E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Şivan Perwer'den açıklama
- Öcalan: Almanya CIA Kürtleri rolüne soyundu
- Demirtaş'a hapis cezası!
- Yaralı çocuklara askerler helikopter tahsis etmeyi reddetti
- 200 bin 'Sayın Öcalan' dilekçesi Meclis'te
- Artık Lozan Kürtleri yok/SELAHATTİN ERDEM
- YARALARIM YÂRİMDEN OLSUN/FİGEN KEPENEK
- Süper NATO-Gladyo-Ergenekon -I-/MUSTAFA PEKÖZ
- Medyanın balonu yine söndü
- Tuncay Güney: Eşref Bitlis'i Ergenekon öldürdü
Militer devletin Kürt sorununa çözümden savaşa devamı çıkarken, böylece gelenek bozulmamış oldu.
Başka şekilde bir anlayış çıksa süpriz olacaktı, çünkü militer devlet anlayışının değişmesi için, Kürt sorununda bir değişikliğin olması için, bu ülkede başka bir anlayış gerçekleşmesi için de, militer devletin kökten baştan aşağıya doğru değişmesi gerekir buda devrimden başka bir şey değildir.
Kemalist militer devletin Kuruluşunun dan bu yana geçen süreç de, Kürt halkının 29 defa isyanı gerçekleşmiştir.
Kürt halkının her ayağa kalkışı, Kürt halkının her isyanı, militer devletin şoven anlayışı şiddet, kan dökerek yok etmek olmuştur. Kürt sorununa çözüm için, başka insani anlayış ne düşünmüş, nede bu konuda çaba göstermiştir.
Kemalist devletin tek partisi CHP hükümet olurken, militer devletin görüşünü pratige geçiren uygulayıcısı ve savunucusu olmuştur.
Tek bayrak, tek millet, tek dil, tek devlet anlayışının temsilciliğini başka partilerle paylaşamayan demokrasiye yabancı olan CHP, 1950 seçimlerinde kayb ettiği iktidarını 1960 askeri militer darbesin den sonra da dünyada ki, sol gelişmelere göre sözde kendini değiştirdiğini söylemeye çalışarak Ortanın solu adı altın da, ’’Milli Şef’’ militer devletin kurucularından olan ’’İsmet İnönü’’ bir terim, ilke geliştirmiş olarak demokrasiden bahis ediyordu.
Ortanın solu adı altında toplumun umut tacirliği yaparak ortaya çıkmış oldu, bunu anlayışı daha da militer devletçiliği genç savunucusu olarak Sol adına kucaklamaya çalışan ’’Bülent Ecevit’’ bayrağı teslim almıştır.
Adım adım ülkede gelişen sol rüzğarı peşine takarak, emekçi sınıfların umutlarını sömürerek 12 Mart askeri darbesinden sonra gelişen idamlara sesini çıkarmayan, yakılıp yıkılmadan sonra Sol hareketin temsilcisi olduğunu idda ederek, sol söylemlerle çıkışlarla reforme ederken, militer devletin anlayışına çekmek için, devrimci solun adım adım devrimci özünü boşaltmaya çalışarak Solu Kemalizme bağlıyordu.
Alevi toplumunu, devrimci sol hareketini, Kürt halkını, demokratları peşinden sürüklemeye çalışan CHP ve Ecevit yavaş yavaş açık yüzü ortaya da çıkıyordu, Çorum olaylarında, Maraş olaylarında açık yüzü ortaya çıkarak militer devletin temsilcisi olduğunu kısmı sıkıyönetimi ilan ederek, askeri adım, adım da 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğünün basamağı oluyordu.
Artık Kara Oğlan maskesi düşerek Alevi toplumunun ve Kürt halkının katliamının emekçi sınıfların mezar kazıcısı planlayıcısı olmuştu.
12 Eylül askeri faşist diktatörlüğü, Kürt halkını yok etmek için, Diyarbekir zindanlarını Kürt yurt severleri, devrimcileri, demokratların ölüm fermanları askeri mahkemelerde peş peşe sürerken, işkencelerde yargısız infazlar sürmekteydi.
Diyarbekir zindanlarının direnişin sesi olurken, ölümün sesizliğini bozuyordu, 1984 Kürt halkının yeniden ayağa kalkışı ile birlikte savaşın adımları geliştirilirken, militer devlet daha önce ki, Kürt isyanları gibi bastıracağını sandı, Kürt halkı da böyle özgürlük savaşına yıllardır hasret kalmıştı, sinmişliğini ezilmişliğini, suskunluğunu bozuyor. Kürt hareketine desteğini vererek artırıyor, Kürt hareketine bağlılığı günden güne daha büyüyerek gelişiyordu.
