Kara Harekatı Türk-Amerikan Ortak Yapımıdır!...

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 71 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031


Eğer harekat içlere doğru devam ederse (ihtimal vermiyorum) peşmergelerin de işgale karşı koymaları gündeme gelecektir.

Kimse şaşırmasın, gerilla ve peşmerge işgale karşı omuz omuza savaşacaktır.
Bu kaçınılmazdır.

Amerika istediği kadar Türkiye’ye destek versin anlamı olmayacaktır.
Kürtlerin topyekün direnişi Amerika’nın hesaplarını bozacaktır.

Kara Harekatı Türk-Amerikan Ortak Yapımıdır!..

Kaç gündür Roj Tv'inin kapatılıp kapatılmayacağı tartışılıyor.

Belçika Maliye Bakanlığı geçenlerde, Kürt halkının binbir emek, özveri ve fedakarlıkla hayata geçirdiği; Kürt halkının sesi ve soluğu olan Roj Tv'ye 4 milyon 200 bin euro para cezası verdi.
Cezayla birlikte bir de ültimatom verdi. ,

Buna göre 20 Şubat'a kadar ya bu para ödenecek ya da maliye harekete gececekti. Maliyenin harekete gecmesi ise televizyonun kapatılması demekti.

Tabii akla hemen televizyon da vergi borcunu ödeseydi demek geliyor ama iş öyle değil.
Belçika maliyesi televizyona ait olan ve yıllar öncesi el konulan bir miktar paranın vergisini istiyor. Yani hem paraya el koymuş ve geri ödenmesi için mahkeme kararı olmasına rağmen geri ödemiyor, hem de el koyduğu paranın vergisini istiyor! 

Belçika’nın Kürtlerin sesi ve soluğu olan Roj Tv’yi kapatma girişimlerinin sürdüğü bir dönemde Türk ordusu da Irak Kürdistanı’na kara harekatı başlatıyor.

Yoğun hava saldırıları eşliğinde gerilla alanlarına saldırı başlatan Türk ordusunun saldırısı karşısında bütün dünya da Çinli üç maymunları oynuyor.

Birçok ülke ‘görmedim, bilmedim, duymadım’ diyor.

Amerika ise saldırıyı açıktan destekliyor. Amerikalı ve Türk yetkililerin yoğun temas halinde oldukları da gözleniyor. Amerika adeta Ankara’da üs kurmuş bulunuyor. Amerikalı general, senatör ve bakanların biri gidiyor, diğeri geliyor.

Aslında kara herekatı bekleniyordu. Ancak erken başlatıldı.

Sanırım bunda da geçen hafta Diyarbakır-Şırnak-Hakkari üçgeninden başlayan ve dalga dalga yayılacağa benzeyen Kürtlerin kitlesel tepkilerinin etkisi oldu.

Türk devleti gerillayı kış ortasında hazırlıklsız yakalayıp darbelemek ve böylece de Newroz’a doğru patlaması muhtemel olan kitlesel yükselişin önünü kesmek istiyor.

Zira baharda gerilla eylemliliğinin ve kitlesel muhalefettin yükselmesiyle birlikte kış boyu yapılan hava operasyonu da boşa çıkmış olacaktı.

Psikolojik üstünlük yeniden PKK’ye gececekti.

Türk devleti Kürt halkının Botan Yürüyüşü ve komplonun kınanması eylemlerinde ortaya koyduğu tablodan ürktü ve operasyonu bu nedenle öne çekti.

Tabii olayın başka boyutları da var. İran boyutu var örneğin. Irak’ın geleceğiyle ilgili özellikle de Kürt devletiyle ilgili boyutu var.

Türk ordusu esas olarak çatışmaları derinleştirmeyi ve PKK üzerinden Kürdistan Bölge Yönetimi’ne dayatmalarda bulunmayı amaçlıyor.

Kürtlere boyun eğdirmek ve Irak Kürdistanı’nın geleceği konusunda söz sahibi olmak istiyor.
Barzani’nin açıklamalarından da bunu anlaşılıyor. Kürtler aslı hedefin kuzeyi ve güneyiyle Kürtlerin özgürlük mevzileri olduğunu iyi biliyor.

Eğer harekat içlere doğru devam ederse (ihtimal vermiyorum) peşmergelerin de işgale karşı koymaları gündeme gelecektir.

Kimse şaşırmasın, gerilla ve peşmerge işgale karşı omuz omuza savaşacaktır.
Bu kaçınılmazdır.

Amerika istediği kadar Türkiye’ye destek versin anlamı olmayacaktır.
Kürtlerin topyekün direnişi Amerika’nın hesaplarını bozacaktır.

Ne var ki özellikle Talabani’nin yaklaşımları Kürt cephesi açısından bir zaaf teşkil ediyor. Bunun da altını çizmek gerekiyor.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün operasyon öncesi Talabani ile telefonla görüştüğü söyleniyor.

Hava operasyonunu sessizce geçiştiren Talabani‘nin kara harekatıyla ilgili olarak da gereken tepkiyi göstermediği de biliniyor.

