E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Ahmet Karaca, Dicle Üniversitesi (DÜ) öğrencileri hakkında hazırladığı iddianameyle 'yargının' demokrasi anlayışını ortaya koydu. Öğrencilerin üniversitede düzenlediği eylemler, ağaç dikilmesi, çöp toplanması, Hasankeyf'in sular altında kalmaması için gezi düzenlenmesi ve basın açıklamalarına katılımını suç kabul eden Karaca, 8 öğrenci hakkında toplam 469 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Karaca, bununla yetinmeyerek, Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde polisler tarafından 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz'ı da 'terörist' ilan ederek, öğrencilerin Uğur'un öldürülmesini protesto etmelerini 'örgüt propagandası' kabul ederek cezalandırılmalarını istedi.
Dicle Üniversitesi sonbaharda öğrencilere yönelik başlatılan operasyonun sonucunda 50'nin üzerinde öğrenci gözaltına alınırken, onlarcası ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. 19 Ekim 2007 tarihinde düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Dicle Üniversitesi (DÜ) öğrencileri Berat Birtek, Muzaffer Şahin, Hayrullah Uğur, Ahmet İhsan Özçelik, İbrahim Halil Aydın, Ferhat Yiğit. Şenol Koç ve Sedat Karakoç tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Derslerinden alıkonulan 8 üniversitesi öğrencisi hakkında iddianame hazırlandı. Cüneyt Zapsu'nun sahibi olduğu BİM Marketlerin Diyarbakır'daki çeşitli şubelerine yönelik molotof kokteylli eylem yapmak iddiasıyla tutuklanan öğrencilerin dosyasında, polis molotofkokteyli eylemle ilgili bilgi bulamayınca bu kez GBT kayıtlarından öğrencilere suç oluşturdu. Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Ahmet Karaca da, polisin ortaya koyduğu arşiv kayıtlarını kullanarak öğrenciler hakkında on yıllara varan cezalar istedi.
Bir 'ihbar' varmış
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü öğrencilere yönelik operasyonu kendilerine gelen bir ihbar e-mailine dayandırırken, emailde adı geçen öğrencilerin BİM Market'e yönelik eylemleri gerçekleştirdiği ileri sürüldü. E-mail de öğrencilerin Yurtsever Öğrenci Gençlik Hareketi (YÖGEH) ve Dicle Üniversitesi Öğrenci Derneği (DÜÖDER) üyesi oldukları belirtilerek, öğrencilerin tek tek adresleri ve isimleri sıralandı. 5 öğrencinin kapı numarasına kadar adreslerin sıralandığı e-mailde ayrıca yaklaşık 15 öğrencinin ismi de adıyla soyadıyla sıralanması dikkat çekti. Öğrencilere isnat edilen suçlar ise yargının demokrasi anlayışını ortaya koyan türden olaylardan oluşuyor.
Kitaplar 'örgüt propagandası' sayıldı
Polisin öğrencilerin evinde yaptığı arama sonrasında el koyduğu eşyalar ise propaganda malzemesi sayıldı. İddianamede öğrencilerin evlerinde el konulan kitap, dergi, CD gibi malzemeler propaganda malzemesi kabul edilerek, öğrencilerin 'örgüt propagandası' yaptığı ileri sürüldü.
Savcı öldürülen sivilleri 'terörist' saydı
Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Ahmet Karaca, 18 sayfalık iddianamesinde skandal denebilecek ibareler kullandı. 19 Ocak 2005 tarihinde Şırnak'ın Toptepe Köyü Camili Mevkii'nde silahsız bir şekilde yakalandıktan sonra işkenceyle öldürülen 5 sivil gencin içinde yer alan Hamdullah Çınar'ı 'PKK üyesi' ilan eden Savcı Karaca, hızını alamayarak 2004 yılında Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde babası Ahmet Kaymaz'la birlikte 13 Kurşunla öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz'ı da PKK üyesi 'terörist' olarakniteledi. Savcı iddianamede bu suçu şu cümlelerle tarif etti: 'Öğrenciler 03.02.2005 tarihinde DEHAP Diyarbakır İl teşkilatı tarafından organize edilen Şırnak ve Mardin illerinde ölü olarak ele geçirilen terör örgütü üyeleri Hamdullah Çınar ve Uğur Kaymaz isimli örgüt mensuplarına destek amacıyla Dağkapı Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasına katılmışlardır.'
