E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından hazırlanan 2007 yılı hak ihlali raporu, işkence ve kötü muamelenin arttığını ortaya koydu. Rapora göre 2006 yılında 337 kişi işkence ve kötü muamele gördüğü gerekçesi ile başvururken, 2007'de bu sayı 452'ye yükseldi. Raporda, Türkiye'de yediden yetmişe herkesin her yerde hala işkence görme riski altında olduğuna vurgu yapıldı.
AK Parti Hükümeti'nin AB sürecinde 'İşkenceye sıfır tolerans' söylemine karşılık, işkence görenlerin sayısı her geçen gün artıyor. 2007 yılında yaşanan işkence olaylarına ilişkin TİHV'e yapılan başvurular üzerinden hazırlanan rapor tamamlandı. Raporda, 2007 yılının Türkiye açısından sonraki yıllarda birçok açıdan milat olarak değerlendirilebilecek önemli politik, sosyal ve insan hakları gündemini meşgul eden gelişmelerin yaşandığı bir yıl olma özelliği gösterdiği belirtildi. Son dönemde Türkiye'de kaygı verici siyasal ve sosyal gelişmelerin yoğunlaştığının belirtildiği raporda, bu durumun bir yandan başta yaşam hakkı, işkence yasağı, düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerine, diğer yandan insan hakları duyarlılığında ciddi bir aşınmaya yol açtığına dikkat çekildi.
'PVSK ile işkencede kaygı verici artış yaşanıyor'
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda (PVSK) yapılan değişiklik sonrasında işkencenin arttığı, ayrımcı ve ırkçı zihniyetin, muhalif siyasi partilerden, sivil toplum örgütlerine, bilim insanlarından, insan hakları savunucularına kadar herkes için yok edici bir tehdit haline geldiğine vurgu yapıldı. Raporda, bu durumun işkence ve kötü muamele uygulamalarında kaygı verici bir artışı beraberinde getirdiği, TİHV Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri'nin çalışmalarına da yansıdığı belirtildi.
Çocuklar da işkence görmüş
TİHV'in Adana, Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir'de bulunan merkezlerine 2007 yılı içinde işkence ve kötü muamele gördüğü gerekçesi ile başvuru yapanların sayısının önceki yıllara göre artış gösterdiğine dikkat çekilen raporda şunlar tespit edildi: '2006 yılında 337 kişi işkence ve kötü muamele gördüğü gerekçesi ile TİHV'e başvurdu. 2007 yılında bu sayı 293'ü erkek, 159'u kadın ve 33'ü çocuk olmak üzere toplam 452'ye yükselmiştir. Başvuruda bulunan 452 kişiden 320'si işkence gördüğünü beyan etti. Bu sayı 2006 yılında 252 idi.'
İşkence sokağa taştı
Raporda, 98 emniyet müdürlüklerinde, 61 polis karakollarında, 17 jandarma karakollarında, 112 açık alan ve araç içinde, 32 ise diğer alanlar işkencenin görüldüğü yerler olarak tespit edildi.
'İşkence yönteminde ağır kaba dayak fazla'
Mağdurların en çok, ağır kaba dayak, aşağılama, hakaret etme gibi işkence yöntemlerine maruz kaldığının tespit edildiği raporda, ölümle tehdit, diğer tehditler, işkenceye görsel ve işitsel tanıklık, yakınlarının yanında işkence yapma, anlamsız itaat etmeye zorlama, vücudun tek bir noktasına sürekli vurma, saç sakal bıyık yolma, aşırı fiziksel aktiviteye zorlama, soğuk ortamda bekletme, biber gazı sıkma, cinsel taciz, haya burma gibi yöntemlerin de söz konusu olduğuna dikkat çekildi.
'Ağır travma tabloları ile karşılaşıldı'
Raporda, yapılan tedavilerde tanılarda, maruz kalınan kaba ve vahşi uygulamalar sonucunda oluşabilecek kırıklar, organ yaralanmaları ve kaybı, kulak zarı yırtılması gibi çeşitli ağır travma tabloları ile karşılaşıldığı belirtildi. Fiziksel tanıların yanı sıra başvurularda başta 'akut stres bozukluğu' ve 'travma sonrası stres bozukluğu' olmak üzere çeşitli ruhsal bozuklukların da saptandığına vurgu yapıldı.
'Her yerde işkence görme riski var'
Raporda, işkence yapılan yerler, yöntemler ve tanılar arasında kurulan ilişki nedeniyle, işkencenin bilgi alma ihtiyacından çok korku veya gözdağı vermek, cezalandırmak ya da otorite tesis etmek amacıyla yapıldığına dikkat çekildi. Raporda son olarak şu değerlendirme yapıldı: 'İşkenceye karşı sıfır tolerans' iddialarına karşın Türkiye'den yediden yetmişe, her yaştan, cinsten, meslekten, sosyal konumu, siyasi görüş ve inançları ne olursa olsun, bir suç işlesin ya da işlemesin herkesin, her zaman, her yerde hala işkence görme riski altında olduğunu ortaya koymaktadır.'
DİHA



