TÜRKİYE’NİN NEO CONCULARI VE GÜNEY KÜRDİSTAN’IN İŞGALİ-1

Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 8 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930




Güney Kürdistan’ın Türk askeri birlikleri tarafından işgal edilmesi, Küresel güçlerin ortaklaşa belirlediği bir stratejidir. Bu karar; 2 Kasım İstanbul toplantısından alında ve aşamalı olarak uygulanmaya konuluyor. Hedef, Birincisi Ortadoğu coğrafyasının Küresel ve bölgesel işgal güçlerinin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemek. İkincisi, bölgede etkin olan ve küresel sisteme alternatif politik projeler üreten PKK hareketinin etki gücünü kırmak, en azında sınırlamak.
İşgal kara harekâtının bütün küresel sistem güçlerinin onayını almış olması aynı zamanda Kürtlerin karşı karşıya olduğu tehlikenin boyutlarını da ortaya koymaktadır. Saldırının PKK’ye yönelik olduğunu söylemek ve bu edenle sesiz kalmak gaflet ve ihanettir. Herkesin bildiği bir gerçek var ki, PKK’nin tasfiyesi veya zayıflatılması Kürtlerin tasfiyesi ile eş değerdir. Bu aynı zamanda Kürtlerin 21. yy kaybetmeleri anlamına gelir.
Savaşın yönünü ve boyutunu belirleyen Türk Genelkurmayı değil. Bu operasyon ABD-İsrail-İngiltere tarafından yönlendirilmektedir. İşgalin boyutunu ve kalıcı olup olmamasını da, söz konusu küresel işgalci güçlerin bölgesel çıkarları ve alacakları ödünler belirleyecektir. Tasmanın ipi başkalarının elindedir. Askeri savaşın stratejik yönelimini de tasmayı elinde tutanlar belirlemektedir. ABD’nin neo concularının Afganistan ve Irakta uygulamaya koydukları önleyici savaş stratejisi yani ‘asimetrik savaş’ fiilen başarısızlığa uğradı.  NATO gibi küresel askeri bir gücün pratikte uyguladığı bu stratejinin başarısızlıkla sonuçlandığını gören Pentagon’un askeri uzmanları ve stratejisyenleri özeleştirilere başladılar. İsrail de  Hizbullah’a karşı asimetrik savaş yöntemine denendi ve kaybetti. 
Yıllardır Kürt gerilla güçlerine karşı savaşan ve tek bir kez üstünlük sağlayamamış olan Türk devletinin NATO tarafından denenmiş ve başarısız olmuş bu savaş stratejisini denemeye kalkması, peşinen yenilmesi anlamına geliyor. Savaş verileri de bu gerçeği doğrulamaktadır. Ayrıca Türkiye’nin neo concularının alacakları yenilginin askeri yönünden çok, politik yönü öncelikli olarak ön plana çıkacaktır.
İşgal operasyonunun kış ayına denk getirilmesi üzerine çok yönlü fikir jimnastiği yapılıyor. Hatta Türk işgalci ordusunun ciddi bir hata yaptığı söylenmektedir. Bu yaklaşımların kendisi esasen ‘Önleyici Savaş Stratejisi’nin yeterince anlaşılmadığını gösteriyor. Bu savaş stratejisi, sayısal olarak çok ama nitelik olarak zayıf askeri kuvvetlerin, sayısal olarak az ancak nitelik olarak güçlü olan gerilla güçleriyle yürüttükleri savaş olarak tanımlanır ve ‘düşman güçlerinin önemli saldırılarını engellemeye yönelik’ bir hareket planı olarak uygulanır. Hem ABD-İsrail hem de Türk devleti, Kürt gerilla güçlerinin bahar aylarında kapsamlı eylemlere yöneleceğinin farkında. Bu gücü olduğunu da çok iyi biliyor. Bu işgal planının en önemli yanlarından biri de gerillanın eylemsel gücünü zayıflatarak askeri başarı ile politik inisiyatifin birleşmesini engellemektir.
İşgaller işgalcileri asla güçlendirmez. Tersine işgal edilmiş bölgelerin halklarının büyük bir tepkisine ve de yeni mücadele yöntemlerinin gelişmesine yol açar. Kürdistan topraklarının sömürgeci rejim tarafından ‘yeni’den işgali, Kürtlerin de büyük bir tepkisine yol açıyor. Kürt gerilla güçlerine karşı duyulan sempati ve güven en üst noktaya çıkıyor. Halk-gerilla birliği tek bir yumak haline gelmektedir ki bu durum gerillayı güçlendirmekte ve yenilmez kılınmasının ana gücü olmaktadır. Yani halklaşan bir gerilla, gerillalaşan bir halk ortaya çıkıyor.
Tersten ise, bütün deformasyona rağmen, Türk ordu güçlerinin prestiji önemli oranda sarsılmış bulunuyor. Büyük umut bağladıkları hava operasyonu askeri olarak tamamen başarısız oldu. Bunun farkındalar. Şovenizmle zehirlenen Türk halkı bu gerçeği görmeye başladı. Güven kırılmasının önüne geçmek için bu kez, kara operasyonunu psikolojik savaşın bir aracı haline getirerek güven tazelemesine gitmek istiyor.
Türk neo concularının babalarından kopyaladıkları ve uygulamaya koydukları ‘önleyici savaş stratejisi’ işgaldir ve her türlü destekten yoksundur. Kaybetmeleri de kaçınılmazdır. Bu süreç Kürt halkının ulusal ittifakını tahminimizden çok daha hızlandıracaktır. Bu nedenle Güneyli Kürt halkı, kardeşlerinin katledilmesine asla izin vermemelidir. İşgalin ve saldırının boşa çıkartılması için asla sesiz kalınmamalıdır. Yükselen her kitlesel serhıldan eylemi, barbarların sonunu hazırlayacaktır.

Gokyuzu9@aol.com

 

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

Diğer Haberler

Site Tasarımı: http://www.keditor.com