Suçlamalar
Öğrencilerin suçlandığı konular şöyle:
* 17 Ekim 2007 tarihinde BİM Markete yönelik düzenlenen molotoflu eylemler
* 5 Nisan 2006 tarihinde Dicle Üniversitesi Kampusu'nda fidan dikilmesi ve çöplerin toplanması eylemi
* DÜÖDER tarafından 21 Aralık 2006 tarihinde düzenlenen 'Onurlu Yaşama, Barışa Yürüyelim' konulu yürüyüşe katılmak ve yürüyüş esnasında 'Ölmek, öldürmek istemiyoruz' şeklinde slogan atılması ve Kürtçe 'Herne Pêş' isimli marşın okunması
* Öğrencilerin üyesi oldukların DÜÖDER'in 29 Mayıs 2007 tarihinde DÜ Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen kongresine katılmaları ve burada zafer işareti yaparak marş okumaları
* Hasankeyf'in sular altında kalmaması için 5 Mayıs 2007 tarihinde Hasankeyf'e düzenlenen geziye katılmaları ve yolda şarkılar eşliğinde halay çekmeleri
* 3 Şubat 2005 tarihinde DEHAP Diyarbakır İl Örgütü tarafından Dağkapı Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasına katılmak
* Diyarbakır olayları sırasında 10 Nisan Polis Karakolu'nda özel harekat timlerinin açtığı ateş sonucunda kafasından vurularak öldürülen DÜ öğrencisi İlyas Aktaş'ın öldürülmesinin protesto edilmesi
'Ömürleri istenilen cezayı yatmaya yetmeyecek'
Savcı Karaca yukarıdaki eylemler nedeniyle TCK 314/2 maddesi uyarınca 'örgüt üyesi olmak', TMK 7/2 maddesi uyarınca 'örgüt propagandası yapmak', TCK 174/1 maddesi uyarınca 'patlayıcı madde bulundurmak ve kullanmak', TCK 151 ve 152. maddeleri uyarınca 'mala zarar vermek', TCK'nin 106b maddesi uyarınca 'tehdit', TCK'nin 86/2 maddesi uyarınca 'yaralama' ve TCK 112. maddesi uyarınca da eğitim öğrenitimi engellemek gibi iddialarla yüzyıllarca cezalandırılmasını istedi. Savcı Karaca, bahsedilen eylemler nedeniyle öğrencilerden Muzaffer Şahin'in '76.5 yıla kadar, Ahmet İhsan Özçelik'i 91.5 yıl, Sedat Karakoç'u 56.5 yıl, Şenol Koç'u 108, Hayrullah Uğur'u 10 yıl, Ferhat Yiğit'i 30 yıl, Berat Birtek'i ise 96.5 yıla kadar olmak üzere toplam 469 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi. Öğrencilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak.
VELİ AY / DİYARBAKIR (DİHA)
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen arjin, 31 Ocak, 2009 00:19:47bugün türkıyede uygulanan hukuk sistemitabi hukuk denebilirse tam anlamıyla kendı tanımına ters düşmektedir.Bu ogrencı arkadaslara yapılan yaptırımlar hiç te adil degıldır sistem kendi kurallarını kendi koyuyor ve keyfi bi şekılde uygulamaktadır.Bugun 13 yasında daha korpecik bir bedeni yok ettıkten soınra yapılanı meşrulaştırmaya çalısanlar yok olmaya mahkumdurlar ve yok olacaklardır.Bu adaletsizlik boyle devam edemez etmemelidirde bu arkadaslara yapılan haksızlıga goz yumulmamalı gelecegı alınan yanlız onlar degıl basınızı kaldırdıgınızda sızlerde olabılırsınız



