E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

Ankara Emniyet Müdülüğü’ne bağlı özel harekat timleri tarafından bir eve yapılan baskın sırasında öldürülen ve DHKP/C üyesi olduğu iddia edilen Kevser Mızrak’ın cenazesi memleketi Polatlı İlçesi'nde toprağa verildi.
Ankara'da dün özel harekat timleri tarafından düzenlenen bir operasyonda yaşamını yitiren Kevser Mızrak’ın cenazesi tutulduğu Adli Tıp Morgu’ndan alındıktan sonra memleketi olan Polatlı’ya doğru yola çıkarıldı. TAYAD’lıların cenaze ile birlikte gitmesine izin verilmezken, ilçe girişinde durdurulan cenaze önce Polatlı Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne götürüldü. Orda kılınan cenaze namazının ardından ailesi 10 kişilik bir grupla Polatlı Merkez Asri Mezarlığı’na doğru yola çıktı. Ailenin istememesi üzerine mezarlığa alınmayan TAYAD’lılar kapı önünde bekletildi. Ellerinde ‘Kahramanlar ölmez halk yenilmez’ yazılı pankart taşıyan grup, sık sık “Kevser Mızrak ölümsüzdür”, “Kahramanlar ölmez halk yenilmez” ve “Ne ABD ne AB Bağımsız Türkiye” şeklinde slogan attı.
AİLE ANMAYA İZİN VERMEDİ
Defin işlemlerinden sonra TAYAD’lıların mezarlığa girip anma yapmak isteğine emniyet güçleri izin vermedi. Polatlı Emniyet Müdürü gruba "Ailesi anma yapılmasını istemiyor, mezarın başına gidemezsiniz” dedi. Bunun üzerine grup Mızrak'ın ailesi ile görüşmek istedi. Görüşmeye gelen Mızrak'ın amcası, "16 yıldır sizindi, bundan sonra bizimdir. Lütfen cenazemizi rahat bırakın, kızımız bundan sonra bizimle olsun" sözleriyle TAYAD’lıların mezarın başına gitmesine izin vermedi. TAYAD Başkanı Mehmet Güvel ise, “Ailesine olan saygımızdan kaynaklı bugün yapmak istediğimiz anmayı erteliyoruz. Ama her yıl yoldaşımızı anacağımız bilinsin. Anısı mücadelemizde yaşayacak” dedi.
Mızrak'ın daha önce yürüttüğü siyasi çalışmalar nedeniyle cezaevine girdiği, kaldığı cezaevinde ölüm oruçları sürecinde ölüm orucuna yattığı ve daha sonra cezaevindeki baskıları protesto etmek için kendini yakma eyleminde bulunduğu öğrenildi. Yapılan müdahaleyle yaşama geri döndürüldüğü belirtilen Mızrak'ın yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle cezaevinden salıverildiği belirtiliyor.
Avukatları Mızrak'ın üzerine daha önce cezaevinde kalan bir itirafçının "canlı bombadır" şeklinde ifade vermesi üzerine takibe alındığını, ancak evde yapılan aramada patlayıcı madde bulanmadığını bilgisini verdi.



