E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Eurovision'a Kürtçe şarkı ile katılmak.../Nuh GÖNÜLTAŞ
- Ergenekon kazıya başladı
- Kürt çocuklar Türk okullarını boykot etti
- 100 ünlü Kürt TRT Şeş'i değerlendırdi
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- GP ve DP'yi üzecek anket
- Azadiya Welat gazetesi yazı işleri müdürü tutuklandı
- İslam’ın Hamalları ve Beyleri
- Diyarbakır'da da doktorlara KKKA bulaştı
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Milliyet'teki tefrikadan sonra Fikret Bila'nın yayımladığı kitabı da okudum. Günün sıcak konusu 'sınır ötesi harekât'ın daha önceki örnekleri bu kitapta sık sık tartışılmış. Bugüne de ışık tutabileceği için bu sözleri kısaca aktarıyorum.
Kenan Evren ilk Eruh eyleminden itibaren bu işin başladığını anlatıyor: "Olaydan sonraki dönemde de Kuzey Irak'a birkaç kez sınır ötesi harekât yaptırdım. Bu harekâtları o zaman Saddam'la anlaşarak yapmıştık."
Ama ilk büyük operasyon Doğan Güreş'in GKB olduğu dönemde, Güreş kendisi "PKK silahlı güç açısından bir daha kendini düzeltemeyecek kadar kayıp verdi" diyor, 1992'deki bu harekât için. İşin fiilen başında olan Necati Özgen de benzer değerlendirmeler yapıyor.
Bunların arasında biri, 'askeri' alandan 'siyasi' alana yöneliyor ve aynı kelimelerle olmasa da, mülakat veren komutanların hemen hemen hepsi bunu yankılıyor: "Asker, işini yapıyor, teröristi temizliyor, ama siyasiler üzerine düşeni yapmıyorlar ve tekrar başa dönüyoruz." Demek ki 'Çekiç' adı verilen bu harekât, sivil siyasiler yüzünden başarılı olmamış.
İki büyük harekât da Karadayı GKB iken yapılmış, 1995'te ve 1997'de. Bunların da çok başarılı olduğu anlatılıyor. İkincisinde bulunan Altay Tokat şunları söylüyor: "... bölgenin karış karış gezildiği ve PKK'nın marjinal düzeye, yani eylem yapamayacak hale getirildiği bir harekâttır." O halde, 10 yıl sonra bugün neden yeniden 'sınır ötesi harekât' hazırlığındayız. Tokat'a göre neden büyük ölçüde 'sivil siyasiler'. Örneğin, Öcalan'ın idam edilmemesini (gene birçok komutan gibi) en önemli nedenler arasında sayıyor. Bunlar, doğrusu, çok tartışılır iddialar- 'kanaat'ten öte bir inandırıcılıkları yok. 'Niçin PKK bitmiyor?' sorusunun ciddi bir şekilde cevaplanması bir yana, sorulmasının bile önüne geçen bir yaklaşım.
Fikret Bila, kendi özetinde, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaptığı iki büyük sınır ötesi harekâtla, 1997 yılının tamamını Kuzey Irak'ta geçirdiğini söylemek yanlış olmaz" diyor. Verdiği tarihlere de bakınca, evet, öyle.
Bütün komutanlar, kendi zamanlarında yapılmış harekâtın çok başarılı olduğunu söylüyor. Ama bununla çelişir gibi duran noktalar da var. Örneğin, ilk 'Çelik Harekâtı'nın PKK'nın belini kırdığını ve 'tek-taraflı ateşkes' ilanının da bu yenilgi sonucu olduğunu okuyoruz. Gelgelelim, bu 'ateşkes', 33 askerin minibüsten indirilip kurşuna dizilmesi eylemiyle kesiliyor ve bunu anlatan komutanlar olaya 500 kişinin katıldığını, uzun süreli gözlem ve hesaba dayalı bir eylem olduğunu anlatıyorlar.
Komutanlar içinde Hilmi Özkök, şimdi tasarlanan 'sınır ötesi operasyon'dan mucizeler beklenmemesi gerektiği konusunda oldukça net konuşuyor.
Bence, bu konuşmaları okuduktan sonra, sorulacak soru şu: 'sivil siyasiler' ne yaptığı ya da ne yapmadığı içindir ki her harekâttan sonra PKK toparlanabiliyor, toparlanmak için gerekli sayıda militan devşirebiliyor? Bu konuda o 'sivil siyasiler'in bir 'program'ı var mı? Yoksa, niçin yok? Generaller, harekâtı yapıp sonucu aldıktan sonra sivillere, 'Şimdi siz işi bitirin' diyorlar mı, yoksa, bu kitapta gördüğümüz gibi, işin nasıl bitirilmesi gerektiğine dair de kuvvetli fikirleri var mı?
Büyükanıt bu yakınlarda bir konuşmasında 'Elindeki tek aracın çekiçse bütün sorunları çivi gibi görürsün' atasözünü tekrarlamıştı. Harekâtlardan birinin adı da zaten 'Çekiç'ti. Ama belki şu günlerde birileri başka âletlerin faydalı olabileceğini düşünmeye başlar.
radikal



Güncel