E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
En soğuk haliyle gece bir acıyı daha ekti yüreğe. En acı şekliyle bir kez daha baktı gözler ve bir psikolojik savaşın yenilgisinin verdiği keder kalmıştı geriye. Düşünüyordu beyin , görüyordu gözler ama zihin hala uykudaydı.
Kana susamış iktidarın amacı belliydi.35 yıl öncesini özlemişti iktidar. Üç fidan gitmişti o zaman ,şimdi üç milyonları yok etmek istiyorlar! Kan kokusunu özlemişti iktidar!
Acının kol gezdiği bir zaman , yine başkaldırışlar , yine isyanlar , yine yok edilişler…
Yürekten fırlamış olandı aslında uyanış ! Birikmiş feryadın sınır çizgisi artık yoktu.Zihin artık uyanmıştı. Her gözden aynı mesaj alınıyordu. Her ana ağıtlarıyla süslüyordu acısını ve her uyanan yeni başkaldırıya yeminler ediyordu. Gidenlerin kanlarıyla , geride kalanların feryatlarıyla yeminler ediliyordu.Düzenbazlıklarla, hilelerle , türlü şerefsizliklerle katlediliyordu canlar.Gözlerimizin önünde sergilenen bu tiyatro oyununda , böylesine durgunluk yaralıyordu yüreği.Ellerde ve ayaklardaki görünmez kelepçe ve prangalar gerçeğinden daha çok acıtıyordu canı.Böylesine salıvermişlik , böylesine duyarsızlık zehirliyordu insanı.
Özgür demokrasi denilen şey hani nerede ? Yeni doğan bebeklerimizin belleklerini, kulaklarını, gözlerini hemen vaftiz ediyorlar. Kana susamış olan iktidar bu kez cellatlarını beşikten yetiştiriyordu.
Bu kez her şey daha acımasızdı.Her şey çıkar her şey menfaatti artık. Gerçek olan tek şey dışarıya akıtılamayan gözyaşlarının yüreğe kan olarak geri dönmesiydi.Gidenler gidiyordu bir bir. Bir yaprak gibi süzüle süzüle. Bu ülke için bu ülke insanı için “ toprağım için , toprağım insanı için ’’ diyerek gidiyordu.
Acımasızca katlediliyordu insanlar. Genç , yaşlı demeden kanlar akıtılıyor.Hayatının baharında , daha gözlerini yeni açmışken dünyaya kelebeğin ömrü kadar ömür biçiliyor onlara.
İşte bizlere ve halkımıza üç maymunları oynamamızı yada faşizmin köpeği olmamızı emrediyorlar.Ya şerefsizce bir yaşam yada ölüm diyorlar. ‘’Ya aslınızı inkar edin yada defolun !’’ Kendi cellatlıklarını , Azrailliklerini görmeden bizlere bilmediğimiz bir kıyafeti giydirip onu benimsememizi emrediyorlar.
Kabullenmeyen halkımıza ise bin bir türlü işkenceyi reva görüyorlar. Uyanan milletimizin ise hemen gözlerini kapatmaya çalışıyorlar.
Ve uyanan insanlarımızın uyanmasına tahammül edemeyen iktidar , sonsuz uyku için kumandaya basıyor !!
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen hüseyin, 03 Aralık, 2007 20:07:35güzel olmuşş yüreğine sağlık



Güncel