Kürt halkı düşük yoğunluklu savaşlarda 40 bin insanın canını kaybederken, yüzbinlerce insan yaralandı, bir O, kadarda hapislerde, işkencelerde ömrünü çürütürken, milyonlarca insan yerinden yurdundan toprağından sürgünlerde yaşamaya mahkum oldu.
Kürt halkı her barış çağrısı yapıp eli uzatıldığında militer devlet ise, savaşı ve teslimiyetden başka şans tanımıyordu.
Savaşın 24’inci yılına girilirken, militer devletin anlayışı hep aynı olmuş savaşmak, yok etmek tek bayrak, tek dil, tek devlet altında yaşamayı ve teslimiyeti sunmaya devam etmektedir.
Kürt halkının parlamento da ki, temsilcileri olan DTP ve Kürt Milletvekilleri hedef tahtası haline getirilerek linç edilmek istenmekte ve DTP’yi kapatmak için zeminler hazırlanmakta militer devlet gün saymaktadır.
Bu Kürt halkının kaçıncı kapatılan partisi olacak? HEP, DEP,ÖDEP, HADEP, DTP ve diğer Kürt partileride dahil olmak üzere her halde 8’inci Kürt partisini kapatmış olacak militer devlet.
Şimdi çözüm bumu? Kürt halkına siyasallaşma hakkı tanımıyorsunuz, Kürt halkının var olma hakkı tanımıyorsunuz tek tanıdığınız seçenek teslimiyet ve yok olmayı savaşmayı dayatıyorsunuz.
Son milliyetçi, şoven dalganın gelişmelerin amacı belliydi Güney Kürdistan’ın devlet ve bağımsızlığını engelemek için geliştirilmişti, sınır ötesi askeri hareket Güney Kürdistan’a gözdağı vermek içindi, PKK sınır ötesi askeri hareketin bahanesi olarak gösterildi.
Ama, sonuç olarak Başbakanın Beyaz saray’da BUSH ile görüşmesi ertesi günü Milliyetçi, şoven dalğa tazyiki birden düşürülürken, tekelci medya solvo atışları ile savaşın içindeymiş gibi aslı olmayan görüntülerden halkı aldatmaya çalışırken, tehlike geçmiş değil ama, yön değiştirmiş oldu.
Beyazsaray’da Türkiye, Güney Kürdistan temsilcileri anlaşarak başka tehlikeli bir boyuta taşımış oldular.
Bir anda Barzani ve Talabani ABD’nin isteği rotası doğrultusunda Türkiye yanına çekilmiş olundu.
Tarihin sahnesinde bir kere daha Kürdi, Kürde kırdırma poltikası gündeme taşınmış oldu. Daha önceleri olduğu gibi, böylece Türk militer devleti amacına kavuşmuş olurken, Güney de ki, Kürdistan devletin kuruluşu ve bağımsızlığıda ABD emperyalizmi ve Türk militer devletin insiyatifine bırakılmış oldu.
Böylece Türk militer devleti PKK’yı etkisizleştirerek teslim almayı Kürt özgürlük hareketini boğmaya çalışırken, diğer tarafdan da Kürt halkının siyasi temsilcileri olan DTP’yi aynı potaya provakasyona çekerek daha önce ki, DEP döneminde yaptığı linç girişimini tekrarlamak için, provokasyona devam ederken, bu oyuna malesef DTP adım, adım kendisi yardımcı olmaktadır.
Bunu yapmak DTP açısından söylüyorum teslimiyeti kabullenmektir bu kazanılan fırsatı böyle basitçe poltika yerine daha akıllı, kalıcı poltika uygulamanın zamanıdır.
Diğer tarafdan bu gün geçmişden Kemalist sol adına poltika yapan bunuda CHP’nin SHP’nin peşine takılarak sürdüren sol adına harket etmeye çalışan Kemalist anlayışın, Devrimci Komünist hareketden, Marksizmden uzaktan yakın dan alakası yoktur.
Bu günlerde sol adına hareket eden, İstanbul’da şoven faşist anlayış adına rozet dağıtarak Türk, Kürt ayrımı yapmaya çalışan anlayışa karşı tüm devrimci, demokrat anlayışın, Kemalist solu mahkum etmek olmalıdır.
Tüm bunların ışığında Kürt halkının bağımsızlığını, özgürlüğünü savunmak, DTP’nin kapatılmaması için, destek olup sahip çıkmak insani bir görev olmalıdır. Halklar savaş değil barış, özgürlük, bağımsızlık, için sosyalizm devrim bizleri bekliyor başka kurtuluş olamaz.



Güncel