüzü tutmadı. Bir ülkenin Adalet Bakanı bu ifadeyi kullanabiliyorsa, Basın bunu görmemezlikten geliyor ve konuyu saptırmak istiyorsa, Bakanların Başı buna, bir Tarım İşçisine göstermiş olduğu ( Mersin’deki Tarım İşçisine ‘’Al Ananı Git ‘’ demişti ) tepkiyi gösteremiyorsa söylenecek tek söz kalmamıştır artık.
Ancak sorumsuzlukları gereği böylesi bir açıklamayı yapan bir Bakan ‘ı belki bir yere kadar anlayabilirim ama, Adını söylerken bile tüylerimin diken diken olduğu, Pirince düşmanlık safhasına geldiğim, Doğu ile Batı arasındaki savaşta dualarımın Doğu tarafının kaybetmesine neden olan Doğu PERİNÇEK’in, Antalya İl Teşkilatında yaptığı açıklama ise tam mide bulandırıcı bir ifade. ‘’8 Askerin Pe.Ke.Ke’ nin elinden alınmasına sevinemedim. Keşke tabutlarıyla gelselerdi. Askerler Şehit düşseydi ve tabutlarıyla gelselerdi bu manevi zarar uğramazdık çünkü bu durum ülkemize zarar vermiştir. Bir asker babası olsaydım aynı şeyi söylerdim bu savaşta en önemli şey Onur ve Gurudur’’ Aman Tanrım Onur ve Guru kavramları neyle anılıyor artık.
AMED’in meşhur QIRIXLARININ söylenen söz hakkında kullandıkları bir laf var. Hani Perinçek diyor ya ; ‘’Bir Asker Babası Olsaydım Aynı Şeyleri Söylerdim, 'YALANCİNİN …. ‘’’
Ölümle dansı, Ölüme Meydan Okumayı, Ölüme Göz Kırpmayı, Ölümden Öte Yaşama Sarılmayı, Ölümü Sildim Lûgatımdan gibi ifadeleri duymuş ve zaman zaman kullanmışımdır. Ancak MUTLAKA ÖLÜM anlamına gelecek bir terimi sanırım Hitler dahi kullanmamıştır. Ancak burada başka bir sorun daha var. Bu tür densiz ve aptalca ifadelere ses çıkartmayan Onurlu Türk Halkı’ na da şaşırmamak elde değil.
Tanrım insan bu kadar mı Kör ve Duyarsız olur? Kürtler’ e uygulanan Savaşın haksız olduğunu, yine bu savaşın en iyi yürütücüleri tarafından dillendirildiği bir dönemde, Ölmedikleri için neredeyse suçlanacak olan bu Halkın bu kadar sessiz kalmalrına makul bir açıklama bulamıyorum. Bunun başka bir izahı olur mu bilmem.
Bir taraf Ölmesin ve Öldürmesin diye çaba içindeyken, diğer taraf mutlak bir ölümü bekleyen bir pozisyonda. Anlaşılır bir şey değil. Bence Psikologlar ve Sosyal bilimciler bu konuya eğilmeliler… ………………
Ne olur vurma çocuklugumu
Bak annem de yasli artik
Oysa nasil ÖLECEGIMI bile bilmiyorum ben
Sahi hangimiz nasil ölecegini biliyor ki???
Rumet Farqini
Yorum Yaz
Yorumlar (2 Yazılmış)
-
Gönderen Deşti Roj, 12 Mart, 2008 20:51:59Bu denli net bir şekilde var olanları ortaya serdiğiniz için cani gönülden teşekkür ederim. Başarılarının devamını dilerim. saygılar ------------------------- Yorum yazan arkadaş: Bazılarının rant kavgası için git öl. Başka diyecek bir şey bulamıyorum.
-
Gönderen yy, 11 Kasım, 2007 10:09:43askerden umarım şehit olarak dönerim,esir olarak değil!!!



Güncel