E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Çok Okunanlar
- Yaşar Kemal’in ödül töreninde yaptığı konuşma
- Kürt hükümeti 22 şirketi ‘kara listeye’ aldı
- Susmam için Bakan bile beni tehdit etti
- Diyarbakır DTP: Gül gelirse Erdoğan gibi yaklaşmayız
- Kürtler ne zaman isyan edecek?/Gülay GÖKTÜRK
- Lahanalar nasıl PKK'li oldu?
- Uçak saldırıları altında gerilla müzik yapıyor
- DTP'nin ilk belediye başkan adayı kesinleşti
- MİT adına çalışan iki gazeteci
- Zana'nın savunma hakkı engellendi
Çok Yorumlananlar
- VAHŞETİ GÖRDÜM!
- Nerede Şu Kürd Politikacıları?
- Kürt yazar Jîr Dilovan hastaneye kaldırıldı
- Demek Büyüdün, Gidiyorsun?
- DİHA VAN MUHABİRLERİ HAKKINDA DAVA AÇILDI
- Biz Dört Bacıydık..!
- Türkiye'de Cezaevleri Tıka Basa Dolu
- İbrahim Rojhilat ‘Ji te dûr bûm’ Albumu Çıktı
- Suskun Özlemim!..
- Gerilla Avareş’i binlerce kişi toprağa verdi
Danıştay saldırısı davasının şüphelisiyken tanığı olan ardından Ergenekon adlı operasyonla tutuklanan emekli binbaşı Özürk'ün önemli belgeleri sakladığı iddia edildi.
Ergenekon davasında tutuklanarak cezaevine konan emekli binbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk hakkında Danıştay baskını ve Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atılması ile bağlantısı nedeniyle yapılan takibatta önemli belge ve bilgilere ulaşıldığı ortaya çıktı. 17 Mayıs 2006'da Danıştay'a yapılan saldırıdan 6 gün sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan ihbar üzerine Öztürk'ün kayınvalidesinin evine sakladığı çantalar dolusu belge ele geçirildi. Çanta ve poşetler içinde bulunan dökümanlarda gazeteci Uğur Mumcu suikastinden, Şemdinli'de kitabevinin bombalanması olayına kadar çok sayıda olayla ilgili belgenin olduğu tutanak altına alındı. Ancak dava dosyasındaki belgelerden tutanak altına alındığı anlaşılan belgelerde neler olduğu konusunda dosyada hiçbir bilgi bulunmuyor.
Kimliği belirsiz bir kadından 155 Polis İmdat telefonuna gelen ihbar üzerine yapılan aramada binbaşı Öztürk'ün yalnızca Danıştay saldırısının azmettiricisi olduğu iddia edilen emekli subay Muzaffer Tekin'i saklamadığı, bunun yanı sıra bazı faili meçhul cinayete ve bombalama olayına ilişkinbelgeyi de gizlediği belirlendi.
"MUMCU'YU MİT ÖLDÜRTTÜ"
17 Mayıs 2006'da Danıştay'a yapılan saldırı olayının ardından 6 gün sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan ihbarda Öztürk'ün Kadıköy ilçesi Kızıltoprak semtinde İ.U. isimli kişinin evine eşya taşıdığı bilgisi verildi. İhbardan bir gün sonra verilen adrese giden polisler, ev sahibinin E.H.K olduğunu tespit etti. E.H.K, Öztürk'ün 17 yıllık damadı olduğunu iddia ederek, olaydan bir hafta önce geldiğini ve döküman dolu siyah bir çanta ile çok miktarda yeşil renkte poşet bıraktığını söyledi. İhbarda adı geçen İ.U. isimli kişinin de kızı olduğunu belirten E.H.K, Özürk'e "poşette ne var" diye sorduğunda "kendi eşyalarım var" yanıtını aldığını söyledi. Evde yapılan aramada Öztürk'ün bıraktığı torbaların birinden 24 Ocak 1993 yılında bombalı saldırı sonucu öldürülen gazeteci Uğur Mumcu ile ilgili dökümanlar ele geçti. Söz konusu dökümanlarda "Genel: Uğur Mumcu'yu MİT ve Özel Kuvvetler Öldürttü" başlığının yer aldığı ve 5 sayfa olduğu öğrenildi. Şemdinli'de kitabevine yapılan bombalı saldırıları dahil bir çok olayla ilgili bilginin yer aldığı dökümanlarda "Telefon dinleme istihbarat gereksinimidir", "Savaş ve yer alman gerekiyor", "87 yıl ister Seferi Yılmaz" gibi el yazısıyla kaleme alınmış belgelere de ulaşıldı.
"Büyük Hukukçular Birliği Tüzüğü", "Ülke tehlikede bunları durdurunuz. İrtica kokusu olan mektuplar iş adreslerine postalansın", Eski yol, sevkiyat gurubu iptal" yazılı belgelerin aydınlatılmamış bir çok olaya ışık tutması beklenirken, içeriklerine yönelik ayrıntı ise henüz bilinmiyor. Danıştay saldırısında şüpheli olan, ardından tanık olarak dinlenilen Özürk, Ergenekon operasyonu çerçevesinde emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli subay Muzaffer Tekin ile birlikte tutuklanmıştı.
Bahar Kılıçgedik
Kaynak: TARAF



Güncel