Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 13 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image Ermeni gazeteci Hrant Dink’in öldürülüşünün yıldönümü vesilesiyle Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen panlede anıldı. Panelde konuşan Hrant Dink’in avukatı Erdal Doğan, cinayette jandarma ve polisin parmağı olduğunu belirterek, bunların gizlenmeye çalışıldığını söyledi.

Merkezi köln kentinde bulunan Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD), bir yıl önce cinayete kurban giden Ermeni asıllı Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dinki’ andı.

Dink’in avukatı: Cinayette askerin parmağı var 
 

ALİ GÜLER -ANF

FOTOĞRAFLI

BERLİN (18.01.2008)- Ermeni gazeteci Hrant Dink’in öldürülüşünün yıldönümü vesilesiyle Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen panlede anıldı. Panelde konuşan Hrant Dink’in avukatı Erdal Doğan, cinayette jandarma ve polisin parmağı olduğunu belirterek, bunların gizlenmeye çalışıldığını söyledi.

Merkezi köln kentinde bulunan Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD), bir yıl önce cinayete kurban giden Ermeni asıllı Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dinki’ andı.

Roza Luxemburg vakfı’nda gerçekleşen panelin moderatörlüğünü Murat Çakır yaparken, Hrant Dink’in avukatı Erdal Doğan, MAF-DAD yönetim kurulu üyesi Av. Mahmut Şakar, Milletvekili Norman Paech ile Berlin Ermeni Kilise ve Kültür Cemaati temsilcisi Gerayer Koçaryan katıldı.

’LİNÇ GİRİŞİMİ BASIN BAŞLATTI’

Dink cinayetinin perde arkasındaki sürecini anlatan Av. Erdal Doğan, Hrant Dink’in ölüme giden yolun 2004 yılında basın tarafından başladığını söyledi. Doğan, Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğuna ilişkin yazdığı yazıdan dolayı Dink’in bir linç girişimiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Dink’e yönelik davaların bu süreçten sonra başladığını hatırlatan Doğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Birçok kesim tarafından Hrant Dink hedef alındı. Genelkurmay bir bildiri yayınlayarak uyarıda bulundu. Ardından davalar başladı. Kendisinin Avrupa’ya çıkmasını istedik, ancak bunu kabul etmedi. Zaten iki hafta sonrada cinayet gerçekleşti. Bu cinayet ile Malatya cinayeti arasında benzer şeyler var.”

Bir yıl önce gerçekleşen cinayette Veli Küçük’ün etkisinin büyük olduğunu söyleyen Doğan, “Küçük daha önce Kürt illerinde Jitem ve benzeri örgütlerde bulunmuş. Emekli olduktan sonra da, sivil kuruluş adı altında Tükçülüğü örgütlemiştir. Dink’e gönderilen tehdit mektuplarında bunun parmağı vardır. Bu cinayetin bir ayağı polis ve jandarmanın içindedir. Ancak yaptığımız bütün girişimlere rağmen olay bir gencin üzerine atılıyor. Perdenin arkasındaki kişiler aranmıyor” diye konuştu.

Doğan, genç katilleri tebrik eden emniyet görevlileri hakkında açılmasını istedikleri soruşturma taleplerinin de göz ardı edildiğini ve dikkate alınmadığını iddia etti.

‘YARIM BIRAKILAN İŞ TAMAMLANMAYA ÇALIŞILIYOR’

MAF-DAD yönetim kurulu üyesi Av. Mahmut Şakar da, Hrant Dink cinayetinin altında yatan nedenlerini ‘’Buradaki anlayış Türk olmayanların tasviyesidir. Onların yok edilmesidir. Ve tarihseldir. Bu cinayetin arkasında da, Türkçü ve ırkçı zihniyet vardır” sözleriyle açıkladı.

Kürtlere karşı da, benzer saldırıların olduğunu hatırlatan Şakar, bunu devlet siyaseti olarak tanımladı. Ve şunları söyledi: “Genel Kurmayın ‘ne mutlum Türküm demeyen bu ülkede yeri yoktur’ Muhturası da, bunun somut örneğidir. Düşünün bu ülkede çocuklar kendi kanlarıyla bayrak yapıp genel kurmay başkanına gönderiyor ve Kabul görülüyor. Bu bir çılgınlıktır.“ Türkiye’de Ermenileri öldürme haklılığı yaratıldığına dikkat çeken Şakar,” Bu yüz yılın başında yarım bırakılan işi tamamlama zihniyetidir” dedi.

‘CİNAYET DERİN DEVLETİN İŞİDİR’

Berlin Ermeni Kilise ve Kültür Cemaati temsilcisi Gerayer Koçaryan da, Hrant Dink’in ölümü ‘derin devletin’ işi olduğunu belirterek, Dink’in bir sembol olduğunu söyledi. Türkiye’deki Ermeniler’in baskı altında yaşadığını vurgulayan Koçaryan, ‘’Türkiye artık bu gerçeklik kabul edilmeli. Ve 1915 yılında yapılan soykırımı kabul etmelidir” dedi

Dink'in öldürülmesini "soykırımın son kurbanı" olarak gördüklerini ifade eden Koçaryan, Türkiye'de azınlıkların bir zenginlik değil, tehdit olarak görüldüklerini ifade etti.

Avrupa ülkelerini de cesur olmadıkları gerekçesiyle eleştiren Koçaryan, bu ülkelerin Türkiye'deki gelişmeleri övdüklerini, ancak reformların neredeyse durma aşamasına geldiğini söyledi.

. ‘SORUN DEMOKRASİ SORUNUDUR’

Sol Parti Milletvekili Norman Paech ise konuşmasında temel sorunun demokrasi olduğunu işaret ederek, “Türkiye’de demokratikleşme olmadıkça bu tür sorunlar yaşanacaktır. Hrant Dink’in ölümü büyük bir kayıptır. Bütün renklere ve farklılıklara karşı bir inkar mantığıdır. Örneğin somut bir sorun var; Kürt sorunu. Bugün Türkiye bunu askeri yöntemlerle çözmeye çalışıyor. Bu doğru bir yöntem değildir. Sorun ancak demokratik ve barış yoluyla çözümlenebilir’’ dedi.

ANF NEWS AGENCY 
   

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.