E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Karayılan: İkinci Ordu büyük savaşa hazırlanıyor
- TRT şeş, şaş etti!/Mesut ONATLI
- Rojda'dan TRT 6'ya dava
- «Kürtçe de bir dil» diyebildik/HAKKI DEVRİM
- 'Türkiye'nin yüzde 20'si Kürt'.....
- Aziz Nesin'lik bir öykü: 'Evin Ne Yaşar Ne Yaşamaz'
- Sonbahar.../ Şerif Kaplan
- Hakim'den şok açıklamalar
- Ergenekon kazıya başladı
- DTP'lilere pusula engeli
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- NİLÜFER AKBAL ve TRT- ŞEŞ / YASER EDESSA
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- Nilüfer Akbal’dan Kürt sanatçılara hakaret
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
Kürt şiirde kadının çok önemli bir yere sahip olduğunu ve Kürt şair kadınlar arasında çok önemli isimler olduğunu belirten genç kuşak şairlerden Jana Seyda, Kürt şair kadınların yazdıkları şiirlerle, geleceği aydınlattıklarını söylüyor. Güney Kürdistan'da dindar bir aile içinde yetişen Kürt kadın şairlerden Jana Seyda, çocuk yaşlarda annesinin ezberinden okuduğu Melayê Cizîrî'ye ait dörtlükleri dinleyerek büyüyor. Seyda, babasına ait kütüphanede bulunan çok sayıda Arapça ve Kürtçe şiir kitaplarına da çocukluğundan itibaren büyük ilgi duyuyor. 'Çok sayıda şiir okurdum, ancak hiçbir zaman bir şair olacağıma inanmazdım. Yazdığım zaman da hayallerim şiir yazmak için değildi, ancak yine de yazardım' diyen Jana, Kürtlerin eski tarihlerinde kadın şairlerin adlarının pek geçmediğini belirtiyor. Bu yüzden Kürtçe şiir yazan kadınlar olmadığına o zamanlar inandığını ifade eden Jana, 'Olsa bile etkileri veya rolleri yok' diyor. Jana, bu nedenle yazılı tarihin önemli olduğunu ifade ederek, Kürt kadınının da kendi görüşlerini yazılı olarak ifade etmesi gerektiğini belirtiyor. Arap edebiyatında çok sayıda şair kadın bulunduğu ve bunların eserlerinin araştırıldığını, incelendiğini ifade eden Jana, buna karşın Arap edebiyatındaki kimi kadın şairlerin de erkek oldukları şeklinde bir izlenim bulunduğunu belirterek şöyle diyor: 'El-Xensaa ünlü bir Arap kadın şairdir. Çocukları savaşlarda öldürülmüş, bu nedenle de şiirler yazmış. Adı şair kadınların arasında çok bilinir. Ancak çoğu zaman tanıtım şekli nedeniyle El-Xensaa'nın erkek olduğu tahmin edilir.' Bunun tek taraflı bir bakış açısının ürünü olduğunu belirten Jana Seyda, 'Bu Erkek zihniyetine ait bir görüştür. Çoğu zaman başarılı kadınlar, erkek bakışaçısıyla tanımlanırlar' diyor.
Ağıtlarda önemli yerler var
Kürt şair kadınlarının durumunun toplumsal durumdan ve kültürden bağımsız ele alınamayacağını ifade eden Seyda, Kürt kadını iki yönlü bir ezilmişlik yaşadığını belirterek, 'Birincisi; bir Kürt olarak ezilir. İkincisi, erkek egemenlikli bir toplumun altında kadın olarak ezilir. Ehmedê Xanî'nin gözünde hangi kadın şiir yazabiliyorsa, Ehmedê Xanî onu Mem ž Zîne göre değerlendirirdi. Bunun karşısında toplumdan yakınırdı. Hangi Kürt yerleşim bölgesinde bir kadın böyle bir hakka sahip olabilirdi ki? Hangi köyde, hangi sokakta?' diye soruyor. Ehmedê Xanî'nin dışında tarihi araştırma ve duyumlarda Mestžre Kurdistanî gibi Kürt şiirinde önemli ikinci bir isme daha rastlandığını ifade Jana Seyda, 'Mestžre Kurdistanî Erdelanê Xusrew Xan'ın eşidir. Mestžre'nin Dîroka Erdelan adlı bir kitabı vardır ve Gorani Kürtçesiyle şiirler yazmıştır' diyor. Kürt destanlarında, ağıt, şarkı ve söylevlerinde Kürt kadının önemli bir yeri ve etkisi olduğunu kaydeden Seyda, 'Oğluna, sevgilisine, aşkına, düşmanına bir şeyler söyler Kürt kadını. Kendi tarihsel rolü içerisinde yitirilmiştir. Ancak bugün Kürt kadını benim okuduklarıma göre şiirde çok önemli bir yere sahiptir. Çok önemli isimler vardır ve yazdıklarıyla şiirin geleceğini aydınlatmışlardır. Bugün Kürt kadını bir taraftan bitmeyen umutlarıyla, şehitleriyle şiiri örüyor, diğer yandan kürt şiirini çok daha anlamlı kılıyor.'
gundem



Güncel