Hêlin Anter ile röportaj

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 2 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930


* Helin, Dicle Anter’in eşi… Anter soy ismi yabancı gelmiyordur sizlere. Dicle de Kürt edebiyatçı ‘Ape Musa’nın oğlu. Dicle’yi bir çoğumuz renkli kişiliğiyle tanır. Ancak eşi ondan da renkli, hayatını resime adamış… Helin’le evinde sohbet ettik. Hayatını, eşini ve işini konuştuk.

1977 Diyarbakır doğumlu, ailesinin hatta sülalesinde okuyan tek bayan Helin. Önce psikoloji istemiş. ‘İnsanın her istediği olmuyor’ diyenlerden… O da Resim-İş öğretmeni olmuş. Çocuk yaşta bile iyi çiziyormuş, yeteneğini geliştirmiş. Hayatı, resim… Evinin duvarlarında hiçbir boşluk bulamazsınız; her taraf tablolarla dolu.


SIRA DIŞI

Selim Toprak/ Batman Çağdaş gazetesi
Barış Arslan

Bundan böyle ‘sıra dışı’ kişiliklerle ve ‘sıra dışı haber-röportajlar’la karşınıza çıkacağız. Bu haftaki konuğumuz Yılmaz Güney Sinema sorumlusu Dicle Anter’in eşi Helin… Hayatını resime adayan Helin, evinin her köşesini yaptığı tablolarla süslemiş… Batman’da sosyal aktivitelerin olmamasından yakınan Helin bakın neler diyor;

BATMAN ‘SANAT’SIZ!

* Helin, Dicle Anter’in eşi… Anter soy ismi yabancı gelmiyordur sizlere. Dicle de Kürt edebiyatçı ‘Ape Musa’nın oğlu. Dicle’yi bir çoğumuz renkli kişiliğiyle tanır. Ancak eşi ondan da renkli, hayatını resime adamış… Helin’le evinde sohbet ettik. Hayatını, eşini ve işini konuştuk.

1977 Diyarbakır doğumlu, ailesinin hatta sülalesinde okuyan tek bayan Helin. Önce psikoloji istemiş. ‘İnsanın her istediği olmuyor’ diyenlerden… O da Resim-İş öğretmeni olmuş. Çocuk yaşta bile iyi çiziyormuş, yeteneğini geliştirmiş. Hayatı, resim… Evinin duvarlarında hiçbir boşluk bulamazsınız; her taraf tablolarla dolu.

“2004 yılından beri Batman’da yaşıyorum. Bölgeyi çok iyi tanıyorum. Daha önce Mersin’de görev yaptım. Resim yapmayı seviyorum. Mesleğimi de… Belde İlköğretim’de görev yapıyorum. Öğrencilerimle iyi şeyler yapıyoruz. Hayalleri müthiş.”

- Mesleğini ve öğrencilerini seviyor. Evine konuk olduğumuz Helin, duvarlarda boş yer bırakmamış; her tarafta tablo var. Yaptığı resimlerde kullandığı yazılar dikkatimizi çekti, soruyoruz;
“Evet, yazılar... Resimlerimin çoğunda kullanıyorum. İnsanlar genelde kendilerini ifade edemez. Beyin karmaşıklığı yaşar. Ben de o karmaşıklığı böyle yansıtıyorum resimlerime.”
Eviniz de boş bir alan yok, her tarafta resimler var, Dicle bey ne diyor bu işe?
“Resim yapmayı seviyorum. Her yerde tablo var. İnsan ilgilendiği şeyleri görmek ister. Ben de öyle yaptım. Hem Dicle de seviyor resimleri. Memnun.”
- Batmanlılar Dicle Anter’i renkli kişiliği ve farklı esprileriyle tanır, evde de öyle mi?
“Aynen öyle. Dicle hiçbir sorunu büyütmez. Yaşamı çok seviyor. Yaşamayı ondan öğrendim. Neşemi ona borçluyum.”
- Evde sfenks (tüysüz) cinsi bir kedi dikkatimizden kaçmıyor. Zıplıyor, oturuyor, koşuyor… Nedir bu?
“Tewlo… Onunla birlikte evde üç kişiyiz. Çok ilginç anılarımız var onunla. Kozluk’ta bulunmuş. Hatta bulan köylüler uzaydan geldiğini ileri sürüyor. Cinsi tükenmekte olan bir kedi. Gazetelere konu oldu. Batman Valiliğince koruma altına alındı. Koruma aile aranıyordu. Bizim de o sıralar kedimiz ölmüştü. Veteriner aradı böyle bir durum var dedi. Biz de gittik, kediye dokununca elimi tuttu, bir daha bırakmadık.”
Tewlo’ya büyük önem veriyor Anter ailesi. Bacağı kırıldığında Elazığ’a tedaviye bile gitmişler. Nedir bu sevgi?
“Bir keresinde balkondan düştü, ayağı kırıldı. Batman ve Diyarbakır’da tedavi ettiremeyince Elazığ’a götürdük. Platin taktık ayağına. İyileşti. Bazıları ‘deli misiniz bir hayvanla bu kadar ilgilenilir mi?’ diye. Biz, canlı olan her şeyi seviyoruz. Musa Anter’in bir lafı vardır; hayvanı sevmeyen, insanı sevemez…”
Söz döndü, dolaştı sanata geldi… Sanatı değerlendiriyor Helin;
“Sanat, geniş bir yelpazelidir. Sadece resim değil elbet. Ancak Batman’da sanat namına hiçbir şey yok. Sanattan anlayan kimse de. Bir tiyatroda oynayan yada bir resim çizen hemen sanatçıyım diyor. Sanatçı olmak bu kadar kolay mı? Belediye’nin gerçekleştirdiği festivaller güzel. Ancak amacına ulaşmıyor. Sanatsal etkinlikler birkaç güne sığamaz. Bu çalışmaları daha uzun süreye yaymak gerek.”

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com