Ancak ne olursa olsun Türk devletinin bu yolla sonuç alması mümkün görünmüyor.
Irkçı ve imhacı Türk ordusu bir kez daha Kürt direnişine çarpacak, bir kez daha eli boş geri dönecektir. Kürtler birlik ve dayanışma içinde olsun, kimse paniğe kapılmasın…
Ve yine kimse de boş hayaller kurmasın…

Kürtleri yeniden karanlığıa gömmek mümkün değildir. Bu tür saldırılar sorunu daha da ağırlaştıracak ve Türk devletinin açmazını daha da derinleştirecektir.
AKP Hükümeti de artık bir ‚ara rejim‘ hükümetidir. Bu da böyle bilinmelidir.

Evet ne demiştik; Belçike Hükümeti Gasp edilmiş ve bir türlü de geri ödenmeyen paranın vergisini istiyor!.

Bu vergi ödenemediği için de ROJ TV’yi kapatmaya çalışıyor.
Belçika bunu yaparken devreye Türk- Amerikan yapımı Kara Harakatı giriyor.

Kürtler söz konusu olunca Amerika ve Avrupa el ele veriyor ve ahlaksız çıkarlarını ön plana çıkarıyor.

ABD ve AB bir -iki ihale ile üç-beş kuruşluk kazanç uğruna dillerinden düşürmedikleri insan haklarına ve demokratik değerlere ihanet ediyor.

Gerci söz konusu Kürtler olunca kendi değerlerine ihanet etmeden ve kirlenmeden kalan çok az  bulunuyor! Yeryüzünde birçok ülkenin elinde Kürd'ün kanı bulunuyor ve yine birçok ülke mazlum ve mağdur Kürt halkının sırtından rant elde ediyor.

Ne acı ki Kürtlerin özgürlük kavgası bugüne kadar Kürtlerden başka herkesin işine yaradı ve yaramaya da devam ediyor. Her ülke Kürtler üzerinden şöyle ya da böyle çıkar sağlıyor.
Kürtlerin haklı özgürlük kavgasının faturasını Kürt halkı ödüyor ama başkaları da bu kavganın rantını yiyor.

İşin daha da acı olan yanı Kürtlerden çıkar sağlayan ülkeler ona dost olacağı, saygı duyacağı yerde üstüne üstlük bir de kalkıp düşman oluyor. Haksızlığın ve saygısızlığın daniskasını yapıyor..
Belçika gibi Amerika da bu ahlaksızlığın ve saygısızlığın yeni bir örneğini sergiliyor.

Belçika basın özgürlüğüne ağır bir darbe indirmeye ve üçkağıtçıları bile utandıracak bir hileyle Kürtlerin demokratik sesini kesmeye çalışıyor!

Bunu da kirli savaşın derinleştiği, kara harekatının başladığı ve hergün onlarca insanın hayatını kaybettiği bir dönemde yapıyor.

Amerika da Türk ordusunu Kürtlerin üzerine sürüyor.

Türk ordusunu Kürdistan'ı yangın yerine çevirmesi ve daha çok Kürt öldürmesi için teşvik ediyor.
Amerika ve Avrupa böylece Türk devletinin işlediği ve işleyeceği suçlara  ortak olmuş oluyor.
Ne var ki bunların şunu da unutmaması gerekiyor;

Her şeye rağmen Kürt halkı direniyor, varıyla yoğuyla, varsılı yoksuluyla, genci yaşlısıyla, erkeği kadınıyla ve geleceğin generalleri çıplak yürekli çoçuklarıyla direnmeye devam ediyor...
Kürt halkı dişiyle tırnağıyla ve ölümüne bir tutkuyla direnişin destanını yazıyor.

Bu destanın her satırında da Amerika ve Avrupa Birliği ülkeleri gibi insanlık değerlerini maddi çıkarlara peş keş çekenlerin suratına ağır bir tokat indiriyor...
Kürt halkı bu yapılanları unutmayacaktır. Bunları elbette özgürlük kavgası tarihinin bir yerine yazıyor.

Kara harekatıyla birlikte Kürt halkının er veya geç soracağı, sormak zorunda kalacağı hesaba bir yenisi daha eklenmiş bulunuyor...

22.02.08

aslanay@hotmail.de

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (1 Yazılmış)

  • Gönderen elveren, 23 Şubat, 2008 16:50:21
    Sevgili Günay Aslan,bu tür operasyonların yapılmasında peşmergelerin onayı mutlaka ABD tarafından alınmıştır. Bu savaşta herkes kendi rolünü oynuyor. Bu işin danışıklı bir dövüş olduğunu düşünüyorum. Bu kanlı saldırılar altında hemen türban onaylandı. Barzani ve Talabani Ak Partinin çok güçlü mütefikidirler. Bunu bilmeyen var mı? Bu kanlı olay PKK'nin tasfiyesine yönelik olduğu açık değil mi? Barzani ve Talabani'nin "Haberimiz yoktu, bize de saldırırlarsa karşı koyarız" türündeki açıklamaları işin bu saldırının Psikolojik yönünü tamamlamaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Umarım ve dilerim ki, siz haklı çıkarsınız.

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com