E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Yaşar Kemal’in ödül töreninde yaptığı konuşma
- Kürt hükümeti 22 şirketi ‘kara listeye’ aldı
- Susmam için Bakan bile beni tehdit etti
- Diyarbakır DTP: Gül gelirse Erdoğan gibi yaklaşmayız
- Kürtler ne zaman isyan edecek?/Gülay GÖKTÜRK
- Lahanalar nasıl PKK'li oldu?
- Uçak saldırıları altında gerilla müzik yapıyor
- Zana'nın savunma hakkı engellendi
- DTP'nin ilk belediye başkan adayı kesinleşti
- MİT adına çalışan iki gazeteci
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
- Suskun Özlemim!..
- Gerilla Avareş’i binlerce kişi toprağa verdi
Dağlıca baskınından aylar sonra rütbesi ve ismi açıklanmayan bir komutanın yazdığı iddia edilen mektup küllenmeye yüz tutan acı olayı tekrar gündeme getirdi. Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar bugün yayınlanan köşe yazısında kendisine bir komutandan mektup geldiğini mektupta saldırıyla ilgili tüm ayrıntıların anlatıldığını yazdı. 'Komutan'ın gönderdiği mektupta Genelkurmay'ın konuyla ilgili konuşmama emrinin doğru olmadığı görüşü yer alıyor.
Dağlıca baskınında şok iddia
Gizemli 'komutan'ın olay yaratacak mektubu
Dağlıca baskınından aylar sonra rütbesi ve ismi açıklanmayan bir komutanın yazdığı iddia edilen mektup küllenmeye yüz tutan acı olayı tekrar gündeme getirdi. Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar bugün yayınlanan köşe yazısında kendisine bir komutandan mektup geldiğini mektupta saldırıyla ilgili tüm ayrıntıların anlatıldığını yazdı. 'Komutan'ın gönderdiği mektupta Genelkurmay'ın konuyla ilgili konuşmama emrinin doğru olmadığı görüşü yer alıyor.
İşte Tayyar'ın bugün yayınlanan köşe yazısı...
"Dün bir komutandan mektup aldım. İsmi ve rütbesi bizde saklıdır. Mektupta, Dağlıca baskınının tüm ayrıntılarını anlatmış. Ayrıca komuta kademesindeki zaaflarla ilgili çok önemli iddialara yer veriyor.
Bu iddialar arasında; PKK’ya içeriden bilgi sızdıran köstebeklerden silah odasının kapısında nöbet tutan erin etkisizleştirilmesine, askeri birlikler arasındaki irtibatsızlıktan nöbet yerlerindeki ihmallere kadar bir dizi önemli ayrıntı var.
Konu yargıya intikal ettiği için bu mevzuu burada noktalayacağım.
Ancak, komutanın neden böyle bir mektup yazmaya ihtiyaç duyduğunu anlatırken yazdığı şu cümlenin altını çizmek istiyorum: ‘Kuvvet Komutanımız Orgeneral İlker Başbuğ’un konuyla ilgili basın açıklamalarının tarafımıza imza karşılığı tebliğ edilerek bu olay hakkında konuşulmaması konusunda emir verilmesi, beni derinden yaralamış ve bu mektubu kaleme almama neden olmuştur.’
Ve komutan soruyor: ‘Biz de insanız ve hata yapabiliriz. Hatalarını görüp itiraf etmek, onlarla yüzleşmek istemeyenlerin hatalarını telafi etmeleri düşünülemez. Telafi edilmeyen hatanın, kusur ve ihmalin ortaya çıkardığı zarar ve can kaybının hesabını vermeyenlerin aynı hatayı tekrarlamamalarını kim garanti edebilir?’
İki sayfalık mektupta son söz medyaya: ‘Milletçe canımızı acıtan ve onca ailenin evladını koparan bu olayla ilgili gerekenlerin yapılmasını özgür ve tarafsız olan sizler, hiç olmazsa takip ediniz ve sahipsiz bırakmayınız.’
Yerinde tespitler. Hukuk devleti, hatalarıyla yüzleşmekten asla korkmaz. Bilir ki, korkular, yüzleşerek aşılır. "
vatan



Güncel