E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Ağrı’da ölen Binbaşı, Silopi kayıplarında jandarma komutanıydı
- Çatışmalar yeniden şiddetlendi, 1 binbaşı öldü
- Cemil Bayık: Güney Kürdistan tarihi sorumlulukla karşı karşıya
- 70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!/Hasan Cemal
- Yoksa Kürt açılımını da Bahçeli mi yapacak!/Ruşen Çakır
- Öcalan'ın kitabının cezaevinde yazıldığı iddiasına yalanlama
- Kürt Sorunu Medyada Özgürce Tartışıldıkça Sıra Çözüme de Gelecek
- Hitler en nazik yerinden vurulmuş
- Kürtlerin tek bayraklı üniter Türk devletine itirazları var/Memo Şahin
- 'Sahte JİTEM'ciler Tuğgeneralin adamı çıktı!
Birleşmiş Milletlerin (BM) yayımladığı rapora göre 2050 yılında dünya nüfusu 9 milyarı aşacak.
BM Ekonomi ve Sosyal İşler Dairesi'nin (DESA) 2006 istatistiklerine dayanarak yayımladığı rapor, önümüzdeki 43 yılda dünya nüfusunun 2,5 milyar artarak, 6,7 milyardan 9,2 milyara ulaşabileceğini ortaya koydu.
Raporda, 1950'deki dünya nüfusu kadarlık bu artışın özellikle en az gelişmiş ülkelerde görüleceği, 5,4 milyar kişinin yaşadığı bu ülkelerin nüfusunun 2050'de 7,9 milyara çıkmasının beklendiği belirtildi.
Zengin ülkelerin nüfusunun değişmeyerek 1,2 milyar civarında kalacağının ifade edildiği raporda, yoksul ülkelerden yılda ortalama 2,3 milyon kişinin göç etmemesi halinde bu ülkelerin nüfusunun azalabileceği de vurgulardı.
Raporda, doğurganlığın azalması ve yaşam süresinin uzaması gibi etkenler nedeniyle daha fazla ülkede yaşlıların sayısının artabileceğine de dikkat çekildi.
Nufüs yoksulluğa paralel artıyor
Yoksulluk çoğaldıkça nüfus artışı da hızlanacak. En yoksul elli ülkede nüfusun yüzyılın ortasına kadar iki katına çakacağı tahmin ediilirken, Afganistan, Uganda, Nijer ve Kongo gibi ülkelerde üç kat artış bekleniyor. Nüfus uzmanları bu ülkelerde, aile planlamasına geçmişte olduğundan daha fazla ihtiyaç olduğu görüşündeler.
Dünya nüfusuna ilişkin hesaplamalarda kalkınmakta olan ülkelerde kadın başına ortalama 2,75 olan çocuk sayısının 2,05’e düşeceğinden yola çıkılıyor ama buna ulaşmak için özellikle Afrika ülkelerinde aile planlamasına yatırım yapılması öneriliyor.
Hızlı nüfus artışının şimdiden eğitim ve sağlık sistemlerini etkilediğini belirten uzmanlar buna bağlı olarak ekonomik gelişimenin de etkileneceğini vurguluyor. Nüfusu hızla artan ülkelerin bir başka özelliği ortalama ömrün kısalması.
Bunun başlıca nedeni ise bulaşıcı hastalıklar. AIDS tedavisinde önemli mesafe katedilmesine rağmen bu hastalığın özellikle Afrika ve Asya’da ortalama ömrün kısalmasına neden olduğu vurgulanıyor.
Hastalığın hızla yayıldığı Afrika’da 1990-95 yılları arasında 62 yılı bulan ortalama ömrün, 2000 li yıllarda 49’a düştüğü ve ancak 40 yıl sonra yeniden 90’lı yılların seviyesine yükselebileceği belirtiliyor.
Yaşlıların sayısı artıyorBir başka olgu nüfus içindeki yaşlıların sayısının artması. 2050 yılına kadar 60 yaşın üstündekilerin sayısının üç katına çıkacağı hesaplanıyor.
Yaşlı nüfusa özellikle endüstri ülkelerinde rastlanıyor. Şu anda toplam nüfus içinde yüzde 20 olan 60 yaş üstü grubun 2050 yılına kadar yüzde 33’e yükselmesi bekleniyor. Bu gelişme devam ederse, yüzyılın ortasında endüstri ülkelerinde her çocuk başına iki yaşlı düşecek.
BM uzmanlarının hesaplarına göre nüfusun azaldığı tek kıta Avrupa olacak. Avrupa’nın nüfusunun 2050 yılına kadar 67 milyon azalması bekleniyor. Bu azalmanın yarattığı sorunlardan ancak göçmenlerle kurtulanabileceğini belirten uzmanlar, doğum oranının düştüğü 28 endüstri ülkesini göçmen politikasını gözden geçirmeye çağırıyor. Almanya da istihdam piyasasının ihtiyacını karşılayabilmek için her yıl 150 bin göçmene ihtiyaç duyuyor.
DW-WORLD.DE



Güncel