E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- “BEYİNSİZ TERÖRİSTLER”/ Cennet Bilek
- BİR 'TÜRK' OLARAK 'KÜRTLER'E SORUYORUM...
- PKK çevrelerinden gelen itirazlar ve cevaplarım/Ruşen Çakır
- HPG eylem ve üslenme bölgelerini sivillere yasakladı
- Sayın Başbakan, yoksa teslim olma sırası sizde mi?/Hasan Cemal
- Diyarbakır’da polislere yönelik eylemi HPG üstlendi
- Türk uçakları Amediye’deki köylerini bombalıyor
- Sadi Berzenci: Kürt halkı operasyona şiddetle karşılık verir
- PKK'den Türk ordusuna en sert uyarı
- Türkiye'ye kötü haber!
İri gözlerini bana dikmiş,çocuk gibi,tıpkı 5 yaşında masum,korkmuş,telaşlı bir çocuk gibi bana bakıyordu. Bir zamanlar benim ona baktığım gibi…
Gri saçları önüne düşmüş,gözlerine giriyordu. Bu durum beni rahatsız etti ve düzelttim saçlarını…
Kuru,titreyen elleri birden eski haline dönüverdi o an. Boyalı tırnakları,bembeyaz,yemek yaparken insanı özendiren elleri... Saçları parladı. Gürleşti! Hep aynı boyda keserdi saçlarını,simsiyah oldu birden eskisi gibi.
Gözleri anlamlı bakmaya başladı bu sefer. Kararlı,sert ve güçlü.Korkardık ağabeyimle çoğu zaman.Yine karşımdaydı işte aynı ifadeyle.
Nadir gülerdi. Güldüğü zaman çok güzel olurdu. Babamın gülüşüne aşık olduğunu söylerlerdi.. İncecik beli vardı annemin,ince bir kadındı,doğal bir zarifliği vardı…
‘Anne!’ dedim.. ‘Anne ben geldim!’yanıt yok..tepki yok.. Tepkisizliği,birkaç saniye süren yanılgımın kesilmesine sebep oldu. Gitti o genç kadın,küçülmüş,zayıflamış,yardıma muhtaç,aklını yitirmiş zavallı biri oluverdi yine.
Yine elbise vardı üzerinde,kare yaka. Ama bu sefer eskiden durduğu gibi durmuyordu üzerinde. Lekeli,buruşmuş bir elbiseydi., bir eliyle eteğinin ucunu sıkıyordu yırtmak istercesine..
Kalktım,derin bir nefes aldım.. Görevli kadın geldi. ’Söylediğimiz gibi Ceren Hanım,isterseniz alın yanınıza,çok yaşlı zaten,eski haline dönmesi çok zor..’ Cevap vermedim.
Almayacaktım yanıma,annem de biliyordu bunu,gözlerinin derinliklerinde buruk bir acı,kızgınlık, mahçupiyet, yardım almayacak kadar,kendi öz kızından yardım istemeyecek kadar gururlu ve kibirli bakışları vardı,biliyordum..
Çıkmam gerekiyordu. Çantamdan beyaz bir saç bandı çıkardım. Saçlarına taktım. Tıpkı onun beni okula giderken hazırladığı gibi. Yanaklarını okşadım ve onu öylece bırakıp çıktım. Arkama bile bakmadan. Bir daha ne zaman onu bu halde görme cesaretini bulup geleceğimin hesabını yapmadan. O an gözlerimden istemsiz bir damla yaş düştü.
Onun gibi güçlüydüm,beni okula bırakırken arkasından ağlardım,arkasına bile bakmazdı oda. Alışmamı isterdi güçlü olmamı isterdi.
Ağlamak zayıflıktı.
Kocaman,koyu gri dumanlı,yoğun kokulu,soğuk taş koridorlu bina arkamda kalmıştı.
Annem ise içinde…
Yürüdüm…
Yorum Yaz
Yorumlar (3 Yazılmış)
-
Gönderen anil, 15 Mart, 2008 21:34:27harkulade etkileyici bir yazı. yazanı kutluyorum.
-
Gönderen serpil, 22 Şubat, 2008 12:24:33cok etkileyici...tesekkürler..
-
Gönderen bedran, 29 Ocak, 2008 02:05:20Annelerimizin cektigi acilar yeryuzunde baska bir halkin kadinlari yasamamistir. Anne yuregine akan guzel imgeleriniz yuregimi ferhalatti ve annemi ozlettirdi bana...



Güncel